Google Play Store
App Store

Tokat, İstanbul ve Çorlu’da tazminat haklarını alamayan Şık Makas işçileri, direnişlerinin 150’inci gününde Ankara’da Çalışma Bakanlığı önünde bir araya geldi. Birtek-Sen Genel Başkanı Türkmen, Bakanlığa seslenerek “Bakanlık, çalışma hayatındaki tüm taraflara eşit davransaydı işçiler 150 gündür direnmek zorunda kalmazlardı” dedi. Türkmen örgütlenmedikçe sömürü çarkının devam edeceğini vurguladı.

Kaynak: Emek Servisi
Şık Makas işçileri 150 gündür direnişte: "Alacaklarımızın tamamı ve tazminatlarımız ödensin"

Tokat’ta Şık Makas işçileri, direnişlerinin 150’inci gününde Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının önünde toplandı.

İstanbul ve Çorlu’daki Şık Makas işçileri de hakları için Bakanlık önünde Tokat’taki Şık Makas işçileriyle bir araya geldi. İşçilere destek içim SOL Parti, DEM, TİP, EMEP ve Devrim Partisi’de işçilerin yanında yerlerini aldı. Eylemde sıkça “Tazminat hakkımız, söke söke alırız” sloganları atıldı.

"İŞÇİLER TAZMİNATSIZ ATILIRKEN BAKANLIK NEREDEYDİ?"

Bakanlığın önünde yapılan basın açıklamasını okuyan Buse Kara, Çalışma Bakanın Vedat Işıkhan’a “Binlerce işçi haksız kodlarla, tazminatsız şekilde işten atılırken bakanlığınız neredeydi?” sorusunu sordu.

Kara, 3 farklı şehirde binlerce işçinin emeğiyle ihracat şampiyonu olan, İSO 500'de yer alan Şık Makas Cross Jeans’in üretim maliyetini de neredeyse bedavaya getirecek şekilde devlet desteği alığını belirterek “Doymayan Şık Makas patronu Kolunsağ, binlerce işçinin haklarına ve alacaklarına çöktü. Çorlu, İstanbul ve Tokat'ta binlerce işçinin tazminatları halen ödenmemiş durumda” dedi.

"TAZMİNATI TAKSİTE BÖLDÜLER 2 YILDIR ÖDEMEDİLER"

Şık Makas patronunun devlet teşviki alarak kurduğu fabrikalardan, Mısır'a yatırım yaptığı için 3 kentte de binlerce işçiyi işten çıkardığını aktaran Kara, “Üstelik işçileri işten çıkarırken, 12-18 ay taksit dayattılar. Bunu kabul eden işçilere dahi, taksitler 2 yıl sonra ödenmemiş durumda. Kabul etmeyen işçileri ise ilk önce haksız kodlarla, çalıştıkları sürenin ücretlerini bile ödemeden tazminatsız işten attı. Tokat'ta, yüzlerce işçi bu haksızlığa karşı 5 aydır direnişte.  Çorlu'da ise işçiler alamadıkları taksitlerini almak için defalarca kez eylem yaptı, imza topladı” diye konuştu.

"Patronların iftira atarak işçilerin haklarına çökmesine karşı işçiler senelerce haklı olduğunu ispat etmek için mücadele ediyor, mahkeme kapılarında bekliyor. İftirayı atan patron, ancak kanıt, delil sunmak zorunda kalıp haklı olduğunu ispat etmeye çalışan işçi” ifadelerini kullanan Kara, Bakan Işıkhan’a şu soruları yöneltti:

  • "Her ay işçilerin maaşlarından kesilerek oluşturulan işsizlik fonundan patronlara aktarılan parayla zenginleşen ve işçileri mağdur edip sermayesini Mısır'a kaydıranlara karşı bir yaptırımınız olacak mı?
  • Yıllarca canını dişine takıp baskı ve sömürü altında çalışıp, kıdem tazminatına hak kazanan işçiler yıllarca mahkeme kapısında sürünmesin diye ya da patronlar tazminatları gasp edip kaçmasın diye bir şey yapacak mısınız?
  • Hukuk, mahkemeler, adalet... Resmen patronların lehine tersten işliyor. Bu konuda bir çalışmanız olacak mı?"

