birgün

22° PARÇALI AZ BULUTLU

Siyanürlü sermaye denetimden muaf

Denetimsizlik ve ÇED süreçlerinin işlevsizliği İliç’teki altın madeninde felaket yaşanmasına neden oldu. Son bir buçuk yılda tüm altın madeni projeleri onaylandı. ÇMO Başkanı Kahraman, “İktidar ve sermaya eliyle ÇED sürecinin içi boşaltılmıştır. Bakanlık eliyle faaliyetlerin izlenebilirliği ve denetimi ortadan kaldırılmıştır” dedi.

YAŞAM 29.06.2022 06:30
Siyanürlü sermaye denetimden muaf Fotoğraf: DHA
Abone Ol google-news

Gökay BAŞCAN

Erzincan'ın İliç ilçesinde faaliyet gösteren altın madeninde 21 Haziran'da meydana gelen çevre felaketi, madenlerdeki denetimsizliği ve çevre etki değerlendirme (ÇED) süreçlerinin işlevsizliğini bir kez daha gösterdi.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından son 1 buçuk yıl içerisinde 17 altın madeni projesine ‘ÇED gerekli değildir’, 7’sine ‘ÇED olumlu’ kararı verilirken ‘ÇED olumsuz’ kararı verilen proje sayısı sıfır.

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Ahmet Dursun Kahraman, “ÇED süreci bugünkü hali ile sermaye ve onun işbirlikçisi siyasi irade tarafından içi boşaltılmıştır. Bakanlık eliyle faaliyetlerin güncel ve hatta sürekli izlenebilirliği ortadan kaldırılmıştır” dedi.

Çöpler Altın Madeni’nden Fırat Nehri’ne siyanür sızdığının ortaya çıkmasının ardından şirketin faaliyeti durduruldu. İşçilerden alınan bilgilere göre Bakanlık’ın aldığı karardan son işçiler madene çağrıldı ancak üretim yapılmadı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Anagold Madencilik’e en üst sınırdan 16 milyon TL ceza verilirken faaliyeti durduruldu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada “Erzincan İliç’te boru hatlarındaki arıza nedeniyle çevre kirliliğine neden olan altın madeninin faaliyetini durduruyoruz. İlave çevresel iyileştirme çalışmalarının tamamlandığı Bakanlığımız denetim ekiplerince tespit edilene kadar tesisin çalışmasına izin verilmeyecek” denildi.

Suçlamaların odağındaki Anagold Madencilik, “20 ton siyanür Fırat Nehri’ne aktı” iddiasının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, “Sadece 8 kilogram” dedi.

Bu yılın ilk ayında Mersin’de, geçen yıl Aralık ayında ise Giresun’da yaşanan atık havuzlarındaki çökme olaylarının ardından İliç’te de yaşanan felaketle denetimsizlik ve ÇED süreçlerinin işlevsizliği bir kez daha gözler önüne serildi. Bakanlık, tüm altın madeni projelerini onaydı ve hiçbirinin çevreye bir zararı olmayacağına karar verdi. ÇMO Başkanı Kahraman, “ÇED mevzuatı bugünkü hali ile sermaye ve onun işbirlikçisi siyasi irade tarafından içi boşaltılmıştır. İliç'te de alenen bu suç işlenmiştir” dedi.

DENETİM GÜCÜNÜ ORTADAN KALDIRDILAR

“Denetimlerdeki kamu gücü ortadan kaldırılmıştır” diyen Kahraman şu ifadeleri kullandı: “Denetim süreçlerinde ‘göz yumma’ gibi argümanlar sermaye ve işbirlikçisi siyasi iradeye yetmemiştir. Bu gücü kökten yok etmenin yollarını bulmuşlardır. Öncesinde ‘çevre görevlisi’ kavramı oluşturulmuş; aslında bu süreç içinde kontrol ve denetim unsuru olması gereken unsurların başına sermaye denetçisi olarak atanmıştır. Yetmemiştir; bu oluşturdukları mekanizma ile aylık tutulan tutanaklar (bu tutanaklar faaliyetin uygun yürütülüp yürütülmediğinin kayıtlarıdır) Bakanlık portalının yüklemeleri taşımadığı gerekçesiyle işletmenin raflarında kalır hale getirilmiştir. Bu hali ile faaliyetlerin güncel ve hatta sürekli izlenebilirliğini ortadan kaldırmıştır.”

