birgün

5° PARÇALI AZ BULUTLU

GÜNCEL 28.02.2020 12:03

Slovaj Zizek: Koronavirüs kapitalizme karşı 5 noktalı kalp patlatma tekniği vuruşu gibi

Slovenyalı yazar Slovaj Zizek, koronavirüsle ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Zizek, koronavirüsü kapitalist sisteme indirilmiş ölümcül bir darbeye benzetti

Slovaj Zizek: Koronavirüs kapitalizme karşı 5 noktalı kalp patlatma tekniği vuruşu gibi

HABER MERKEZİ

Slovenyalı yazar ve düşünür Slovaj Zizek, dünya çapında yayılan koronavirüsü Kill Bill filmindeki '5 noktalı kalp patlatma tekniği' vuruşuna benzeterek kapitalizmin sonuna yol açabileceğini belirtti. Zizek, koronavirüsün bu darbesiyle komünizmin yeniden keşfinin önünün açılabileceğini ifade etti.

Zizek koronavirüsle ilgili yazısında 'Koronavirüs salgını, sahte haberler, paranoyak komplo teorileri ve ırkçılık gibi toplumlarımızda uykuda olan ideolojik virüslerin ortaya çıkışını tetikledi’ ifadelerini kullandı.

Zizek yazısında, ‘alternatif bir toplum, ulus-devletin ötesinde bir toplum, küresel dayanışma ve işbirliği içinde hareket eden bir toplum gibi düşünceler geliştirmemizi sağlayan bir vürüs umarım ortaya çıkar ve bizi enfekte eder’ ifadelerini kullandı.

Zizek, ‘Tıpkı Çernobil vakasının Sovyet sosyalizminin çöküşüne neden olduğunun iddia edilmesi gibi bugünlerde koronavirüsün de Çin sosyalizmin sonu olacağı görüşünü duyar olduk ama bence virüs bizi bilme ve insana dayalı sosyalizmi yeniden keşfetmek için zorlayacak’ diye yazdı.

KİLL BİLL BENZETMESİ

Bu durumu Quentin Tarantino’nun Kill Bill 2 filminin son sahnesine benzeten Zizek, yazısına şöyle devam etti:

"Kill Bill 2‘nin son sahnesinde Beatrix, şeytani Bill'i devre dışı bırakır ve ona tüm dövüş sanatlarında en ölümcül darbe olan ‘Beş Noktalı Avuçiçi Patlayan Kalp Tekniği’ ile saldırır. Hareket, hedefin gövdesindeki beş farklı baskı noktasına parmak uçlarıyla beş vuruşun birleşiminden oluşur. Hedef yürüdükten ve beş adım attıktan sonra, kalbi vücudunda patlar ve yere düşer. Bu saldırı dövüş sanatları mitolojisinin bir parçasıdır ve el ele mücadelede mümkün değildir. Ancak, filme geri dönüp bakacak olursak, Beatrix hareketini yaptıktan sonra, Bill sakin bir şekilde onunla barışır, beş adım atar ve ölür.

Bu saldırıyı bu kadar büyüleyici kılan şey, vurulma ile ölüm anı arasındaki zamandır: Sakin bir şekilde oturduğum sürece hoş bir sohbet edebilirim, ama tüm bu zaman dilimi içerisinde yürümeye başladığım an kalbimin patlayacağını ve öleceğimi biliyorumdur.

Koronavirüs salgınının Çin'de komünist yönetimin çöküşüne nasıl yol açabileceği konusunda yaratılan spekülasyonlar da benzer değil mi? Ülkenin komünist rejiminde bir çeşit sosyal “Beş Noktalı avuçiçi patlayan kalp tekniği” gibi, yetkililer oturup sizi gözlemleyebilir ve karantina altına alabilir ancak sosyal düzende (insanlara güvenmek gibi) onların çöküşü ile sonuçlanacaktır.

Bu mütevazı fikrim çok daha radikal: koronavirüs salgını bir tür ‘küresel kapitalist sisteme “Beş Noktalı avuçiçi Patlayan Kalp Tekniği” saldırısı gibi. Yani şu ana kadar seçtiğimiz yolda devam edemeyeceğimizin bir işareti, bize radikal bir değişim gerek."

İRAN VURGUSU

Zizek yazısında İran’daki gelişmeleri de değindi:

"İran Sağlık Bakanı Yardımcısı Iraj Harirchi, koronavirüs yayılmasını küçümsemek ve kitle karantinalarının gerekli olmadığını iddia etmek için basın toplantısı yaptıktan bir gün sonra , koronavirüs şüphesi ile kendisini karantinaya aldığını açıkladı. Harirchi şunları ekledi: ‘Bu virüs demokratik, fakir ve zengin ya da devlet adamı veya sıradan bir vatandaş arasında ayrım yapmıyor.’

Harirchi bunda haklıydı - hepimiz aynı gemideyiz.

Ve bu dünyada viral tehditlerle uğraşmıyoruz – Uğraştığımız diğer felaketlerde var: Kuraklık, iklim değişiklikleri, büyük fırtınalar, vb. Tüm bu durumlar olması gereken şey panik değil, zor ve etkin küresel koordinasyon kurmaktır."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız