birgün

23° AÇIK

BİRGÜN KİTAP 23.08.2018 11:16

Sokaklardan satırlara...

Sokaklardan satırlara...

Beril Erbil

Sorsanız çok uzun diyebileceğim bir kitap ismiydi Emine’nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler... Ancak Deniz Poyraz’ın kitabı 2018’in başında yayımlandığında yeni çıkanlar arasında dikkatimi çeken, “beni oku” diyen kitaplar arasında yerini aldı - kim bilir belki de isminden çekmişti ilgimi...

Deniz Poyraz genç kuşak yazarlarımızdan. Mühendislik eğitimini yarıda bırakarak sanat tarihi okumayı seçmiş, ardından yayıncılık alanında yüksek lisansına başlamış, çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlanan bir yazı işçisi.

Kurduğu öykü dünyasında da emekçi bakışından ödün vermemiş; ezilmiş, yer yer kaybetmiş, toplumun hem aşina olduğu hem de çok ilgilenmediği karakterleri zaman zaman sokaklardan satırlarına taşımış.

Karakterler genellikle yaşadıkları dünyaya alışma çabası içerisinde, zaman zaman içinde bulundukları durumlara yabancı hallerde çiziliyor öykülerde. Sıklıkla birbirine zıt dünyalar karşı karşıya geliyor. Bu zıtlık kimi zaman kültür farkı oluyor, kimi zaman elde bulunan fırsat farkı oluyor, kimi zamansa hayaller ve gerçeklerin farkı. Prensler ve tebaa, efendiler ve ayaktakımı hep karşı karşıya...

Hayatta kalma çabası içerisinde olan karakterler de çıkıyor karşımıza. Bunların da zaman zaman boyun eğerek zaman zaman isyan ederek kimi zaman da çabalayarak yaşama tutunduklarını görüyoruz.

Her karakter çok da masum değil. İnsanın ikiyüzlülüğü ve pisliğinin, yersiz egolarının yüzümüze çarptığı öyküler de var. Karakterler karşı karşıya kalınan o zıt dünyalarda zıtlıklarıyla ortaya çıkıyorlar.

Poyraz’ın dili diyaloglarda sokağın tınısını yansıtırken anlatımda kısa sürede yerine oturuyor. Birinci tekil, üçüncü tekil derken farklı ağızlardan öyküler okuyoruz. Kitabın altıncı öyküsü 'Fındıkların Altında' ile öykünün kuruluşu ve anlatımı konusunda öyküde bir kendini tekrar hissi uyandırsa da ardından gelen öykülerle bu hissi azaltmayı başarıyor. Biçim olarak farklılaşan tek cümlelik bir öyküsü de var.

Poyraz öykülerine mekân olarak geniş bir coğrafya seçmiş. Hikâyeler İstanbul’un sokaklarından Giresun’a, Şavşat’a, İzmir’den Diyarbakır ve Urfa’ya kadar pek çok yere uzanıyor. Zemine ise futbol ve sigarayı yerleştirmeyi atlamamış.

Emine’nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler’e gelince bu öykünün kitaba ismini vermesinin birkaç nedeni olduğunu düşünüyorum. Bir yandan küçük, inançlı, her şeye rağmen dürüst, ama ezilen ve kaybedenlerin dünyası var bu öyküde, bir yandan da Poyraz’ın kuşağının en önemli olaylarından birine - Gezi olaylarına bir atıf.

Kitap on öyküden oluşuyor. Kimi öykülerde hayat karşısındakine oyunlar oynuyor, kiminde tanımadığı hayatlar insanları değiştiriyor. Bazen insan, gerçek olduğunu düşündüğü bir şey yüzünden farkında olmadan korkuyla hayatını değiştiriyor. Bazen de hayatını başkalarının elinden kurtarıyor.

Deniz Poyraz öykülerinde sanatın, edebiyatın, düşünce hayatının ustalarına da selamlarını işlemeyi ihmal etmemiş. Doğrusu kurduğu öykü dünyasının nasıl genişleyeceğini merakla bekliyorum.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız