Google Play Store
App Store

Aylık ve maaş zamları için geri sayım sürerken 4 milyon emekli sıfır zam riskiyle karşı karşıya. Aynı belirsizlik kamu işçileri için de geçerli: Yüz binler, 3,5 aydır Şimşek yönetiminden çıkacak ilk teklifin gelmesini bekliyor.

Sıfır zam riski kök aylıkta gizli

EKONOMİ SERVİSİ 

Mayıs ayının enflasyon verilerinin açıklanmasıyla, 5 aylık resmi enflasyon farkı da belli oldu. Memur maaşları ve memur emeklilerinin aylıklarına yapılacak zamların yanı sıra, tüm emeklilerin kök aylıklarına da düzenleme haziran enflasyonunun açıklanması ile temmuz ayında yapılacak.

5 aylık enflasyon farkı yüzde 15,09 olarak açıklanırken aylıklarda yapılacak düzenleme 6 aylık fark oranına göre belirlenecek. Öte yandan temmuz ayında tüm emeklilerin kök aylıklarına da düzenleme gelecek. Emekli aylıklarına yapılacak zamlar, kök aylıklar üzerinden hesaplanacak.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre her 4 emekliden biri, kök aylığının düşük olması nedeniyle 14 bin 469 liralık en düşük emekli aylığını alıyor. Yaklaşık 4 milyon kişiye denk gelen yurttaşlar, sıfır zam riski ile karşı karşıya.

Kök maaş, emeklilerin hesaplanan net maaşını ifade ediyor. Çalışırken yatırılan primleri devamlı asgari ücret üzerinden yatan yurttaşlar da en düşük emekli aylığına mecbur.

Emekli maaşları hesaplanırken, aylık bağlama oranları baz alınıyor. Hesaplamaya esas 3 ayrı dönem bulunuyor. AKP döneminde yapılan mevzuat değişiklikleri sebebiyle 2000 yılı ve öncesi ayrı, 2000-2008 yılları ayrı, 2008 yılı ve sonrası ayrı hesaplanıyor. Emeklinin her dönemi ayrı ayrı hesaplanırken aylık bağlama oranları da yıllara göre düşüyor. Başka bir deyişle, emekçi çalıştıkça emekli aylığı düşüyor. 2008 yılında prim hesaplama yöntemleri değişmeseydi, bugün en düşük emekli maaşı 33 bin lira seviyesinde olacaktı.

2024’e "Emekliler yılı" diyerek emekliler için felakete dönüştüren AKP iktidarının bu yıl da açlık sınırını bile göremeyen aylıklarla sefalete sürüklediği emekliler için kök aylıkları iyileştirecek herhangi bir planı bulunmuyor.

KAMU İŞÇİSİNE OVP DAYATMASI

Yarattığı ekonomik krizin faturasını emeğiyle geçinenlere yükleyen AKP iktidarı ve onun 2 yılda Mehmet Şimşek öcülüğünde politika uygulayıcısı olan ekonomi yönetimi, emeğiyle geçinen milyonlarca yurttaşı adeta cezalandırmaya devam ediyor.

Kamu işçilerinin durumu da memur statüsündekilerle benzer. Yaklaşık 3 milyon kişiye ulaşan 600 bini aşkın işçi ile aileleri, aylardır Kamu Çerçeve Protokolü’nde pazarlık masasının kurulmasını bekliyor. Yüz binler, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ‘olur’u olmadan verilmeyen zam teklifi yüzünden bayramı da bilinmezlikle geçirdi.

Kamu işçilerini sözleşme masasında temsil eden Türk-İş ve Hak-İş’in zam için için teklifi, Şubat ayında verildi. Teklifin üzerinden geçen 3,5 ayda temsilci konfederasyonlardaki sendikalara herhangi bir bilgi verilmezken görüşme yanıtları da geri çevrildi. Kamu işçileri, temsilcilerin teklifine verilecek cevap ve karşı teklifi bekliyor. İşçi temsilcisinin teklifi günlük en düşük ücretin 1800 liraya yükseltilmesi, bu artışın ardından ücretlere 2025’in ilk altı ayı için yüzde 50, diğer altı aylık dönemleri için ise yüzde 25 zam yapılması ve bunun üzerine yüzde 10 refah payı verilmesi oldu. Ancak olumlu veya olumsuz yanıt hâlâ gelmedi. Geçtiğimiz hafta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, işveren tarafı olan hükümetin ilk teklifini bayramdan sonra vereceğini açıkladı.

Ancak kulislerde kamu işçileri için konuşulan zam oranı, IMF’nin ücretlilere yapılacak zamlarda işaret ettiği oranla örtüşüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, Orta Vadeli Plan (OVP) ile dayattığı "Hedef enflasyonla uyumlu zam" teklif planı işçilere sefaleti vaadediyor. 2026 yılı için yalnızca yüzde 12 hedef enflasyon oranında artış da konuşulanlar arasında. Kamu işverenlerini temsil eden TÜHİS’in, üyesi olduğu 328 kamu kurumunda çalışan işçileri yakından ilgilendiren teklif, kamu ve özel sektördeki diğer sözleşmelerde de emsal teşkil edeceğinden emeğiyle geçinenlerin alım gücünü tehdit ediyor. DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) geçtiğimiz günlerde açıkladığı Ücret Kayıpları İzleme Raporu, resmi enflasyonun emek gelirlerinden en az 198,2 milyar lira çaldığını ortaya koymuştu.