Sistem onları işitmiyor
İşitme engelliler, bankadan hastaneye günlük hayatın her alanında engellerle karşılaşıyor. Yanlarında yakınları ya da işaret dili desteği olmadan kamu hizmetlerine erişemeyen işitme engelliler, destekleyici politikalar bekliyor.

Ethem Kutay TOKER
Türkiye'de 3 milyona işitme engelli birey bulunuyor. Toplum içinde tek başına var olabilmekte zorlanan engelli gruplar arasında işitme engelliler de önemli bir yer tutuyor. Özellikle yanında yardımcı bir yakını bulunmadığında günlük işlerini dahi halletmekte güçlük çeken işitme engelli bireyler, iletişim eksikliğinin bedelini ağır ödüyor. Anne ve babası işitme engelli olan Sinem Yabatu, sosyal devlet anlayışının ve mevcut uygulamaların bu alandaki yetersizliğini gözler önüne seriyor. Yabuta ‘‘Destekleyici politikalarla daha yaşanılabilir bir toplum kurabiliriz” diyerek çözüm çağrısı yapıyor.
İŞARET DİLİ BİLEN YOK
Yakınlarında yardımcı olabilecek biri olmadığında en basit işlemler bile içinden çıkılmaz hâle geliyor.
Yaklaşık 25 yıldır ailesine destek olduğunu belirten Yabatu, yaşadıkları güçlükleri şöyle anlatıyor: “En basiti, aile bireyleri arasında bile iletişim kurmak zor olabiliyor. Biz annem ve babamla sürekli birlikte olduğumuz için kendi çabamızla işaret dili öğrendik. Zamanla bazı kurumlarla telefon üzerinden iletişim kurmaya başladım. Fakat bir banka işlemi için aradıklarında ‘kendisiyle görüşmemiz gerekiyor’ diyerek telefonu kapatıyorlar. Şubelerde de işaret dili bilen kimse yok. Tercüman yoksa her şey kâğıt kaleme kalıyor. Bu şekilde ne kadar güvenli işlem yapılabilir bilmiyorum. Bankacılıkta işaret dili eğitimi yaygınlaştırılmalı.”
DERDİNİ ANLATAMIYORLAR
Devlet kurumlarında da durumun farklı olmadığını belirten Yabatu, tapu dairelerinden örnek vererek şunları söylüyor: “Tapu dairesinde kişiler yanlarında getirdikleri yeminli tercümanlarla işlem yapıyor. Bu normal olan değil. Herkesin tanıdığı bir tercüman yok. Tercüman kurumda hazır bulunmalı.”
Sağlık hizmetleri de işitme engelli bireyler için büyük bir sorun alanı. Hastanelerde iletişimin neredeyse imkânsız hâle geldiğini söyleyen Yabatu, deneyimlerini şöyle aktarıyor:
“İşitme engelli bireyler tercüman olmadan derdini anlatamıyor. Yanlarında ben yokken görüntülü arayıp doktora durumu anlatmaya çalışıyoruz. Ya da kan vereceklerse telefonlarına mesaj yazıp hemşireye göstermelerini söylüyorum. Ama her işitme engelli bireyin çocuğu olmayabilir, konuşamayabilir.’’

∗∗∗
ÇÖZÜM TOPLUMSAL FARKINDALIK
Sorunların yalnızca bireysel çabalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Yabatu, şunları söylüyor: “İşitme engelli bireylerin rutin hayatlarında karşılaştıkları problemleri aşmak toplumun sorumluluğunda. En önemlisi, iletişim sorunlarının yaşandığı kurumlarda bu bireylerin yaşam kalitesini artırmak için bir an önce istihdam sağlanmalı. Farkındalığımızı artırarak ve destekleyici politikaları hayata geçirerek işitme engellilere daha yaşanabilir, sosyal hayata daha kolay adapte olabilecekleri bir toplum sunabiliriz.”


