Google Play Store
App Store

Trabzon’nın Solaklı vadisinde HES’leri protesto eden yöre halkının iş makinelerini inşaat alanına sokmaması davalık oldu.

Trabzon’nın Solaklı vadisinde HES’leri protesto eden yöre halkının iş makinelerini inşaat alanına sokmaması davalık oldu. İki ay önce gerçekleşen olayda şirket araçlarını vadiye sokmayan köylüler ile jandarma arasında yaşanan gerginlikte bazı köylüler gözaltına alınmıştı. Yaşanan gerginliğin ardından HES firmasının taşeronluğunu üstlenen Mim Yapı inşaat firmasının yöneticileri, köylülerin iş makinelerini taşladığı ve kendilerine tepki gösterdiğini ileri sürerek şikâyette bulunmuş çoğu kadın 26 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Köylülerden 14’ü dün ifadeleri alınmak üzere jandarma karakoluna götürüldü. Ancak köylüler, jandarma karakolunda ifade vermeyi reddedince, kimlik tespitlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek; Çaykara Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edildi.

YAVUZ HIRSIZ MİSALİ!
Tamamı Solaklı vadisi Köknar köyünden olan köylüler, “Burada HES istemiyoruz. HES’ler doğayı, sulak alanları tahrip ediyor. Yargı süreci devam ediyor. İlk protestonun ardından 30 Mayıs’ta 650 jandarma ve polis eşliğinde iş makinelerini köye soktular. Jandarma ve polis halkı değil, doğa katliamı yapan HES firmasını koruyor. Biz terörist miyiz yüzlerce polis ve jandarmayla geliyorlar? Orada askerle, güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelinmesin diye halk eylem yapmadı. Jandarmanın ve polisin tutumuna anlam veremedik. Asıl mağdur edilen biziz. Biz firmadan şikâyetçiyiz” dedi.

SALDIRGANLAR YARGILANMALI
Çaykara Cumhuriyet Savcılığında ifadeleri alınan 14 kişi, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılırken; savcılığın yaşananlar karşısında yeni bir soruşturma başlatarak dava açabileceği kaydediliyor. Savcılıktaki ifadelerin ardından değerlendirmelerde bulunan köylülerin avukatı Taner Aygan, “Köylüler hakaret, tahrik ve görev yaptırmama gibi suçlamalara ve aynı zamanda şiddete maruz kalmıştır. Bu olaylara sebebiyet verenler hakkında ise hiçbir idari işlem yapılmamıştır. Asıl ilginç olan budur” şeklinde konuştu.

Öte yandan, köylülerin jandarma karakolundaki işlemleri sırasında, yine Karaçam beldesinin daha yukarısında yer alan ve eski adıyla Kavlatan bölgesinde başka bir HES yapımcı firmasına ait iş makinelerinin götürüldüğünü haber alması üzerine köylüler ve belde halkı bölgeye giderek iş makinelerinin önünü kesti.

İŞ MAKİNALARININ ÖNÜ KESİLDİ
Bayburt yönünden bölgeye götürülmek istenen iş makineleri, köylülerin direnmesi, tepki ve protestolarından sonra, taşeron firma yetkilileriyle yapılan görüşmenin ardından geri çevrildi. Köylüler iş makineleri bölgeden ayrılıncaya kadar Kavlatan bölgesini terk etmedi ve daha sonra köylülerden birkaçı bu bölgede de iş makinelerine karşı nöbet tutmaya başladı.

Bilindiği gibi, Karaçam Beldesi Derebaşı mevkiinde 30 Mayıs’tan bu yana köylüler HES yapımcı firmasının bölgede şantiye kurmasına karşı bölgede nöbet tutuyordu.  BirGün Trabzon

Munzur’da baraj ve HES’e durdurma

DANIŞTAY 13. Dairesi Tunceli Munzur Vadisi'ne yapılması planlanan 1 baraj ve 2 Hidroelektrik Santralin elektrik üretim lisansını iptal etti. Tunceli Barosu avukatlarından Barış Yıldırım, vadide 4 baraj ve 5 HES yapılması planlandığını, bu kapsamda yürütmenin durdurulması ve iptali amacıyla Danıştay'da dava açtığını anımsattı.

Danıştay'ın verdiği karar neticesinde, barajın ve HES 'lerin yapımının durdurulduğunu hatırlatan Yıldırım, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bahse konu barajın ve HES 'lerin inşası için mutlak surette Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin işletilmesi gerektiğine karar verdiğini ifade ederek, “Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun kararı Vadi’de yapımı kararlaştırılan diğer baraj ve HES 'ler için emsal nitelikte bir karardı” dedi.

Yargılama sonunda, Danıştay 13. Dairesi'nin, 1 baraj ve 2 HES için EPDK'nin bir firmaya verdiği elektrik üretim lisansının iptaline karar verdiğini bildiren avukat Yıldırım, Danıştay kararının 7 Haziran'da kendisine bildirildiğini kaydetti. Yıldırım, yapımı kararlaştırılan baraj ve HES 'ler için açtıkları davanın  da devam ettiğini söyledi.

NE OLMUŞTU?
Ne olmuştu? HES taşeron firması, 30 Mayıs sabahı erken saatlerde yaklaşık 650 güvenlik görevlisi eşliğinde iş makinelerini Derabaşı mevkiine götürmek istemiş, iş makinelerinin önü önce Köknar Köyü ve daha sonra da Karaçam beldesinde kesilmişti.

Fatsa'da HES'e geçit yok

Özellikle Karadeniz ve Doğu Anadolu'da son zamanlarda yapımına hız verilen doğa düşmanı Hidroelektrik Santrallere karşı tepkiler artıyor. Son olarak Fatsalılar da sokaklara döküldü. Fatsa Derelerin Kardeşliği Platformu ve Doğal Yaşam Alanlarını Koruma Derneği ilçedeki taş ocaklarını ve HES’leri protesto etti. Cumhuriyet Meydanı'ndaki eylemde "Doğayı tahrip ettirmeyeceğiz" denildi.

Platform adına eylemde basın açıklamasını okuyan Birol Tutkan,“HES’lere verilen lisans sayısı 2500'ü buldu. Özgür akan ülkemiz ırmak ve sularının, kullanım hakları bu lisanslarla, en az 49 yıllığına bu şirketlere devredildi. HES projeleriyle sularımız artık denize varıncaya kadar, beton tünellere hapsediliyor. Su ortada gözükmediği için sulu tarım yapılamayacak ve artık buharlaşma da olmayacağı için, başta fındık olmak üzere, diğer tarım ürünlerinin ihtiyaç duyduğu, nem de olmayacaktır. Kuraklık başlayacak tarımsal üretim azalacaktır. Onlarca tatlı su balık türü yok olacak diğer canlı türlerinin de nesli tükenme tehlikesiyle baş başa kalacaktır” diye konuştu.

MÜCADELE SÜRECEK
Ayrıca Fatsa Elekçi Vadisi'ndeki siyanürlü altın arama çalışmalarına da devam edildiğini belirten Birol Tutkan, siyanürün çevreyi ve insanlar da dahil olmak üzere, tüm canlı yaşamı zehirleyeceğini söyleyerek, bundan sonra da platformun konuyu yakından takip edeceğini sözlerine ekledi. Gizem Altunkaynak-Fatsa