Google Play Store
App Store

İBB Davası fiili OHAL baskısı altında başladı. Mahkeme reddi hakim talebini reddetti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Sizi daha önce 4 kez yendim, 7 kez yeneceğim” dedi. Yurttaş Silivri’ye akın etti. Davayı takip eden CHP Lideri Özgür Özel ise “Yargılama değil, kendisine verilmiş görevi yapmaya gelmiş bir heyetle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

"Sizi yendik, yine yeneceğiz"
Engellere rağmen yurttaşlar destek için Silivri’ye geldi. (Fotoğraflar: CHP, Fatoş Erdoğan)

Haber: Kayhan AYHAN & Öncü DURMUŞ

Ülke tarihinin en kritik davalarından biri olan İBB siyasi kumpas davası dün Silivri’de başladı. Aralarında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 106’sı tutuklu 402 sanığın yargılandığı İBB davasının ilk duruşmasında gerginlik yaşandı. Ekrem İmamoğlu, Silivri’deki duruşma salonuna getirildiğinde alkış tufanıyla karşılandı. İmamoğlu ile hakim arasında yaşanan ‘selamlama’ tartışmasının ardından İmamoğlu hakkında zabıt tutuldu. İmamoğlu’nun konuşacak son sanıklardan biri olduğunun açıklanmasının ardından gelen tepkilerin üzerine mahkeme heyeti mahkeme salonundan ayrıldı. Duruşma, saat 14.00’te seyircili olarak tekrar başladı. İmamoğlu’nun avukatları, mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulundu. Talepler reddedilirken davanın ilk celsesi sona erdi.

FİİLİ OHAL

Duruşma öncesinde Silivri Kaymakamlığı’nın kararıyla ilçede adeta OHAL ilan edildi. Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülecek duruşma öncesi cezaevi çevresi "özel güvenlik bölgesi" ilan edilirken, basın ve avukat katılımına kısıtlamalar getirildi. Dava öncesinde Silivri Kaymakamlığı’nın kararıyla ilçede adeta OHAL ilan edildi. 1 km ötede görüntü almak ve herhangi bir basın açıklaması yapmak dahi yasaklandı.

Duruşmada konuşan Ekrem İmamoğlu ve avukatı Mehmeh Pehlivan’ın avukatı Hasan Fehmi Demir, Silivri’nin tarihî önemine dikkat çekerek "Darbecilerin sembolik mekanı Silivri’deyiz" dedi.

Bugünün BirGün'ü

SALON BOŞALTILDI

Sanık avukatları, yandaş Yeni Şafak gazetesinde sanık listesinin yayınlanmasını tepki göstererek avukatlara verilmeyen bu listenin nasıl Yeni Şafak’a sızdırıldığını sordu. Mahkeme Heyeti, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının en son alınmasına karar verdi. Bunun üzerine İmamoğlu’nun söz almak istemesi ve Mahkeme Başkanı’nın izin vermemesi üzerine avukatlar itiraz etti. İzleyicilerden gelen tepkilerin ardından mahkeme başkanı, salonun boşaltılmasını istedi. Mahkeme heyeti kısa süre sonra duruşma salonundan ayrıldı. İlk celsenin sonlarında İmamoğlu ile hakim arasında bir tartışma daha yaşandı. İmamoğlu, hakime "El hareketi yapamazsın. Yazık makamına" dedi. Çıkan tartışmanın ardından İmamoğlu, "Ben sizi 4 defa yendim, 7 defa yeneceğim" ifadelerini kullandı.

Davanın hakimi, ilk celsede tutuklu sanıkların, ikinci celsede tutuksuz sanıkların savunmalarının alınacağını söyledi. Bir buçuk aylık bir program yaptıklarını belirten hakim, tutuksuz sanıkların için yakalama kararı çıkartılmayacağını belirtti. Duruşmalar Nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü devam edecek.

∗∗∗

İZLENİM: SİLİVRİ’DE İKİ NET FOTOĞRAF

Kayhan AYHAN

Dava öncesi kampüs ve etrafında sabahın erken saatlerinden itibaren hareketli saatler yaşandı. Kampüse çıkan bütün yollar Jandarma tarafından kesilerek girişler sadece TEM otoyolu tarafına yönlendirildi. Bu durum kilometrelerce araç kuyruğuna neden oldu. Yol boyu dizilen jandarmalara Cumhuriyet tarihinin en büyük duruşma salonu inşaatı eşlik ediyordu. Her köşeye koyulan barikatlar ve jandarma kalkanları buz gibi havaya rağmen yurttaşları pes ettirmedi. Kimi çocuklarını evde bırakıp gelmiş kimi de ilerleyen yaşına rağmen bastonuyla bu yolu çıkıyordu. Duruşmayı izlemek için gelen yurttaşların birçoğu salona giremeden soğukta adalet bekleyişini sürdürdü. Sanık avukatlarının şu sözleri bile aslında yaşanan durumu ortaya koyuyordu: "Bir kez aracınızdan inip yürüyerek ana kapıdan buraya girmeye çalışın yaşananları göreceksiniz."

Tüm bunlara rağmen kimsenin yüzünde bir umutsuzluk duygusu yoktu. Aksine sevinçle ellerindeki İmamoğlu bayraklarını sallıyorlardı. Bunca hukuksuzluğa rağmen bu umut tek bir şeye işaret ediyordu: Haklılık... Biz gazeteciler için de durum her zamanki gibi zorluydu. İçeriye girişlerde sadece "mavi kart" isteniyordu. Bu karttan kasıt İletişim Başkanlığı tarafından verilen basın kartı. Birçok meslektaşım bu kart olmadığı için duruşmayı takip edemedi. Soğukta içeriden duyduğu bilgileri aktarmakla yetindiler. Duruşma saati yaklaştıkça barikatların önünde avukat ve sanıkların yoğunluğu dikkat çekiyordu. İçeriye girdiğimizde ise oturacak yer kalmamıştı.

Avukatlar büyük tarafta izleyiciler ve gazeteciler arka tarafta yerini aldı. Ekrem İmamoğlu ile birlikte tutukluların salona gelmesi büyük bir coşkuyla karşılandı. Herkes aylarca süreceğini bildiği davayı öfke ve merakla takip etmeye çalışıyordu. Davanın ilk günü iki fotoğraf ortaya çıkardı. Bir yanda tüm imkanlarını engellemeler için seferber edenler, diğer yanda ise tüm zorluklara rağmen haklı olmanın verdiği inançla geri adım atmayanlar.

∗∗∗

2 BİN 352 YILA KADAR HAPİS İSTENİYOR

İddianamede, İmamoğlu hakkında; doğrudan işlediği öne sürülen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet (12 kez), suç gelirlerinin aklanması (7 kez), kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (7 kez)" suçlarıyla birlikte, iddianameye konu toplam 143 eylem kapsamında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Hakkında kamu davası açılan sanıklardan 99’unun "örgüt mensubu" olduğu (1’i örgütün kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen şüpheli Ekrem İmamoğlu, 6’sı örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün, 92’si ise örgüt üyesi olmak üzere), geri kalanının ise "örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işleyen" konumunda olduğu iddia ediliyor.