Google Play Store
App Store

Seferihisar’ın Sığacık mahallelerini kapsayan 36. Grup Doğal Sit Alanı’nın koruma statüsünün düşürülmesine karşı yürütülen hukuk mücadelesinde, bilirkişi keşfi için yurttaşlar bir araya geldi. Açıklamada, doğanın geri dönüşsüz biçimde tehdit edildiği projelerden vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı.

"Sığacık rant ve yapılaşmaya teslim edilmeyecek"

İzmir'in Seferihisar ilçesi Sığacık Mahallesi'ni kapsayan 36. Grup Doğal Sit Alanı’nın koruma statüsünün düşürülmesine karşı yürütülen hukuk mücadelesi kapsamında bilirkişi keşfi gerçekleştirildi.

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve diğer davacı yurttaşlar tarafından yapılan açıklamada, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2022 yılında alınan bir kararla, bölgenin koruma statüsü değiştirilerek birinci derece doğal SİT alanından 'Nitelikli Doğal Koruma' ve 'Sürdürülebilir Koruma' alanlarına dönüştürülmüştür. Bu değişiklik, bölgenin doğal bütünlüğünü bozacak, kıyı çizgisini değiştirecek iskele ve turistik tesislerin önünü açacak bir adımdır.Bu dava yalnızca bir SİT derecesi tartışması değildir. Bu dava, Sığacık’ın doğasının nasıl bir gelecek hayaliyle ele alındığının göstergesidir" denildi.

Sığacık'ın yalnızca bir yerleşim alanı olmadığı, kıyısıyla, deniziyle, makilikleriyle, sulak alanlarıyla ve yaban hayatıyla olağanüstü bir doğal bütünlük olduğu vurgulanan açıklamada, "Sığacık kıyıları, adım adım koruma statüleri düşürülerek, yapılaşma ve kullanım baskısına açık hale getirilmektedir. Üstelik bu dava konusu olan SİT derecesi değişikliği, tek başına ele alınabilecek bir karar da değildir. Aynı dönemde, Sığacık Marina’nın genişletilmesi projesi gündemdedir. Sığacık’ın kuzeyinde doğal SİT derecesi değişiklikleri yapılmıştır. Kıyı ve çevresi bir bütün olarak yatırım ve rant alanı gibi ele alınmaktadır. Sığacık’ın doğal zenginliği parça parça ranta açılmaktadır. Oysa doğa parçalanarak korunamaz. Akdeniz fokunun yaşam alanı, yalnızca denizdeki bir mağaradan ibaret değildir" ifadeleri kullanıldı.

Kara alanında yapılacak her müdahalenin denizdeki yaşamı doğrudan etkileyeceği belirtilen açıklamada, şunlar dile getirildi: "İlk bilirkişi raporuna, başta bu ekolojik bütünlüğü ve fok yaşam alanı gerçeğini yeterince dikkate almaması üzerine itiraz ettik. Bugün yapılacak keşifte beklentimiz, bilimsel verilerin ve koruma hukukunun gereğinin eksiksiz biçimde değerlendirilmesidir. Bizler davacı vatandaşlar ve EGEÇEP olarak; fokların yaşam alanına beton dökülmesine, kıyıların ranta açılmasına ve ekosistemin parçalanmasına izin vermeyeceğiz. Yeni bilirkişi heyetinin, bölgedeki fok varlığını, biyolojik çeşitliliği ve insan müdahalesinin yaratacağı geri dönülemez zararları bilimsel bir vicdanla değerlendirmesini bekliyoruz. Sığacık kıyıları bir yatırım alanı değil, doğal yaşam alanıdır. Bu alanın korunması, yalnızca bugün yaşayanların değil, gelecek kuşakların da hakkıdır. Doğayı geri dönüşsüz biçimde tehdit eden projelerden vazgeçilmelidir."