birgün

14° PARÇALI BULUTLU

EĞİTİM 17.09.2021 08:06

Sınıflar kalabalık, temizlik personeli yok: Böyle giderse okullar kapanır

Salgına karşı önlemlerin maske ve dezenfektandan öteye gitmediği okullar hastalığa davetiye çıkarıyor. Yedi kentin sendika temsilcileri, “Personel eksik, sınıflar kalabalık. Böyle giderse yüz yüze eğitim sürmez” dedi.

Sınıflar kalabalık, temizlik personeli yok: Böyle giderse okullar kapanır

Mustafa BİLDİRCİN

Covid-19 salgını gölgesinde başlayan yüz yüze eğitimde ikinci hafta bugün tamamlandı. MEB’in, “Okullarda Covid-19 tedbirleri” kapsamında açıkladığı önlemler kağıt üzerinde kalırken kalabalık sınıflar, temizlik personeli eksikliği ve hijyen sorunları, iki haftaya damgasını vurdu. BirGün’e konuşan yedi kentin sendika temsilcileri, “Önlemler dezenfektan ve maskeden öteye gitmiyor. Böyle giderse yüz yüze eğitim sürdürülemez” dedi.

6 Eylül’de başlayan yüz yüze eğitimde, salgına karşı öğrenci ve öğretmenler büyük ölçüde savunmasız bırakıldı. Eğitimcilerin, velilerin ve öğrencilerin, “Yüz yüze eğitimin kalıcı olması için önlemler alınsın” talebine karşın çok sayıda okulda hijyen koşulları sağlanmadı.


İŞKUR aracılığıyla okullarda görevlendirilen temizlik personelinin büyük bölümü iş başı yapmak için 1 Ekim’i beklerken temizlik görevlisi bulunan okullar ise görevli sayısının yetersizliğinden yakındı. Sendika temsilcilerine göre, okullardaki mevcut sorunlar, Covid-19 salgını sürecinde de çözülmedi. MEB’in gündeminde olduğu öne sürülen ikili eğitimin de sorunu çözemeyeceğini kaydeden eğitimciler, “Okullara ayrılan kaynağın artırılması, MEB’in salgına karşı önlemleri bizzat kendi eliyle yürütmesi gerekir” diye konuştu.

Özellikle üç büyük kent Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere, hemen her kentte okullarda alarm zilleri çalarken eğitimciler, “Yüz yüze eğitimin önemini biliyoruz ve sürdürülebilir olmasını istiyoruz. MEB, çocuklarımızın geleceği için daha somut önlemler alsın” çağrısında bulundu.

***

ANKARA: MESAFE KORUNAMIYOR

Ankara’nın kalbi konumundaki Çankaya ilçesindeki bir okulda görev yapan öğretmenin anlattığına göre, okullardaki önlemler dezenfektan ve maskeden öteye taşınamadı. Okullarda yeterli havalandırma sağlanamazken temizlik personeli sayısı da yetersiz kaldı. Öğrenci yoğunluğunun çok fazla olduğu kentteki okullarda öğrenciler arasındaki fiziki mesafeyi sağlamak, neredeyse imkansız hale geldi. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Ankara’daki okullarda da Covid-19’a karşı sorumluluk, okul yönetimlerine bırakıldı.

İZMİR: OKULLAR TEMİZ DEĞİL

İzmir’de 50’den fazla sınıf karantinaya alındı. Onlarca öğretmenin Covid-19 pozitif olduğu kentte 300’e yakın öğrenci salgına yakalandı. İŞKUR aracılığıyla okullarda görevlendirilen temizlik personeli ise gerekli hijyen koşullarını sağlamanın uzağında kaldı. Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Necip Vardal, şu bilgileri verdi:

“Önlemler maske ve dezenfektana indirgenmiş durumda. Ek derslik, ek öğretmen ataması, havalandırma konularında herhangi bir çalışma yok. Bu şekilde salgınla mücadele etmek mümkün görünmüyor. Depremin ardından kentte toplam 83 hasarlı okul tespit edildi. Bu okullar başka okullar ile birleştirildi. İkili eğitime geçildi ancak sabahçı ve öğlenci öğrencilerin değişimi sırasında temizlik yapılması mümkün değil.”

