SOL Parti Kocaeli'nden ‘Emek Yürüyüşü’ne çağrı: "Emekçilerin birleşik mücadelesi ile Türkiye'yi iş cinayeti ülkesi olmaktan kurtarabiliriz"
Dilovası’nda 7 işçinin yaşamını yitirdiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin SOL Parti Kocaeli İl Örgütü basın açıklaması düzenledi. 21 Aralık’ta SOL Parti’nin çağrısıyla gerçekleştirilecek ‘Emek Yürüyüşü’ne çağrı yapan örgüt, tek adam düzeninin iş cinayetlerini Türkiye’nin kaderi haline getirdiğini belirterek ‘Artık yeter’ dedi.

Ülkenin dört bir yanında işçi ve emekçilerin yaşam haklarının dahi elinden alınmasına tepki gösteren SOL Parti Kocaeli İl Örgütü bugün Gebze’de bir araya geldi. 21 Aralık’ta ülkenin en büyük sanayi kentlerinden olan Kocaeli’nde SOL Parti’nin çağrısıyla gerçekleştirilecek ‘Emek Yürüyüşü’nün bir ayağı olarak bir araya gelen örgüt, Dilovası’nda 3’ü çocuk toplam 7 işçinin yaşamını yitirdiği yangına da dikkat çekerek işçileri ölüme sürükleyen sömürü düzenine ‘Artık Yeter’ dedi.
Yapılan açıklamada, parfüm deposunda meydana gelen iş cinayetinde hayatını kaybeden emekçilerin ailelerine başsağlığı dilendi.
Açıklamayı SOL Parti Kocaeli İl Örgütü adına okuyan Hicran Turan, “İş cinayetlerini Türkiye'nin kaderi haline getiren tek adam düzeni değişmedikçe; çalışma hayatı sermaye sınıfının kar alanı olmaktan çıkarılmadıkça, işçi sağlığı ve iş güvenliği sistemi kökten değiştirilmedikçe, sendikal örgütlenme önündeki yasal ve fiili engeller ortadan kaldırılmadıkça iş cinayetleri son bulmayacak. İşçileri ölüme sürükleyen bu sömürü düzenine ‘artık yeter’. Emekçilerin birleşik mücadelesi ile Türkiye'yi iş cinayeti ve işçi katliamları ülkesi olmaktan kurtarabiliriz” dedi.
Turan, bugün Dilovası’ndan yükselttikleri sesin otoriterleşen rejime karşı; emekleri sömürülen, insanca yaşam hakkı elinden alınan, asgari ücret koşullarında sefalet ücretlerine mahkûm edilen işçilerle, emekçilerle, alın teriyle geçinen milyonlarla birlikte ülkeyi yeniden kurmaya yönelik bir çağrı olduğunu kaydetti.
Turan, açıklamaya şu cümlelerle devam etti: “SOL Parti olarak emek yürüyüşleri kapsamında yüzlerce işçi arkadaşımızın iş cinayetlerine kurban gittiği bu koşullarda başka bir Türkiye başka bir dünya mümkün diyerek sesimizi birlikte yükseltiyoruz”
“Eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı; ekmek, adalet ve insanca yaşam talepleriyle birlikte mücadele etmeye ‘emeğin Türkiye’sini’ birlikte kurmaya çağırıyoruz. Biliyoruz ki bu köhnemiş düzenden, bu tek adam rejiminden ancak birlikte mücadele edersek kurtulabiliriz” ifadelerini kaydeden Örgüt, şu çağrılarda bulundu:
• Kaynakların sermayeye değil; halka, kadınlara, gençlere, çocuklara ve toplumsal ihtiyaçlara ayrıldığı bir ülkeyi hep birlikte kuralım.
• Servet Vergisi olmadan vergide adalet olmaz. Dolaylı vergilerle emekçilerin cebine el uzatan bu düzene son verelim.
• Kaynakların, faize, silaha ve yandaş teşviklerine akmasına son verelim; ülkenin kaynakları eğitime, sağlığa, istihdama aktarılmalıdır. Eğitim, sağlık, yaşlı ve çocuk bakımı gibi temel hizmetler eşit, nitelikli ve tamamen kamusal olmalıdır.
• İşten çıkarmalar yasaklanmalı; çalışma süresi ücret kaybı olmadan düşürülerek yeni istihdam yaratılmalıdır. Güvencesiz çalışma, iş cinayetleri, MESEM sömürüsü ve çocuk işçiliği son bulmalıdır.
• Asgari ücret istisna olmaktan çıkıp genel ücrete dönüşüyor. Grev yasakları ve sendikal engellerle emekçilerin eli kolu bağlanıyor. Örgütlenmenin önündeki tüm engeller kaldırılmalı, grev yasakları sona erdirilmeli, ücretler toplu pazarlıkla belirlenmelidir.
• Asgari ücret belirlenirken yılsonu enflasyonu değil, ortalama enflasyon esas alınmalıdır. Yoksulların gıda ve barınma ağırlıklı harcama sepeti dikkate alınmalı; ücretlere büyümeden refah payı eklenmelidir.
• Asgari ücret açlık sınırının altına düşmemeli; düşerse otomatik olarak artırılmalıdır. Aynı ilke emekli maaşları için de geçerli olmalıdır.
• Elektrik, su, doğalgaz ve internet zamları sınırlandırılmalı; kiralar denetim altına alınmalı; temel gıdada KDV %1’i geçmemelidir.
• Geliri olmayan herkese asgari ücretin yarısı kadar yurttaşlık hakkı geliri verilmelidir. Hiç kimse yoksulluğa ve çaresizliğe mahkûm bırakılmamalıdır.
• Kredi ve kart faizlerine üst sınır getirilmeli; 2 milyondan fazla yurttaşımızın borçları yeniden yapılandırılmalı, borç faizleri tamamen silinmelidir.


