Google Play Store
App Store

Thüringen eyaletinde başbakan seçilen Bodo Ramelow, Thüringen Eyalet Parlamentosu Başkan Yardımcısı seçiminde AfD adayına oy vererek eleştiri oklarını üzerine çekti. Sol Parti yaptığı açıklamada, "AfD’ye parlamento, medya ve toplum içinde normal bir aktör izlenimi kesinlikle verilmemelidir" dedi

Sol Parti’den aşırı sağcı AfD adayına oy veren Ramelow'a tepki

Fotoğraf: Bodo Ramelow / Facebook

BirGün / ALMANYA

Almanya'nın Thüringen eyaletinde Bodo Ramelow, eyalet başbakanı seçilmesinin ardından, kendisini kutlamak isteyen Thüringen AfD Başkanı, faşist Höcke’nin elini sıkmayıp anti faşistlerin takdirini kazanmıştı. Ramelow bu kez Thüringen Eyalet Parlamentosu Başkan Yardımcısı seçiminde AfD adayına oy vererek eleştiri oklarını üzerine çekti. Sol Parti de Ramelow’u AfD kararı nedeniyle sert şekilde eleştirdi. Açıklamasında AfD’nin demokratik bir parti olmadığının altını çizen Sol Parti, “AfD, aşırı sağcıların partisidir. Antifaşit parti olarak Sol Parti, AfD’nin normalleştirilmesine şiddetle karşı çıkıyor. AfD’ye parlamento, medya ve toplum içinde normal bir aktör izlenimi kesinlikle verilmemelidir” dedi.

“AfD ile hiçbir şekilde işbirliği olmayacak”

Sol Parti açıklamasında şu ifadelere de yer verdi:

“Bu yüzden Bodo Ramelow Thüringen Başbakanı seçildikten sonra Björn Höcke'nin tokalaşma isteğini geri çevirmesi, birçok anti-faşist tarafından algılanan tutarlı bir semboldü. Bodo Ramelow daha sonra açılış konuşmasında çok açık ifadelerle AfD'yi “demokrasi”yi ayaklar altına alan parti” ve ‘kundakçı’ diye niteledi. Bu net duruş, Bodo Ramelow'a demokrasi ve anti-faşizme kendini adamış insanlar arasında büyük saygı kazandırdı.

Sol Parti Yürütme Kurulu, Bodo Ramelow'un sorumlu başbakan olarak ‘Hakim Seçme Komitesi’nin yeniden çalışır hale gelmesi için parlamentoyu çalıştırmak adına bir AfD adayına oy vermesini çok yanlış buluyor. Partimizin AfD ile hiçbir şekilde işbirliği yapmayacağını açıkca teyit ediyoruz. Bunun temeli 24 Ocak 2015'te parti yönetiminin “Doğu Almanya eyaletleri ve çevresinde Sol Parti’nin AfD ile ilişkileri” kararıdır. Biz örneğin hiç bir şekilde ortak önerge vermeyeceğiz, önergelerini kesinlikle desteklemeyeceğiz, ortak açıklama yapmayacağız, personel işlerinde destek vermeyeceğiz ve destek kabul etmeyeceğiz. Sol Parti’nin bütün üyelerinin antifaşist olduğu yönünde en ufak kuşku yoktur. Sol Parti, uzun zamandan beri özellikle son haftalarda AfD’ye karşı mücadele eden antifaşist ve demokratik sivil toplumun bir parçasıdır.”

Wissler: Bodo beni ikna edemedi

Hessen Sol Parti Başkanı Janine Wissler de “Bodo’nun kararı benim için de anlaşılmaz ve acı veriyor. Özellikle de Thüringen’de AfD’ye bu kadar çok mücadele etmişken ve Bodo’nun tartışmasız bir anti-faşist olduğunu bildiğimizde” dedi. Ramelow’un açıklamasının kendini ikna etmediğini belirten Wissler, “Bodo'nun tanımladığı bir "şantaj durumu" şantajcılara ödün verilmek suretiyle çözülemez. Şantajlarında başarılı olanlar durmazlar. Bu onları tekrar şantaj yapmaya teşvik eder. Bu fiil bile AfD'nin önemli bir kuruma seçilemeyeceğini gösteriyor. Bu tür gasp halka açıklanmalı ve reddedilmelidir. Ayrıca neden Thüringen Hakimler ve Savcılar Yasasını değiştirmeye çalışmadığı açık değil. Yasa tüm siyasi grupların Hakim Seçim Kurulu’nda temsil edilmesi gerektiğini şart koşsa da, eyalet parlamentosundaki çoğunluk tarafından değiştirilebilirdi” ifadelerini kullandı.