Şirkete verecek ovamız suyumuz, ormanımız yok
Tekirdağ’da planlanan RES projesine karşı çıkan yurttaşlar, projenin orman ekosistemi, tarım, su kaynakları ve kuş göç yolları üzerinde geri dönülmez tahribat yaratacağını belirtti. ÇED sürecinin sonlandırılması talep edildi.

İlayda SORKU
Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesine bağlı Işıklar, Semetli, Uçmakdere, Oruçbeyli ve Yeniköy mahalleleri hattında yapılması planlanan rüzgar enerji santralları (RES) projesine karşı bölge halkı ve meslek örgütleri bir araya geldi.
Ganos Dağları’nın devamı olan ormanlık alanlarda planlanan projeye itiraz eden Trakya Platformu, TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu ve mahalle sakinleri, projenin Anayasa’ya, Çevre Kanunu’na ve çevre düzeni planlarına aykırı olduğunu vurguladı.
Proje alanının ormanlık alanlar, önemli kuş alanları, sulak alanlar ile içme ve kullanma suyu kaynaklarını kapsadığını belirten açıklamada, bölgede yoğun olarak ıhlamur ve meşe ormanlarının bulunduğu, buna bağlı olarak yüksek nitelikli bal üretimi yapılan arıcılığın temel geçim kaynağı olduğu ifade edildi.
Açıklamada, “Kızılçam ormanlarında hiçbir şekilde RES parkı kurulamaz. Çünkü arıcılık ve meşe balı üretimi ile önemli sayıda aile geçiniyor” denildi.
PROJE KORUMA ALANINDA
RES’lerin yerleşim yerlerine çok yakın mesafede planlandığına dikkat çekilen açıklamada, ses, gürültü ve buzlanma gibi etkilerin insan ve çevre sağlığı açısından risk oluşturduğu belirtildi. Projenin tarım ve orman ekosistemine etkilerine dair değerlendirmelerde ise rüzgar türbinlerinin toprak nemini azalttığı, buharlaşmayı ve bitkilerde terlemeyi artırdığı, bunun da verim ve kalite kaybına yol açtığı vurgulandı.
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Doğan Kantarcı’nın çalışmalarına atıf yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ormanda bir RES inşaatı için gereken alan en az 1 hektardır. Bu alanda toprak sıyrıldığı için geri kalan kayalık sonradan ağaçlandırılamaz. Orman alanlarında RES izni verilmesi, orman işletmeciliği, orman ekosisteminin korunması ve devamlılığının sağlanması bakımından mümkün değildir.”
Açıklamada, RES’lerin kuş göç yolları üzerinde yer almasının uluslararası ölçekte sorunlar doğuracağına dikkat çekilerek, “Kuş göç yolları üzerinde RES kurulamaz. Ormanlar RES parkı olamaz” denildi. Projenin bulunduğu alanın “Büyük Ova Koruma Alanı” içinde yer aldığı hatırlatılarak, tarımsal bütünlüğün ve verimin zarar göreceği ifade edildi.
İSTEMİYORUZ
Anayasa’nın 56, 169 ve 170’inci maddeleri ile 2872 sayılı Çevre Kanunu’na vurgu yapılan açıklamada, çevre hakkı, orman köylüsünün korunması ve katılım hakkının ihlal edildiği kaydedildi. Çevre düzeni planlarının koruma-kullanma dengesi ilkesine aykırı hareket edildiği belirtilerek, “Tarım ve orman alanlarının diğer kullanımlara açılmaması planların ana ilkesidir” denildi.
Trakya Platformu Tekirdağ, TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu ve mahalle muhtarları ile sakinleri tarafından yapılan ortak çağrıda, “Yaşam alanlarımızdan, geçim kaynaklarımızdan elinizi çekiniz. Yöremizde RES istemiyoruz” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, ÇED sürecinin Anayasa’nın 138. maddesi gereği sonlandırılması talep edildi.


