Google Play Store
App Store

17 yaşındaki Çağlayan’ın 15 yaşındaki E.Ç. tarafından öldürülmesi suça sürüklenen çocukları bir kez daha gündeme getirdi. AKP iktidarının çocuğu koruyan politikalar üretmemesi şiddetin giderek yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor.

Şiddetin sorumlusu yaratılan bu düzen
Fotoğraf: AA (Arşiv)

HABER MERKEZİ

İstanbul’da 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin bir çocuk tarafından öldürülmesinin ardından Güngören’de bir olay daha yaşandı. 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, ‘yan baktın’ tartışmasında 15 yaşındaki E.Ç. tarafından öldürüldü. Çocuğun hayatını kaybetmesinin ardından anne Gülhan Çağlayan ölümle tehdit edildiğini söyledi. Tehdit ettiği ileri sürülen çocuklar Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan kararla gözaltına alındı. Yaşanan bu olay suça sürüklenen çocukları bir kez daha gündeme getirdi.

Ülkede son birkaç ayda suça sürüklenen çocukların ‘çocuk’ olma hakkı en büyük tartışma konusu. Suça sürüklenen çocuklar korunmak yerine iktidarın hedef tahtasına konulurken, suç örgütleri ve çeteler, çocukları teker teker ele geçiriyor. Sosyal politikaların tasfiyesiyle savunmasız bırakılan çocuklar, bugün hem yoksulluğun hem de cezalandırıcı adalet anlayışının kıskacında büyümeye zorlanıyor.

YOKSULLUK EN BÜYÜK NEDENLERDEN BİRİ

Öte yandan özellikle küçük yaşlardan itibaren artan bir çeteleşme sorunu iktidarın yarattığı derin eşitsizlik ve artan yoksulluğun bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Çocuk yaşta çalışmaya zorlanan, eğitimden koparılan ve geleceksizlik duygusuyla büyüyen çocuklar, ‘kolay para’ ve ‘görünürlük’ vaatleriyle çeteler tarafından istismar edilerek ele geçiriliyor ve suça sürükleniyor. Devletin koruyucu ve önleyici politikalar üretmemesi, çetelerin bu mahallelerde rahatça örgütlenmesine ve suçun giderek yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor.

ADI DEĞİŞSE DE HEDEFLERİ AYNI!

Yaşanan her bir saldırı, münferit olay olarak lanse edilmeye çalışılsa da meselenin arka planı çok daha derin. Kısa bir süre öncesinde ülke gündemine giren Daltonlar, Redkitler, Barış Boyun grubu, Anucurlar, Camgözler, Gündoğmuşlar, Casper’lar gibi çeteler, çocukların gündelik yaşamını sarmış bu şiddet sarmalının ne denli sistematik olduğunu ortaya çıkaran örnekler.

Bu ve benzeri gruplar; silahlı hesaplaşmalar, infazlar, uyuşturucu trafiği ve organize suç dosyalarıyla manşetlere taşınan karanlık yapılanmaların en büyük sembolü haline geldi. Bu yapılanmalarda yer alan isimler, şehirlerin arka sokaklarında kurdukları korku düzeniyle çocukları hedef alıyor. Son olarak kamuoyunda ‘Casperlar’ adıyla bilinen suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmada gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında 68 kişi hakkında dava açıldı. Bu kişilerden en az 57’sinin çocuk olduğu belirtildi. Sanıkların bir kısmı hakkında hazırlanan iddianamede, çocukların sosyal medya üzerinden para, uyuşturucu ve koruma vaatleriyle suç örgütüne dahil edildiği belirtildi. 15-20 yaş arasındaki gençleri hedef alan ve çeşitli vaatlerle onları çevre illerden İstanbul’a getirdiği aktarılan örgütün ‘Daltonlar’ çetesi ile arasında husumetle, İstanbul’da özellikle Bahçelievler ve Şirinevler civarında hâkimiyet kurma çabası içinde olduğu ifade edildi. Örgüte katılan çocukların, rakip çeteye karşı yapılacak eylemlere katılmak üzere hücre evlerinde bekletildiği ve sırası geldiğinde silahlı saldırılara dahil edildiği aktarıldı. Ayrıca iddianamede ismi geçen çocukların birçoğunun da tutuklu olduğu ileri sürüldü.

***

NE OLMUŞTU?

Güngören’de 14 Ocak günü daha önce birbirini tanımadığı öğrenilen iki grup arasında ‘yan bakma’ iddiası nedeniyle tartışma çıkmıştı. Olayda, 15 yaşındaki E.Ç. yanındaki bıçakla 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ı yaralamıştı. Ağır yaralanan Çağlayan, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. Yakalanan E.Ç. ve arkadaşları gözaltına alınmıştı ardından tutuklanmıştı.