birgün

28° AÇIK

SPOR 04.07.2020 10:24

Şikede kumpas soruşturmasında Koç, kulübü adına ifade verdi: Yaratılan tahribatı tamir etmek mümkün değil

3 Temmuz’da yapılanların ülke sporuna çok büyük zarar verdiğini vurgulayan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, “Bugün 3 Temmuz sürecinin yarattığı tahribatı onlarca yıl tamir etmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Şikede kumpas soruşturmasında Koç, kulübü adına ifade verdi: Yaratılan tahribatı tamir  etmek mümkün değil

Oğuz MUTLU

Futbolda şike soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle 4'ü tutuklu 107 sanığın yargılandığı dava kapsamında, müşteki Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ifade verdi. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmada ifade veren Koç, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 37. Başkanı olarak mahkeme huzurunda bulunduğunu söyledi.

Koç, bugünün sadece Türk futbolunda değil, Türkiye tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, 3 Temmuz 2011'de Türk futbolunda sözde "temizlik" yapılacağı iddialarıyla Fenerbahçe Spor Kulübü, kulübün Başkanı Aziz Yıldırım, yöneticileri, profesyonel çalışanları ve bazı sporcularına yönelik bir dizi operasyon gerçekleştirildiğini ifade etti.
Bunların illegal bir örgütün, Fenerbahçe'yi ve futbol camiasını ele geçirmek için gerçekleştirdiği hukuksuz operasyonlar olduğunu anlatan Koç, bu durumun mahkeme kararlarıyla da tespit edildiğini kaydetti. Koç, soruşturmanın henüz başında, henüz ifadeler dahi alınmadan, dönemin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün haddini ve yetkisini aşarak, gözaltıların olduğu gün "19 maçta şike ve teşvik primi tespit ettik" şeklinde bir açıklama yaptığına dikkati çekti.

Şike kumpasından olumsuz etkilenen tek kulübün Fenerbahçe olmadığını dile getiren Koç, “3 Temmuz operasyonu Türk futbolu, hatta Türk sporu için kötü bir dönüm noktasıdır. Bu operasyonun Türk sporuna verdiği zararları o dönemde tüm spor kamuoyunu Fenerbahçe Spor Kulübü olarak defalarca ‘Aynı gemideyiz’ diyerek uyarmıştık. Bugün 3 Temmuz sürecinin spor kulüplerimiz, Türk futbolu ve taraftarlar yani milyonlarca vatandaşımız üzerinde yarattığı tahribatı onlarca yıl tamir etmek mümkün değildir.” dedi.

HAKLARIMIZ YOK SAYILDI

Bu açıklamanın tam da FETÖ'nün hedeflediği gibi "ateş olmayan yerden duman çıkmaz, bakın emniyet tespit etmiş" şeklindeki değerlendirmelerle basında yer aldığını anlatan Koç, şunları söyledi: "En temel hukuk kurallarının bile tamamen yok sayıldığının göstergelerinden sadece birkaçıdır. Türk sporunun en önemli değerlerinden biri olan Fenerbahçemiz, her aşaması nakış gibi işlenen büyük bir oyunla ele geçirilmeye çalışılmıştır."

Ali Koç, kulübün, Aziz Yıldırım'ın ve kulüp yöneticilerinin medya önünde adeta linç edildiğini ve haksızlıkların gün geçtikçe daha da şiddetlendiğini belirterek, sadece yargı, emniyet ve medya üçgeninde değil, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve UEFA nezdinde uğradıkları haksız tavırların da senaryonun kusursuz birer parçası olarak tarihteki yerini aldığını vurguladı. Buradan bir parantez de TFF'ye açmak gerektiğini anlatan Koç, şunları kaydetti:

‘OPERASYONUN PARÇASI OLDULAR’

"Asli görevlerinden bir tanesi Türk futbolunun marka değerini korumak ve daha yukarılara çıkarmak olan bu kurum, o dönem Avrupa futbolunun yükselen yıldızı olan Fenerbahçe'ye maruz görülen haksızlıklara göz yummakla kalmamış, üzerine bu büyük oyunun bir paydaşı haline dönüşmüştür. Dönemin TFF Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri de Fenerbahçemize karşı yapılan bu operasyonların kimi bilerek kimi de bilmeyerek parçası olmuşlardır."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız