Google Play Store
App Store

Solun kendi içinde büyük bir kavgaya tutuştuğu Bolivya’da başkanlık seçimlerinin ilk turundan sağcılar çıktı. İktidar partisi Sosyalizme Doğru Hareket büyük yenilgi yaşarken 20 yıl sonra ülke sağa teslim edilmiş oldu.

Solun iç çatışması sağı iktidara taşıdı
19 Ekim’de yapılacak ikinci tur seçimde sağcı adaylar Paz ve Quiroga yarışacak. (Fotoğraf: AA)

Atahan UĞUR

Güney Amerika ülkesi Bolivya’da düzenlenen devlet başkanlığı seçiminin birinci turundan sağcılar çıktı. 20 yıldır Sosyalizme Doğru Hareket (MAS) partisinin iktidarda olduğu ülkede solun adayları hezimet yaşadı. Merkez sağın adayı Senatör Rodrigo Paz oyların yüzde 31’ini alarak seçim yarışını önde tamamladı.

1989-1993 yılları arasında ülkeyi yöneten eski Devlet Başkanı Jaime Paz Zamora’nın oğlu olan 57 yaşındaki Paz, ikinci turun da favorisi olarak gösteriliyor. Eski Devlet Başkanı sağcı muhafazakâr Jorge "Tuto" Quiroga da oyların yüzde 27’sini alırken liberal iş insanı Samuel Doria Medina da yüzde 20,2 ile yarışı üçüncü sırada bitirdi.  Medina ikinci turda Rodrigo Paz’ı destekleyeceğini duyurdu.

SOLUN BÜYÜK HEZİMETİ

Sosyalizme Doğru Hareket’in (Movimiento al Socialismo MAS) adayı, eski İçişleri Bakanı Eduardo del Castillo sadece yüzde 3,2 oy alabildi. Senato Başkanı Andronico Rodriguez yüzde 8,2 oranında oy aldı. 2020’deki seçimde MAS’ın adayı Luis Arce, yüzde 55 oy alarak ilk turda Devlet Başkanı seçilmeyi başarmıştı.

Solun ağır yenilgisinin arka planında ülkedeki ağır ekonomik krizle beraber solun kendi içindeki bölünmesi rol oynadı. Seçimlere katılımı yüksek mahkeme tarafından reddedilen eski devlet Başkanı Morales ile halefi mevcut başkan Luis Arce arasındaki çatışma solu ikiye böldü. Morales, destekçilerine geçersiz oy kullanmaları çağrısında bulunmuştu ve bu stratejisi sonucunda yüzde 19 oranında geçersiz oy ortaya çıktı. Bu oran, Bolivya seçimlerinde genellikle yüzde 5’in altında olan tarihi ortalamanın çok üzerinde. Yüksek enflasyon, temel gıda kıtlığı, işsizlik ve bütçe açıkları, iktidardaki MAS’ın toplumsal desteğini hızla aşındırdı. Latin Amerika’daki sağ dalgayla birleşen bu tablo sonrasında Arjantin’in ardından Bolivya da sağa dümen kırmış oldu. Ağır yenilginin ardından açıklama yapan Morales, "Protestomuz duyuldu: Halk, siyasette yozlaşan ve en mütevazı insanlara ihanet edenlere de açık bir mesaj gönderdi. Bolivya, kayırmacı bir adalet sistemiyle özelleştirme veya zulüm istemiyor. Bolivya ekonomik toparlanma, istikrar, büyüme ve daha fazla demokrasi talep ediyor” dedi.

MAS’ın genç kuşak liderlerinden Senato Başkanı Andrónico Rodríguez ise “Ne yazık ki, halk hareketinin bazı liderleri ve liderleri için kendi kaprisleri, gururları ve asılsız suçlamaları ön plana çıktı. Güçlerinin körlüğüyle, sanki biz can düşmanlarıymışız gibi, bize karşı amansız bir savaş yürüttüler, gerçek siyasi düşmanlarını unuttular, daha doğrusu onlara yol açtılar” ifadelerine yer verdi.

∗∗∗

DR. ERTAN EROL: SONUÇLAR, BEKLENEN BİR DURUMDU

Aslında beklenen bir sonuçtu. Çünkü Bolivya yaklaşık iki yıldır bir politik kriz yaşıyor. Bu politik kriz, ekonomik krizle birlikte daha da derinleşti. MAS, yani yerlilerin ve Evo Morales’in partisi, uzun zamandır ikiye bölünmüştü. Mevcut başkan ile darbe sürecinde ülkeyi terk etmek zorunda kalan Morales arasında ciddi bir ayrışma vardı. Bu nedenle ortaya çıkan sonuç sürpriz olmadı. Hatta benim Evrensel’deki yazılarıma bakarsanız, yaklaşık bir-iki yıldır böyle bir tablonun oluşacağı görülüyordu. Dolayısıyla seçim sonuçları şaşırtıcı değil diyebilirim.

Morales’in amacı, yerlilerin, madencilerin ve köylülerin oylarının tek bir adayda birleşmesini engellemekti. Böylece ikinci turda o adayın desteklenmesinin önünü kapatmak istedi. Bu açıdan bakıldığında başarılı oldu diyebiliriz. Kendisi seçimlere giremedi, çünkü hukuki engeller vardı. Bu nedenle “aday olamıyorsam, partiyi de kontrol edemiyorsam o zaman masayı dağıtırım” anlayışıyla hareket etti. Bunu başardığını söyleyebiliriz. Fakat bu aynı zamanda bir Pirus zaferi de olabilir. Çünkü bundan sonra nasıl bir süreç yaşanacağını bilmiyoruz. MAS yirmi yıllık iktidarını kaybetti. Yeni bir iktidar kurulacak ama hangi adayın kazanacağı, hangi ittifakların oluşacağı belirsiz. Ayrıca MAS’ın bu yirmi yıllık iktidarının muhasebesi de gündeme gelebilir. Hatırlarsanız 2019’da bir darbe yaşanmıştı. Bolivya zaten etnik ve sosyokültürel olarak bölünmüş bir ülke. Yerlilerin ve madencilerin nüfus içindeki ağırlığı yüzde 60 civarında. Seçmenlerin yaklaşık yüzde 40’ını ise 18-35 yaş arasındaki gençler oluşturuyor. Ancak bu genç seçmenlere alternatif bir yol sunulamadı ve sol onları kaybetti. Bu nedenle yerli hareketi, madenciler ve gençler açısından zor bir dönem başlayabilir. Çünkü MAS’ın yirmi yıllık iktidarı sadece ekonomik kazanımlar getirmedi; aynı zamanda kültürel ve politik düzeyde plurinasyonal, yani çok uluslu ve çok etnisiteli bir devlet tahayyülünü de gündeme getirmişti. Şimdi bu kazanımlardan geri dönüş söz konusu olabilir.

Bu seçim sonuçlarının sorumlusu Arce ve Morales’in hatalarıdır.