Şirket mahkemenin ‘dur’ kararını dinlemedi: Karaburun'da GES şirketi alana kepçeleri soktu
İzmir’in Karaburun ilçesinde Eğlenhoca köyü yakınlarında yapılmak istenen GES projesine ilişkin “ÇED Gerekli Değildir” kararına açılan dava sürerken, şirketin iş makinelerini sahaya sokarak çalışmaya başlaması tepki çekti. Yerel inisiyatifler ve muhtarlık, mahkeme süreci tamamlanmadan imar planlarının onaylanmasını hukuka aykırı buluyor ve projenin bölge ekosistemine ile tarım–hayvancılığa zarar vereceğini vurguluyor.

İzmir'in Karaburun İlçesi Eğlenhoca köyü yakınlarında yapılmak istenen güneş enerji santralleri (GES)’ne verilen “ÇED Gerekli değildir” kararına açılan dava sonuçlanmadan şirket alana iş makinelerini sokup çalışmalarına başladı.
Evrensel'in haberine göre; Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesi tarafından yapılan açıklamada GES Projesinin ÇED’nin İzmir 4. İdare Mahkemesince iptal edildiği ve dava sürecinin halen devam ettiği dile getirildi.
Buna karşın firmanın proje alanına kepçeleri ile girerek çalışmaya başladığına dikkat çekilen açıklamada, “Projeye ilişkin 28.10.2024 tarihinde verilen ‘ÇED Olumlu / ÇED Gerekli Değildir’ kararının iptaline yönelik dava süreci halen devam etmektedir. ÇED Yönetmeliğine göre ÇED kararının kesinleşmesini beklemeksizin projeye ilişkin planların onaylanması ve askıya çıkarılması başta olmak üzere işlem yapılmaması gereklidir” ifadelerine yer verildi.
ÇED iptal davası sonuçlanmadan projenin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planlarının, 10 Eylül 2025 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak askıya çıkarılmasına yerel inisiyatifler, yargı kararı kesinleşmeden planların onaylanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek itiraz etmişlerdi.
“DEĞERLENDİRME RAPORU DİKKATE ALINMADI”
Projeye ilişkin ÇED süreçlerinde Karaburun Yerel Fok Komitesi tarafından hazırlanan değerlendirme raporunun dikkate alınmadığının belirtildiği açıklamada, “Proje alanının orman alanlarıyla çevrili olduğu, bu alanlar arasındaki açıklıkların canlı türleri açısından ekolojik bağlantı/koridor işlevi gördüğü ve habitat bütünlüğünün bozulma riski taşıdığı göz ardı edilmiştir. Her proje kendi etki alanı özelinde değerlendirildiğinde alanın ekosistemi üzerinde etkisinin ‘minimum’ olması gereçesi ile onay verilmesi ‘koruma’ bölgesinde kontrolsüz ve plansız biçimde yatırımlar yapılmasına sebebiyet vermektedir” denildi.
Projeye ilişkin “ÇED Olumlu” kararının iptaline yönelik dava sonuçlanmadan imar planlarının onaylandığına vurgu yapılan açıklamada, Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde yer alan projenin “Doğal Karakteri Korunacak Alan” ve “Hassas Alan” kapsamında kalan alanlar üzerinde olduğunun altı çizildi. Proje alanının kısmen ağaçlık, altyapısı olmayan ve orman alanları arasında kalan bir arazi olduğunun belirtildiği açıklamada, “Fırattekstil GES Projesi imar planları askı süreci durdurulmalı, planların üst ölçekli plan kararları ve hukuka uygunluğu yeniden değerlendirilmelidir.” ifadelerine yer verildi.
MUHTARLIK: “TARIM VE HAYVANCILIK TAMAMEN BİTER!”
Eğlenhoca Mahallesi Muhtarlığı da konuya ilişkin yaptığı açıklamada Yukarıovacık’ta bitme noktasına gelen hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerin tamamen ortadan kalkacağı endişesi dile getirildi. Muhtarlık açıklamasında Özel Çevre Koruma Bölgesi alanında yapılmak istenen GES’te üretilecek elektriğin firmanın Kemalpaşa ilçesindeki fabrikası için kullanılacağına dikkat çekildi.
Proje parselinin bitişiğinde farklı üç firmanın daha GES projesinin olduğuna dikkat çekilen muhtarlık açıklamasında “Bölgede ÇED Gerekli Değildir” kararları ve ÇED aşamasında olan GES projeleri Eğlenhoca Mahallesi ekolojisi üzerinde kümülatif etkisi öngörülemeyen ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açacaktır” denildi.
BİLİRKİŞİ RAPORU PROJENİN SAKINCALARINA DİKKAT ÇEKMİŞTİ
Karaburun Sivil İnisiyatifi ve Eğlenhoca Muhtarlığı’nın itirazları sonrası Karaburun Belediyesi tarafından İzmir Valiliği’ne açılan davada İzmir 4. İdare Mahkemesi projenin ÇED’ini 01.10.2025 tarihinde iptal etmişti. Mahkemenin kararına dayanak yaptığı bilirkişi raporunda projenin bölge ekosistemi üzerinde yaratacağı tahribatına dikkat çekiliyordu. Raporda; proje sahasının, çok sayıda bitki ve hayvan topluluğuna ev sahipliği yaptığı ve bu türlerin bir kısmının endemik özellik taşıdığı belirtiliyordu. Bilirkişiler panellerden kaynaklanacak yoğun ışık yansımasının, bölgenin atmosferik ısıl dengesini bozacağı tespitini yaparken, kazı ve dolgu işlemleriyle üst toprağın sıkıştırılmasının yüzey suyu beslemesini engelleyeceği, bitki örtüsünün kaldırılmasının ise su erozyonunu artıracağının altını çiziyorlardı.


