Google Play Store
App Store

İstanbul Çekmeköy’de bir lisede öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesinin ardından SOL Parti Eğitim Çalışma Grubu yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifası istenirken, öğretmenlere yönelik şiddetin iktidarın politikalarıyla bağlantılı olduğu vurgulandı.

Kaynak: Haber Merkezi
SOL Parti'den öğretmen cinayeti sonrası çağrı: “Yusuf Tekin derhal istifa etmeli”

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği bıçaklı saldırı sonucunda öğretmen Fatma Nur Çelik yaşamını yitirdi. Saldırıda iki öğretmen ve bir öğrencinin yaralandığı olay, eğitim kurumlarında artan şiddet tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Yaşananların ardından SOL Parti Eğitim Çalışma Grubu yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, öğretmenlere yönelik şiddetin münferit olmadığı savunularak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifası istendi. Açıklamada ayrıca eğitim sistemindeki sorunlar ve gençlerin geleceksizleştirilmesine dikkat çekildi.

SOL Parti Eğitim Çalışma Grubu’nun açıklaması şöyle:

"2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrenci yaralandı. Yaralanan öğretmenlerden Fatma Nur Çelik yaşamını kaybetti.

Yaşamını kaybeden Fatma Nur Çelik Öğretmenimizin ailesine, meslektaşlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Acılarını yürekten paylaşıyoruz. Yaralanan öğretmen ve öğrenciye acil şifalar diliyoruz.

Meslekleri, hakları ve yaşamları için mücadele eden öğretmenlerin acısı ortak acımızdır. Bugün alanlarda “Öğretmen Düşmanı Yusuf Tekin İstifa” diyerek yükselttikleri ses de ortak isyanımızdır.

Yaşanan saldırı münferit değildir!

Biliyoruz ki bu saldırıların nedeni, AKP iktidarı boyunca MEB’in başına geçen her bakanın ısrarlı bir biçimde öğretmenleri, öğretmenlik mesleğini hedef gösteren söylem ve politikalara imza atmasıdır.

Öğretmeni bütçeye “yük” olarak gören, kamunun sırtından fonlanmakla suçlayan, ataması yapılmadığı için intihar eden öğretmenleri dahi “ilgi çekmek için intihar ediyorlar” cümleleriyle itham eden bu dil, öğretmene yönelik artan şiddetin de en önemli failidir.

Bozuk eğitim sisteminin tüm eksikliklerini Cimer, Alo 147 ihbar hattı gibi şikayet kanalları üzerinden öğretmenin sırtına yükleyen ve onu sistemin tek suçlusu haline getiren bu politikalar, Fatma Nur Öğretmenimizin aramızdan ayrılmasının da tek sorumlusudur.

Bir neden de geleceksizleştirilmiş gençliktir!

Okulları suç mahalli haline getiren bu iklimin bir boyutu öğretmenlerin kamuoyu önünde sürekli itibarsızlaştırılması ise bir boyutu da yoksullaştırılmış, bütün umutları elinden alınarak geleksizleştirilmiş; çetelerin, mafyaların tetikçisi olmaya itilmiş, tarikatların insafına terk edilmiş bir gençliğin yaratılmış olmasıdır.

Bugün yaşadıklarımız, on yıllardır öngördüğümüz ve uyardığımız üzere, eşit, parasız, laik-bilimsel eğitimdeki yıkımın en önemli sonuçlarından biridir.

Eğitimdeki çöküş, öğretmenlerin ve öğrencilerin hep birlikte kaybettiği; aslında genel olarak toplumun kaybettiği bir iklim yaratmıştır.

Yusuf Tekin’in derdi eğitim değil, laiklik!

Okullarda şiddet ve öğretmenlere saldırı her geçen gün artarken, yol parası olmadığı için okula gidemeyen, karnını doyuramayan, montu, botu olmayan milyonlarca öğrenci varken, okul tuvaletlerine sabun dahi konulamazken, yüzbinlerce öğrenci eğitim hayatından kopmuşken, bugün Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in tek gündemi, okullardaki Ramazan etkinlikleri ve Laiklik Bildirisidir.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci ise “Söylenecek söz yok” demektedir.

Göz göre göre ortaya çıkan bu çöküş tablosunun baş aktörü olan Yusuf Tekin ve Fatma Nur öğretmenimizin ölümü karşısında söyleyecek söz bulamayanlar derhal istifa etmelidir."