KANSER SAÇAN SİYANÜR HAVAYA KARIŞTI

“Siyanür hızlıca temizlendi” iddialarına yanıt veren Kahraman, “Öncelikle siyanür içerikli solüsyon valiliğin zannettiği gibi toprağa karışarak burada hapis olmamış, önemli bir kısmı hızlı bir şekilde gaz fazına geçmiş ve havaya dağılmıştır. Valilik hava kalitesine ilişkin hiçbir açıklama yapmamakta, toprağı taşıyarak sorunun çözüldüğü algısı yaratmaktadır. Bu durum çevredeki tüm canlı sağlığı için ciddi kanserojen risk anlamına gelmektedir. Böylesi bir kontaminasyon, insan sağlığı üzerinde baş ağrısı/dönmesi, nefes darlığı, bilinç kaybı ve kalp krizine neden olurken çevreyi de aynı etkiler ile yok etmektedir. Toprakta hızla bileşik oluşturan ve toprağı asitlendirerek kullanılamaz duruma getiren siyanür içeriği asitlenen topraktan arsenik ve benzer zehirleyici etkide çözeltinin suya ve zamanla canlı besin zincirine karışmasına neden olacaktır. Toprağın kaldırılması bu riski yok etmemektedir. Tespit edilebilecek kirlilik konsantrasyonun aslında hızlı buharlaşma nedeni ile gerçek kirliliğin/kontaminasyonun çok küçük bir miktarı olacaktır” dedi.

BirGün UYARMIŞTI

Erzincan İliç’teki altın madenin kapasite artırımının Bakanlık tarafından geçen ekim ayında onaylanmasının ardından BirGün ‘Siyanür deposu büyüyecek’ başlıklı haberiyle yaşanabilecek felaketlere karşı uyarmıştı. Siyanür havuzunu büyütmek isteyen şirketin ÇED dosyasında şu bilgiler yer almıştı: "Tarım arazilerini kimyasal zehre boğan şirket, sülfürik asit kullanımını yıllık 9 bin tondan 122 bin tona çıkaracak. Siyanür kullanımı ise yıllık 11 bin ton olacak. Madende ayrıca 16 çeşit çok tehlikeli kimyasal daha kullanılıyor. Halk arasında kezzap olarak kullanılan nitrik asit ise bir yıl içinde bin 50 kilogram kullanılacak.”

TARIM VE HAYVANCILIĞA ZARARI BÜYÜK

Bölgede yıllardır en önemli geçim kaynaklar arıcılık ve meyvecilik. Bölgede 2019 yılında yaklaşık 130 ton doğal bal üretimi gerçekleşti. Diğer geçim kaynağı meyvecilikte ise, yılda 120 ton üzüm, yaklaşık 600 ton elma, 234 ton ise armut üretimi yapılıyor. ÇED raporunda, sahada 19 memeli türü belirlendiği, bunlardan dağ keçisinin uluslararası kriterlere göre ‘zarar görebilir’; diğer 18 türün ise ‘düşük risk’ kategorisinde olduğu belirtildi.

SUÇ DUYUSUNDA BULUNULDU

İliç’teki sızıntıyı ortaya çıkaran Erzincanlı yurttaş Sedat Cezayirlioğlu İliç Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileriyle Çevre Denetimi Daire Başkanı Barış Ecevit Akgün hakkında ‘görevi kötüye kullanma, suç delillerini gizleme, değiştirme ve yok etme, temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak üzere yarar sağlama, çevrenin kasten kirletilmesi’, Anagold Madencilik A.Ş. Yönetim Kurulu üyeleri hakkında çevrenin kirletilmesi, içme suyuna zehirli madde katma, temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak üzere yarar sağlama suçlamalarıyla ayrı ayrı suç duyurusunda bulundu.

Ankara Barosu konuya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “ÇED olumlu kararı veren ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı, gelecekte benzeri felaketler yaşanmaması için gerekli çalışmalara devam edeceğimizi, kamuoyunun bilgisine sunarız” denildi.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol