birgün

23° AÇIK

DÜNYA 10.12.2019 04:00

Sola, daha sola

Malum, sosyal demokrasi krizde. Hem de uzunca bir süredir. Yaşanılan buhran atlatılabilmiş değil. Ancak çeşitli arayışlar söz konusu. Bunun en somut adımlarını İngiltere ve Almanya örneklerinde görüyoruz. Blair-Schröder ikilisinin “üçüncü yol” saçmalığıyla mezarını kazdığı sosyal demokratlar üzerlerindeki ölü toprağını eşelemeye başladılar. İngiliz İşçi Partisi’nin ardından Alman Sosyal Demokrat Parti’nin de dümeni sola kırması “yaşlı kıta”da farklı bir heyecan yarattı.

İki köklü sosyal demokrat partinin silkelenmesi her iki ülkede de egemenlerin uykularını kaçırmaya yetti. İşçi Partisi’nin Jeremy Corbyn liderliğindeki “umut manifestosu” iki gün sonraki seçimde iktidarı getirmeye yetmeyecek belki ama Tony Blair’in harabeye çevirdiği sosyal demokratlara şimdiden farklı bir çehre kazandırmaya yetti. En azından neo liberalizmin kalesinde kamucu politikaların yeniden tartışılmasını sağladı, on yıllar sonra ilk kez yeniden iktidar alternatifi olabildiğini gösterdi.

Corbyn’in yarattığı “pembe dalga”nın ulaştığı Almanya’ya da dünyanın en köklü sosyal demokrat partilerinden SPD dümeni sola kırdı. Koalisyon hükümetinin ortağı Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD), hafta sonundaki kongresinde yönetim değişti. Norbert Walter-Borjans ve Saskia Esken eş genel başkanlığa seçilirken sosyal demokratlar, Gerhard Schröder öncesi döneme yani öze dönme arayışında.

Yeni bir çağa doğru

“Yeni çağa doğru” sloganıyla gidilen SPD kongresinde eş başkanlar Walter-Borjans ve Esker de konuşmalarında partinin geçmiş kökenlerine yani fabrika ayarlarına dönüş yapmasını dile getirdiler. Ancak SPD’yi zor günler bekliyor. Partideki sağ kanadın basıncı altındaki sol kanadın arkasında sıkı sıkıya kenetlenmiş bir parti yok. Tam tersine derin bir bölünme var.

SPD ilk olarak neo liberal politikaların partiden kaçırdığı işçilerin, sendikaların, kitle örgütlerinin yeniden kazanılmasının peşinde. Bunun için de emekten, eşitlikten, gelir adaletinden yana politikalar uygulamak, sola, daha sola yelken açmaktan başka çıkar yolu yok. Ancak bunun nasıl olacağına dair somut göstergeler de yok. Neue Osnabrücker Zeitung’dada değinildiği gibi “SPD’nin kaybettiği seçmeni ve güveni nasıl geri kazanacağına dair bir işaret görmek mümkün değil. Uyumlu görünen vitrinin ardında partideki bölünmüşlük sürüyor. Partinin sola kayışını savunanlarla pragmatistlerin uzlaşmaz bir şekilde karşı karşıya geldiği görülüyor.” Sosyalist Junge Welt “Patient am Krankenbett” başlıklı yorumda sola kırılan dümeni yetersiz görüp SPD’ye yataktaki hasta muamelesi çekse de, Berlin Kongresi “kapitalizmin başucunda bir doktor” olarak rolünü her zaman sevmiş sosyal demokratların bir tür geri dönüş başlattığını da kabul ediyor. Bir diğer sol gazete Neues Deutschland da kongrede SPD’nin rotasını yeniden tanımladığını ve kendisini “yeni çağın” ruhuna uygun organize etmek için adımlar attığına dikkat çekiyor.

Sosyalist sol da tartışıyor

Krizde olan sadece sosyal demokrasi değil. Sosyal demokrasinin daha solunda da benzer bir tıkanmışlık söz konusu. Alman Sol Parti, Fransız De Gauche, İtalyan Rifondazione, İspanyol Birleşik Sol ve daha niceleri de ciddi bir sorgulama arayışında. Neo liberal kapitalist sistemin yol açtığı tahribata karşı dünyanın dört bir tarafında açlık, yoksulluk, adaletsizlik derinleşirken bu elverişli siyasal iklimin fırsata çevrilememesi büyük bir tartışma nedeni. Kitleler sokaklara çıkıp baş kaldırırken, “Neden sol yükselemiyor?, Neden sol değil de aşırı sağ yükseliyor?” sorularına yanıtlar aranıyor. Solun atıl kalması nedeniyle, sağ, aşırı sağın yükselmesi sorgulanıyor.


Cesaret, daha fazla cesaret


Sosyal demokratların da sosyalist solun da yaşadığımız çağın zorluklarına çözümler formüle etmesi acil bir zorunluluk. Etkili olabilmek için de solun tüm bileşenlerinin kendilerini her anlamda yenilemesi kaçınılmaz. Benzer bir arayış, yeniliğe ve arınarak güçlenmeye bu toprakların da ihtiyacı var. Emekten, özgürlükten, bağımsızlıktan, laiklikten, soldan yana “yeni çağ”ın ruhuna uygun bir örgütlenme, strateji ve politikalarla yine, yeniden yollara düşme vakti. Siyasal İslamcıların da kapitalist yağma düzeninin de derinleşen krizinde güçlü bir çıkış yapmak için bütün koşullar mevcut. Cesaret ve harekete geçme zamanı.

cukurda-defineci-avi-540867-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız