birgün

14° KAPALI

SİYASET 30.03.2020 22:47

SOL Parti’den Erdoğan'a tepki: Halkın ürettiği kaynaklar nerede?

Erdoğan’ın bağış kampanyasına ilk tepki SOL Parti’den geldi. SOL Parti, “Halkın ürettiği kaynaklar nerede?” diye sordu

SOL Parti’den Erdoğan'a tepki: Halkın ürettiği kaynaklar nerede?

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bu akşam yapılan açıklamaya ilk tepki SOL Parti’den geldi. Erdoğan’ın açıklamasının durumun ciddiyetine uygun somut kararlar bekleyen halk için içi boş vaatler sergilemekten ibaret kaldığını belirten SOL Parti, “Çözüm olarak ‘milli dayanışma kampanyası’ adı altında, bir yardım kampanyasının başlatıldığı açıklanıyor. Soruyoruz, sürekli ne kadar güçlü ve kudretli olduğunu söylediğiniz devlet nerede? Bu devletin kasasında halka ayıracak hiç mi kaynak kalmadı? Ülkenin birikimleri nerelere aktarıldı, kimlerin kasasına boşaltıldı?” diye sordu.

ŞOV YAPMAK YERİNE, ÜLKENİN KAYNAKLARINDAN ELİNİZİ ÇEKİN

SOL Parti tarafından yayımlanan yazılı açıklamada şu ifadeler kaydedildi:

“Halk, sorunları nesnel olarak tespit eden, halkı doğru bilgilendiren bir sorumluluk yerine temelsiz bir böbürlenmeyle karşı karşıya bırakılmıştır.

Bunca zaman içinde, halka ‘Kendi OHAL’inizi ilan edin’ demek dışında adım atılmadı. Risk altında çalışanların beklentileri karşılanmadı. Hayati gereksinmeleri karşılayan sağlık, gıda, temizlik, enerji, iletişim gibi sektörler dışındaki emekçilerin ücretli izine çıkarılma ihtiyaçları yine karşılanmadı.

İktidar, halkın en temel beklentilerine yanıt vermek yerine uzun bir böbürlenmenin ardından ülkeyi getirdiği durumu, adeta iflas bayrağını çekerek ortaya koyuyor. Kurdukları rejim, sağlıktan ekonomiye her yanından tel tel dökülüyor.

Çözüm olarak ise ‘milli dayanışma kampanyası’ adı altında, bir yardım kampanyasının başlatıldığı açıklanıyor. Soruyoruz, sürekli ne kadar güçlü ve kudretli olduğunu söylediğiniz devlet nerede? Bu devletin kasasında halka ayıracak hiç mi kaynak kalmadı? Ülkenin birikimleri nerelere aktarıldı, kimlerin kasasına boşaltıldı?

Hayır! Ülkenin halkın sorunlarına yetecek kaynağı var!

Yandaşlara ihalelerle aktardığınız muslukları kesin!

Saray başta olmak üzere, lüks ve şatafata harcadığınız paraları kısın!

Köprü, otoyol başta olmak üzere garantili ücret ödemesi ile halkın vergilerini şirketlere akıtmayı bırakın!

Lüks araçlarla gezip, lüks otellerde toplantılara para harcayan Diyanet’in bütçesini hemen sağlık hizmetlerine aktarın!

Pek çoğunuzun da sahip olduğu özel hastane zincirlerini kamu hastanesi statüsüne alıp halka açın!

İşsizlik fonunu sadece işçilerin ücretli izin hakkı ve işsiz kalanlar için kullanın!

Birkaç aylık maaşımızı bağışlıyoruz diye şov yapmak yerine, ülkenin kaynaklarından elinizi çekin!”

DERT SALGINA ÇÖZÜM BULMAK DEĞİL

Açıklamada, “İktidarın salgına çözüm bulmak için, bu salgını bile toplumu teslim almak, toplumun demokratik ve yatay örgütlenmeleriyle geliştirdiği, yerel yönetimlerin hayata geçirmeye çalıştığı dayanışma ilişkilerini etkisizleştirmek için kullanıyor. Daha önce 30 ilde valileri süper yetkilerle donatan süreç, şimdi yerel yönetimlerin mali kaynaklarını daraltan, tüm gücü merkezi yönetimde ve kendi atamış memurlarında toplayan bir totaliter noktaya getiriliyor” denildi.

TOPLUMSAL DAYANIŞMA İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM

Açıklamada, bu sağlık krizinde kamucu ve toplumsal dayanışmayı temel alan çözümler bulmak için bir toplumsal seferberlik içinde olmaya devam edileceğinin altı çizilerek,

“Halkın dayanışma ağlarını oluşturmak, halkın acil taleplerini her gün yüksek sesle ortaya koyarak bu krizde halkı korumak için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu eksiksiz yerine getirmek için mücadele edeceğiz.

Bu tel tel dökülen rejimden ülkeyi kurtaracak kamucu, demokratik planlamacı ve toplumsal dayanışmadan yana sol bir alternatifi örmek için halkımızı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Apartmanımızda, sokağımızda, mahallemizde birbirimize sahip çıkalım, dayanışma ağlarımızı kuralım, taleplerimizi birlikte seslendirelim” ifadeleri kaydedildi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız