birgün

26° PARÇALI AZ BULUTLU

SOL Parti'nden Sivas Katliamı’nın yıldönümü öncesi çağrı: Laiklik için birleşmek şart

SOL Parti, Madımak Katliamı’nın yıldönümü öncesi ülkedeki gerici baskılara yönelik mücadele çağrısı yaptı. Gerici kuşatmaya vurgu yapılan çağrıda “Sivas’ın ışığına sahip çıkalım, laiklik için birleşelim” denildi.

SİYASET 28.06.2022 06:30
SOL Parti'nden Sivas Katliamı’nın yıldönümü öncesi çağrı: Laiklik için birleşmek şart SOL Parti, tarikatların kapatılması için pek çok kez sokağa çıktı. (Fotoğraf: BirGün)
Abone Ol google-news

Haber Merkezi

İktidar ve gerici odakların laikliğe, seküler yaşam tarzına saldırıları her geçen gün artarken Sivas Katliamı’nın yıldönümü öncesi açıklama yayımlayan SOL Parti, laikliğin ülke için hayati bir öneme sahip olduğuna vurgu yaptı. İktidarın, Cumhuriyet’in ilerici birikimine yaptığı saldırılar, tarikat kadrolaşmaları, eğitimde gericileşme, dinin suiistimal edilmesi gibi başlıklarda laiklik için mücadele edilmesi için çağrı yapılan açıklamada, “Türkiye siyasal İslamcı faşist rejim altında tam bir karanlığa boğulmuş durumda. Laiklik başta gelmek üzere Cumhuriyet’in ilerici kazanımlarını yok eden karşı-devrim sürecinin sonunda bu karanlık yaratıldı. Tarikat, cemaat ve İslamcı kadroların devleti paylaştığı, şeriatçı azgın azınlığın başta kadınlar gelmek üzere tüm toplumu tehdit ettiği bu dinci, mezhepçi zorbalık karşısında SOL Parti laikliği kazanmakta kararlıdır” denildi.

“2 Temmuz’da, Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde, Sivas’ın ışığına sahip çıkma sorumluluğu ile ülkemizin tüm ilerici, demokrat insanlarını bu gerici rejime son vermek ve laikliği kazanmak için mücadeleye çağırıyoruz” ifadelerinin yer aldığı açıklamada SOL Parti’nin dikkat çektiği talep ve mücadele yöntemleri şöyle sıralandı:

•Türkiye’nin geleceği, yeni siyasal zemin mutlaka ve mutlaka laiklik temeli üzerinde kurulmalıdır. Dinin devlet işlerini ve toplumsal hayatı düzenlemeye yönelik her tür müdahalesi son bulmalıdır. Aleviler başta olmak üzere bütün farklı din, mezhep ve inanç odaklarının özgürce inançlarını yaşayabilmeleri güvence altına alınmalıdır.

•Tarikat, cemaatler ve tüm gerici örgütlenmelerin devlet içindeki kadroları dağıtılmalıdır. Tarikat ve cemaat okulları ve yurtları kapatılmalı, devlete ait yurtlar ile özel yurtlarda kalan öğrenciler üzerindeki dinci baskılar, zorlamalar, müdahaleler derhal son bulmalıdır. İntiharlara kadar varan sonuçları olan bu zulmün müsebbipleri derhal yargılanmalıdır.

TARİKATLER KAPATILSIN

•Kendi hiziplerine çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal şeyleri istismar eden tarikat ve cemaatler derhal kapatılmalı, bunların hiçbir şekil ya da ad altında örgütlenmesi kabul edilmemelidir. Tarikat ve cemaatlerin kamu yaşamına müdahale niteliğindeki tüm faaliyetlerine son verilmelidir.

•Eğitim kurumlarında günaşırı artırılan dinci baskılar son bulmalı, müfredat laiklik ilkesine uygun olarak yeniden düzenlenmelidir. Öğrenciler her gün mantar gibi türeyen imam-hatip okullarına gitmeye zorlanmamalı, Alevilik başta olmak üzere pek çok farklı inancı dışlayarak Sünni İslam’ı merkeze alan zorunlu din eğitimi son bulmalıdır.

•Devlet bütün dinler, mezhepler ve inançlardan kendisini ayırmalı ve hepsiyle eşit uzaklıkta durmalı, kamu kaynaklarından özel teşvikte bulunmamalı, devlet işleri ile din işlerinin birbirinden ayrı tutulması özenle korunmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetvalarla toplumsal hayatı düzenlemeye yönelik faaliyetlerine son verilmelidir.

•Pek çok vali, rektör ya da yerel yönetici tarafından “hassasiyet” söylemine dayanarak uygulanan yasaklara son verilmeli, devletin yetkileri dinci aktörlerin keyfi kısıtlamaları için kullanılmamalıdır. Kültür üretimine ve farklı yaşam tarzlarına yönelik, adeta şeriat provası niteliğindeki gövde gösterilerine, gündelik hayatı baskı altına alan dinci zorbalığa asla göz yumulmamalıdır.

•Kadınlara yönelik şiddet ve ayrımcılığı besleyen gerici kuşatmaya son verilerek, İstanbul Sözleşmesi’nden Medeni Kanun’a kadınların kazanılmış haklarına yönelik her tür saldırı sonlandırılmalıdır.

NE OLMUŞTU?

2 Temmuz 1993 yılında Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’ni gericiler tekbir getirerek ateşe verdi. Otelin içinde bulunan 33 şair, yazar, sanatçı ve aydın katledildi. Alevi örgütleri temsilcileri, katliam davası avukatları, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve HDP Ankara İl Örgütü de geçen hafta katliamın 29’uncu yılı için Ankara ve Sivas’ta yapılacak anma törenine çağrı yaptı. Çağrıda "Adalet için mücadele edeceğiz" denildi.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol