Sol korkusu
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Çöküntü içindeki sosyal demokratlar dümeni hafif de olsa sola kırınca Avrupalı egemenlerin nasıl bir korkuya kapıldıklarını görmek ibretlik. Jeremy Corbyn’in kamucu manifestosuyla İşçi Partisi’ni ayağa kaldırması nasıl İngiliz egemenlerin uykularını kaçırıyorsa, benzer bir endişe de sol kanadın Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) dümenine geçeceği Almanya’da yaşanıyor.

Karl Marx’ın temellerini attığı, Wilhelm Liebknecht, August Bebel, Kurt Schumacher ve Willy Brandt ve Oscar Lafontaine’ların genel başkanlık yaptığı SPD, uzun süredir derin bir krizde. Gerhard Schröder’le birlikte neoliberal zihniyetin hakim olduğu partide Franz Müntefering, Frank-Walter Steinmeier, Sigmar Gabriel, Andrea Nahles’lerle devam eden kan kaybını durdurmak için parti dümeni sola kırarak çıkma arayışında. 6-8 Aralık tarihlerinde yapılacak kongre öncesinde partinin yeni liderlerini belirleyecek oylamada sol kanat galip geldi. Uzun bir süredir kan kaybeden gerek federal gerekse de eyalet ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 20’lerin altına düşen hükümet ortağı 450 bin üyeli SPD’de 110 bin üyenin oy kullandığı seçimde sol kanattan iki isim Saskia Esken ve Norbert Walter-Borjans yeni eşbaşkanlar olarak belirlendi.

SERMAYENİN KORKUSU

Alman burjuvazisi, sermayesi, oligarkları ve partinin sağ kanadı ayağa kalktı. Meclis üyesi Esken ve Kuzey Ren Westfalya eyaletinin eski maliye bakanı Borjans’ın seçilmesinin ülkeye yapılan en büyük kötülük olarak nitelendirenler dahi çıktı. Esken’in geçen yıl attığı “Sosyalizm hakkında olumsuz yargılar kullanan kimselerin hiçbir fikri yok” tweeti gündeme getirilerek “sol korkusu” yayılmaya çalışılıyor. Yeni parti yönetimine saldıranların başında Tony Blair ile birlikte “üçüncü yol” saçmalığını icat eden eski şansölye Gerhard Schröder geliyor. Hartz IV planıyla ülkedeki emek yaşamına tarihin en büyük darbesini vuran, partiyi adım adım sağcılaştırdıktan sonra kapağı Rus enerji şirketlerine danışmanlık yapmaya atan Schröder yalnız değil elbette ki. Partideki sağ, liberal kanadın sözcüsü konumundaki Schröder, üyelerin kararını eleştirdi, parti yönetimini suçladı ve koalisyon kararının bir an önce netleştirilmesini istedi.

HEP BİRLİKTE SALDIRIYORLAR

Alman sermayesinin temsilcilerinden Spiegel’dan Die Welt’e, Bild’den Die Zeit ve Süddeutsche ve FAZ’a kadar bütün bir medya ağız birliği etmişçesine SPD’nin yeni liderliğine saldırmaya başladı. Örneğin Der neue Tag gazetesi “SPD’nin yeni eş başkanları seçildi, Almanya şokta. Büyük koalisyon nereye gidiyor?” başlığını atarken, Mitteldeutsche Zeitung çıkan sonucun partinin önde gelenlerinin yaptıkları yanlış hesaplardan kaynaklandığını iddia edebilme cüretinde bulundu. Neue Osnabrücker Zeitung’un yorumu ise daha küstah: “Amerikalıların Trump’ı var. İngilizlerin Brexit’i... Almanya’nın ise şimdi Saskia Esken ve Norbert Walter-Borjans’ı var. 115 bin üye SPD’nin bu iki kavgacısını seçti.” En büyük korkuları “büyük koalisyon”un dağılacak olması.

Sermayenin dayatmasıyla iki dönemdir kurulan koalisyon Alman sermayesinin gereklerini yerine getirmekten başka bir işleve sahip değil. Koalisyonun artıları Merkel’e yazılırken, yıpranan SPD’nin payına günden güne erime düştü.

MERKEZ SOLDAN MERKEZ SAĞA

Bir zamanlar Avrupa’nın en etkili partisi olan SPD’nin yerinde şimdilerde yeller esiyor. Bunun nedeni tüm Avrupalı sosyal demokratların tutulduğu merkez soldan merkez sağa doğru evrilme hastalığıydı. Kendi geleneğinden, kodlarından kopan, işçi, sendika ve emek hareketiyle bağını koparan parti neoliberal rüzgâra kapılıp sağa açıldıkça taban ve oy kaybetti.

Avrupa ve dünyanın en eski ve köklü sosyal demokrat partisi olan 150 yıllık SPD tarihi bir dönüm noktasında. Partinin fabrika ayarlarına dönerek ayağa kalkması için kongre önemli bir fırsat. SPD aslına dönebilirse kazanacağı çok şey var aksi halde hızla PASOK’laşabilir. Kamuoyu araştırmaları Yeşiller’in ve ırkçı AfD’nin dahi gerisine düştüklerini gösteriyor.

Avrupalı sosyal demokratlar yeni bir başlangıç yapabilir mi? Avrupa dahil dünyanın dört bir tarafında sosyal hareketlerin zirve yaptığı bu siyasal iklimde İngiliz İşçi Partisi’nin de Alman SPD’nin de başarılı olmaması için hiçbir neden yok. Corbyn İngiltere’de değişim dinamiğini harekete geçirdi. Şimdi sıra Alman sosyal demokratlarda.

cukurda-defineci-avi-540867-1.