"HAKLARIMIZI ALANA DEK MÜCADELEMİZ SÜRECEK"

"İstanbul, Çorlu ve Tokat'taki binlerce Şık Makas işçisi adına Çalışma Bakanlığı önünden bir kez daha seslenildiğini söyleyen Kara, “Ödenmeyen alacaklarımızın tamamı ve tazminatlarımız derhal ödensin. Son 2 yıl içinde tazminatsız şekilde işten atılan yüz binlerce tekstil işçisi ve yıllardır çalışıp hak ettiği tazminatı almak için kılı kırk yaran milyonlarca işçi adına Çalışma Bakanlığına sesleniyoruz. Kıdem tazminatı hakkı güvenceye alınsın. İşçilerin kasasından patronlara teşvik aktarmaktan vazgeçin. İşçilerin emeğinden ve kasasından gasp edilen sermayeyle yurt dışına yatırım yapılmasının önüne geçilsin. İşçilerin tazminatına ve işsizlik maaşına çökmek için kullanılan kod sistemi değiştirilsin, işçilerin beyanı esas alınsın. Patronları değil işçileri koruyan yasal düzenlemeler yapılsın” taleplerini dile getirdi. Kara, Tokat, Çorlu ve İstanbul'daki Şık Makas işçilerinin haklarımızı alana kadar mücadelelerinin süreceğinin altını çizerek “Direne direne kazanacağız” dedi.

"BU SÖMÜRÜ ÇARKI DEVAM ETMEYECEK"

İşçilerin örgütlü olduğu Birtek-Sen’in Genel Başkanı Mehmet Türkmen de Bakanlık önünde yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

"Aslında bir çözüm umduğumuz için burada değiliz maalesef. Çünkü biliyoruz ki uzun süredir Çalışma Bakanlığı'nın kapısı, Ankara'da iktidarı, devleti temsil eden kurumların kapısı işçi ve emekçiler için çözüm kapısı değil. En fazla sesimizi duyurma ve bu adaletsizliği, bu görevlerini kötüye kullanarak işçilerin, emekçilerin haklarına çöken bu düzeni sürdürme konusundaki rollerini teşhir etmek için buradayız. Çalışma Bakanlığı, adında yazıldığı gibi yasalarla tanımlanmış, çalışma hayatındaki bütün taraflara, işçiye de işverene de çalışma hayatındaki herkese eşit mesafede, hukuka ve yasalara karşı sorumlulukla hareket eden bir bakanlık değil. Olsaydı, Şık Makas işçileri Tokat'ta yasalardaki hakları, ödenmemiş maaşları, ödenmemiş tazminatları yani yasalara göre çoktan ödenmiş olması gereken hakları için 150 gündür direnmek zorunda kalmazlardı."

Türkmen, "Bizim çağrımız, başta Ankara olmak üzere, Türkiye'nin her yerindeki işçi ve emekçilere, sendikalara, emek örgütlerine, emekten yana gerçekten demokrasiden yana güçlere” diyerek sözlerini şu şekilde tamamladı: “Biz, işçi sınıfı ve emekçiler ayağa kalkıp örgütlenmedikçe, biz her gün gasp edilen, her gün çökülen haklarımıza, ekmeğimize ve geleceğimize sahip çıkmak için ayağa kalkmadığımız sürece bu sömürü çarkı böyle devam edecek.”

"BAKANLIĞIN İSMİ DEĞİŞSİN, PATRON BAKANLIĞI OLSUN"

İşçilere destek için DEM Parti Milletvekilleri ve SOL Parti de Bakanlık önüne yerini aldı. İşçilerin açıklamasının ardından söz alan SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer, şu şekilde konuştu:

“Sizler inadınız, inancanızla kilometrelerce yol geldiniz. Çalışma bakanlığına bir tetekşlif verelim hep birlikte. Bizce ismini değiştirsin. Patron Bakanlığı yapsın. Çünkü bu ülkede emekçilere işçilere gözünü kapatan, üç maymunu oynayan bir çalışma bakanlığıyla karşı karşıyayız. Söylendiği gibi bu iktidar işçi, emekçi, kadın, çocuk ve halk düşmanı. Bizler biliyoruz tek adam rejiminin bakmayın ramazan geldi diye bir takım duygu sömürüleri yaptıklarına. Halkı sadaka kültürüne mahrum etmek istiyorlar. Biz çareyi biliyoruz. Çare işçinin emekçinin birleştirdiği ellerinde. Birleşik mücadelemizde saklı. Birleşe birleşe kazanacağız. Biz bugün çalışma bakanlığı teşhir etmek için buradayız."