Sıkıyönetim halka karşı

28.11.2018 08:14 DÜNYA
Poroşenko’nun Rusya ile yaşanan gerilim nedeniyle sıkıyönetim ilan etmesi Moskova kadar Ukrayna’da da tepkilere yol açtı. Muhalefet "Sıkıyönetim halka yönelik" derken, Putin Kiev’i uyardı

Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko’nun Rusya ile yaşanan Kerç Boğazı krizini gerekçe göstererek bir aylık sıkıyönetim ilan etmesine muhalefet partileri ve Rusya’dan sert tepki geldi. Sıkıyönetim ilanının 31 Mart’taki başkanlık seçimi öncesinde alınmasını manidar bulan muhalefet partileri, kararın geri alınmasını istedi. Milletvekili Oleg Lyaşko, Poroşenko’nun kendi halkına karşı sıkıyönetime geçtiğini söyledi. Kararın seçimlere 4 ay kala alındığını belirten Lyaşko, ‘Rusya saldırganlığının’ bahane olarak kullanıldığına ve seçimlere hile karıştırılmak istendiğine dikkat çekti.



Poroşenko'nun seçim yatırımı
Ukrayna’da bir sonraki parlamento seçimleri 31 Mart’ta yapılacak. Eski Başbakan Yuliya Timoşenko kamuoyu araştırmalarında ciddi farkla önde görünüyor. Timoşenko’nun halk desteği yüzde 21, Poroşenko’nunki ise yüzde 10 civarında. Yasalara göre seçim kampanyasının 31 Aralık’ta başlaması gerekiyor. Böylece 30 günlük sıkıyönetim, süresi uzatılması halinde seçimler ertelenebilecek. Yasalar, sıkıyönetim sırasında ülkede seçimlerin ve referandumların düzenlenmesini yasaklıyor. Eğer sıkıyönetim seçim tarihine denk gelirse, seçim ertelenebilecek.

Sınır bölgelerinde ilan edildi
Sıkıyönetim sadece Rusya yanlılarının çoğunlukta olduğu Zaporoje, Lugansk, Donetsk, Vinnitsa, Nikolayev, Odessa, Summı, Harkov, Çernigov, Herson illerinde ve Karadeniz ve Azak Denizi karasularında uygulanacak.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ile yaptığı telefon görüşmesinde, Ukrayna’yı uluslararası hukuku çiğnediğini ifade eden Putin, “Ukrayna’da sıkıyönetim ilan edilmesinden ve ordularının savaşa hazır konuma getirilmesinden ötürü derin endişe duyuyoruz” ifadesini kullandı. Rus lider Kiev’e ‘yeni pervasız eylemlerden kaçınma’ uyarısında bulundu.
Luhansk ve Donetsk bölgeleri
Rusya’nın desteğiyle Ukrayna’dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyeti’nde 12 Kasım’da seçimler yapılmıştı. Ukrayna ordusunun bombalı saldırıları gölgesinde gerçekleşen seçimlerde Donesk’te Denis Pushilin, Luhansk’ta ise Leonid Pasechnik kazanmıştı. NATO, “11 Kasım’da yapılan kendileri tarafından deklare edilmiş ‘Luhansk Halk Cumhuriyeti’ ve ‘Donetsk Halk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen seçimleri tanımıyoruz’ demişti.

***

Washington ve Brüksel’in çıkarları
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Kerç boğazında yaşanan olayın çözümü için arabuluculuk yapma önerisini değerlendiren Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, barıştıracak herhangi bir durumun olmadığını belirtti. Öte yandan İzvestiya gazetesi, Batı’yı, krizde stratejik düşüncelerle Ukrayna’yı desteklemekle suçluyor: “Batı dünyası görünürde uluslararası hukuku ve 200 gemisi Kerç Boğazı’ndan geçerken zorlukla karşılaşan Kiev’in ekonomik çıkarlarını dert ediyor. Peki aynı Batı neden Mariupol ve Berdyanks limanlarında yasadışı olarak tutulan 15 Rus gemisiyle ilgilenmiyor? Ukrayna’nın ekonomik çıkarları Avrupa’nın umurunda değil. Sadece Rusya’ya baskı yapmak için bir araç bunlar. Gelecekte Azak Denizi’ne girişte Rusya’nın burnunun dibinde bir NATO donanma üssü kurulabilir. Washington ve Brüksel’in tek derdinin bu olduğu çok açık.”