İSTANBUL: SORUN BÜYÜYOR

Türkiye’nin en kalabalık kenti İstanbul’da da yüz yüze eğitim, birçok okulda güçlükle sürdürülebiliyor. Yüz yüze eğitimin henüz ilk haftasında peş peşe vaka ve karantina haberlerinin geldiği kentte onlarca sınıfta uzaktan eğitime geçildi. Devlet okullarındaki önlemleri yetersiz bulan veliler, çocuklarını özel okula kaydettirebilmek için adeta sıraya girdi. İstanbul’un sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerinde bulunan bazı okullarda sınıf mevcutları 35’e kadar çıktı. Dezenfektan ve maske, salgına karşı tek önlem olarak sunulurken okul idarecileri yalnız bırakıldıklarını belirterek isyan etti. Veliler, tedbirlerin yetersizliği nedeniyle öğretmenleri ve okul müdürlerini suçlarken eğitimciler, “MEB elini taşın altına sokmalı, sorumluluğu üstlenmeli” dedi.

ANTEP: PANDEMİ YOKMUŞ GİBİ

Eğitim Sen Antep Şube Bakanı Ömer Parlakçı, kentte 60 kişilik sınıflar olduğunu söyledi. Okullara hizmetli atanmadığını, yeterli önlemin alınmadığını ifade eden Parlakçı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ders sürelerinin kısaltılmasını istiyoruz. Böyle giderse kısa bir süre sonra okulları kapatmak zorunda kalacağız. Yüz yüze eğitimi önemsiyoruz ama bu şekilde sürdürülemeyeceğini biliyoruz. Okullara sağlıkçı ve temizlik personeli atanmasını istiyoruz. Eğitim, pandemi yokmuş gibi devam ediyor.”

SAMSUN: TEMİZLİĞİ MÜDÜR YAPIYOR

Eğitim Sen Samsun Şube Başkanı Arzu Topaloğlu, deprem güçlendirme çalışmaları nedeniyle birleştirilen okullarda önceliğin Covid-19 değil, “Yerleşme telaşı” olduğunu söyledi. Covid-19 önlemlerinin okullarda uygulanmadığını anlatan Topaloğlu, “Birçok okulda okul müdürleri, öğretmenler temizlik işleri yapmak zorunda kalıyor. Temizlik personeli ya yok ya da sayıları az” diyerek tehlikeye dikkati çekti. Topaloğlu’nun verdiği bilgiye göre, Samsun’da 30 sınıfta karantina uygulanırken 17 eğitim emekçisi, 33 öğrenci ve bir memur Covid-19 hastalığına yakalandı.

EDİRNE: ÖNLEMLER YETERSİZ

Edirne’de de derslerin 30-35 kişilik sınıflarda yapıldığı öğrenildi. Yüz yüze eğitimin, “Salgın yokmuşçasına” devam ettiğini söyleyen Veli-Der Edirne Şube Başkanı Özer Demir, şunları anlattı:

“Okullardaki temizlik işleri taşeron aracılığıyla yapılıyor. İŞKUR’dan gelen personelle temizlik sürdürülmeye çalışılıyor. Okullarda temizlik personeli konusunda ciddi sorunlar yaşanıyor. Normal zamanda bile alınması gereken önlemler, salgın koşullarında dahi alınmıyor. Okullardaki hizmetlilerin kadrolu olması gerekiyor. Derslik sayısının artırılması gerekiyor. Tüm 12 yaş ve üzerindeki çocuklarımızı aşı olmaya davet ediyoruz.”

DERSİM: ÖNLEMLER LAFTA KALDI

Eğitim Sen Dersim Şube Sekreteri Raife Yılmaz da deprem güçlendirme çalışmaları nedeniyle okulların birleştirilmesinin yeni sorunlar doğurduğunu kaydetti. Tunceli’deki okullarda da temizlik personeli sorunu olduğunu söyleyen Yılmaz, “Bakanlık, ‘Günde iki defa ateş ölçümü yapılacak’ diyor ama bunun için bir personel vermiyor. Bu görev, nöbetçi öğretmenlere yıkılmaya çalışılıyor. Onlar da bu işe yetişemiyor” ifadelerini kullandı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol