birgün

1° LİGHT RAİN AND SNOW

GÜNCEL 12.12.2016 10:38

SİT statüsünün değiştirilmesi ve 4 olası sonucu

SİT statüsünün değiştirilmesi ve 4 olası sonucu

ÜNAL AKKEMİK
ÇEKÜL Vakfı Yüksek Danışma Kurulu Üyesi


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 19 Temmuz 2012 tarihli ve 28358 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik” kapsamında doğal SİT kavramı tanımlanmış ve türleri belirtilmiştir.

(1) kesin korunacak hassas alanlar,

(2) nitelikli doğal koruma alanları ve

(3) sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları

olmak üzere 3 kategoriye ayrılmıştır. Bu üç kategorinin de ayrılmasında koruma ve doğaya uygun bir şekilde ve peyzaj bozulmadan yapılaşma gibi hususlar dikkati çekiyor. Özellikle kesin korunacak alanlarda herhangi bir koruma yapılaşma söz konusu değildir. Benzer durum nitelikli doğal koruma alanlarında da mevcuttur. Buna karşın sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanında koruma ve doğaya uygun bir şekilde ve peyzaj bozulmadan yapılaşma gibi hususlar dikkati çekmektedir. Sonuç olarak her üç kategoride de koruma öne çıkmaktadır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yapmaya çalıştığı değişiklikte mesele isimler değil bunların altındaki maddelerdir. Bu isimler zaten 2012 yılından bu yana uygulanmaktadır. Ve bu ad altında çok sayıda 1. derece SİT alanı (Kesin Korunacak Hassas Alanlar) 3. dereceye (Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanları) düşürülmüş durumdadır.

BirGün Gazetesi haberine (30.11.2016) göre; Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Kemalettin Cengiz Tekinsoy ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’nda düşük yoğunluklu turizm ve konuta izin verileceğini belirtti. Buna göre Urfa bölgesinin ihalesi, güvenlik gerekçesiyle iptal edilirken, 21 bölgenin raporları ilgililere teslim edildi. Aralarında İzmir Çeşme, Seferihisar, Antalya Tünektepe ve Tuz Gölü başta olmak üzere 1000’in üzerindeki yerde eski sit sınırları yeniden belirlendi.

Bakanlık şeffaf davranmalı

Mevcut “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları” tanımı altında kontrollü bir yapılaşmaya izin vermektedir. K.Cengiz Tekinsoy’un açıklamasına göre turizm ve konuta izin verileceği belirtilmiştir. Bu açıklamayı anlayabilmek için tanım altındaki maddeleri bilmek gereklidir. Bu madde altında ne tür değişikliklerin olacağı bilinmemektedir. Bakanlık tarafından paylaşılması gerekir.

Olası sonuçları:

1. Kesin korunacak hassas alanların yeniden değerlendirilmesiyle bu alanların statüsünün sürdürülebilir koruma ve kullanma alanlarına dönüştürülmesi öngörülmektedir. Orman Mühendisi Hüsrev Özkara tarafından yapılan açıklamada doğal SİT alanlarının yüzde 70’inin kesin korunacak hassas alanlar olduğu belirtilmiştir. O nedenle bu alanların bir kısmı (ne kadarı bilinmiyor) tehdit altındadır.

2. Bu değişiklik, mevcut doğal sit alanlarının niteliğinin daha hızlı bir şekilde bozulmasına yol açacaktır. Bu olumsuz durum 2b maddesi kapsamındaki orman alanlarında açık bir şekilde yaşanmıştır.

3.Doğal SİT alanlarında turizm önceliği öne çıkarıldığından özellikle sahil kesimlerinde sitlerin niteliğinin hızla bozulması riski beklenmektedir.

4. Değişiklikler, doğal sitlerin korunması ve kontrollü bir şekilde kullanımı konusunda iyi niyetli bir beklentiyi engellemektedir. Çünkü değişiklikler gizli olup detayları kamuoyuna yansıtılmamaktadır.

‘Ne kadarlık bir alan 3. dereceye düşürüldü ve bu alanlar nerelerde yoğunlaşıyor?’ sorularının cevabı verilmelidir. ‘3. derece SİT tanımının alt maddelerinde değişiklikler var mı?’ Bunlar açık değil. Örneğin yapılaşmaya açıldığında ‘doğal peyzaja uygun olma durumu, denetim mekanizması nasıl işleyecek?’ gibi sorularımızın cevabını bu maddelerden çıkarmak mümkün değil.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız