Somaliland gerilimi
Ortadoğu’yu dizayn etmeyi sürdüren İsrail, Afrika Boynuzu’na da uzandı. Tel Aviv, Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi’nin kapsama alanındaki Somaliland’ı resmen tanıdı. Netanyahu’nun bu adımı Doğu Afrika’da tansiyonu yükseltirken İsrail’e tepki ise büyük.

DIŞ HABERLER SERVİSİ
İsrail, Ortadoğu’nun ardından Doğu Afrika’yı da karıştırdı. İsrail, 1990’ların başlarından itibaren Somali’den ayrılarak tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Somaliland’ı tanıyan ilk ülke oldu.
Başbakan Binyamin Netanyahu, önceki akşam Somaliland lideri Muhammed Abdullahi ile telefonda görüntülü olarak konuşarak tanıma kararını resmen imzaladı.
‘ABRAHAM ANLAŞMASI RUHUNA UYGUN’
Tanıma kararının “Abraham Anlaşmaları ruhuna uygun" olduğunu savunan Netanyahu, İsrail’in Somaliland ile her alanda "acil iş birliği" kurmak istediğini duyurdu. Abdullahi’ye İsrail’i ziyaret etme çağrısı yaptı. Abdullahi de Netanyahu’ya teşekkür etti, Somaliland’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılacağını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump ise Washington’ın da benzer bir hamle yapıp yapmayacağına ilişkin soruya şimdilik "Hayır" yanıtını verdi. Trump, "Gerçekten de Somaliland’ın ne olduğunu bilen var mı?" diye konuştu.
ADETA BOMBANIN PİMİNİ ÇEKTİ
İsrail’in tanıma kararı Ortadoğu ve Doğu Afrika’yı karıştırdı. 1991’deki iç savaşın ardından istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Somali’de Mogadişu merkezli federal yönetimin başbakanı Hamza Abdi Barre, İsrail’in tanıma kararının ülkesinin egemenliğine bir saldırı olduğunu söyledi.
Mogadişu yönetimi Somali’nin egemenliği, ulusal birliği ve toprak bütünlüğünün, Somali Federal Cumhuriyeti Anayasası, BM Şartı ve Afrika Birliği Kurucu Senedi’nde güvence altına alındığını vurguladı. İsrail’in bu adımı kınanırken Somali’nin tek ve bölünmez bir egemen devlet olduğu kaydedildi.
Ülke toprakları üzerinde yabancı askeri üs kurulmasına veya ülkeyi vekalet savaşlarına sürükleyecek herhangi bir düzenlemeye izin verilmeyeceğine işaret edilen açıklamada, bu tür girişimlerin Afrika Boynuzu, Kızıldeniz ve Aden Körfezi çevresinde barış ve istikrarı tehdit ettiği, Eş-Şebab ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin bu durumdan faydalanabileceği uyarısında bulunuldu.
ANKARA VE AFRİKA’DAN TEPKİ GELDİ
Tanıma kararına Afrika Birliği, Arap Ligi, Türkiye, Mısır ve pek çok ülkeden sert tepki geldi. Türkiye, Mısır ve Cibuti dışişleri bakanlarının ortak görüşmesine ilişkin yapılan açıklamada, "Bakanlar, İsrail’in Somaliland bölgesini tanımasını tümüyle reddetti ve kınadı. Somali’nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam desteklerini vurguladı" denildi. Ankara’dan yapılan ikinci açıklamada da İsrail’in bu adımının Somali’nin iç işlerine açık bir müdahale niteliği taşıdığını söyledi.
YENİ ÇATIŞMALARI KÖRÜKLEYECEK
Arap Ligi Genel Sekreteri Ahmed Aboul Gheit, İsrail’in bu adımının "uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve toprak bütünlüğü ile devletlerin bağımsızlığı ilkesinin hiçe sayılması anlamına geldiğini" ifade etti.
Uluslararası tanınırlığı olan 55 Afrika ülkesini temsil eden Afrika Birliği de Somali’nin birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü baltalamaya yönelik her girişiminin kıta genelinde barış ve istikrar açısından geniş kapsamlı sonuçlar doğurabilecek "tehlikeli bir emsal" oluşturma riski taşıdığı konusunda uyarıda bulundu.
Katar, Bahreyn, Umman ve Suudi Arabistan’ın da aralarında olduğu altı ülkeden oluşan Körfez İşbirliği Konseyi’nden de tepki var. Açıklamada İsrail’in adımı "uluslararası hukuk ilkelerinin ciddi bir ihlali ve Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne açık bir tecavüz" olarak nitelendi.
34 YILDIR SÜREN İSTİKRARSIZLIK
Konseyin Genel Sekreteri Jasem Mohamed Albudaiwi, "Bu tanıma, Afrika Boynuzu bölgesindeki istikrarın temellerini sarsacak ve daha fazla gerilim ve çatışmaya kapı açacak tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir" dedi.
Yaklaşık 34 sene önce bağımsızlığını ilan etse de bugüne kadar hiçbir ülke Somaliland’ı ülke tanımadı.
Bu yıl Nisan ayında İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, süreci başlatan bir görüşme için Somalilandlı liderlerle ilk kez bir araya geldi.
Somalilandlı yetkililer, Gazze’deki Filistinlilerin kendi bölgelerine transferi konusunda ABD veya İsrail’den bir teklif aldıklarını yalanlamıştı.
TÜRKİYE’NİN AFRİKA KAPISI
Somali Türkiye için de büyük bir öneme sahip. Türkiye’nin Afrika’ya açılan kapısı olan Somali, jeopolitik ve jeostratejik bir önemde. Türkiye 2011’den bu yana Somali ile siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerini geliştiriyor.
Ankara ile Mogadişu arasında geçen yıl imzalanan "Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması" ile ilişkiler başka bir boyuta evrildi. Anlaşmaya göre, Mogadişu’da kapsamlı bir askeri üssü bulunan Türkiye, Somali karasularını 10 yıl boyunca koruyacak. Türkiye Somali açıklarında petrol ve doğal gaz arama çalışmaları da yürütüyor.
ETİYOPYA VE İSRAİL İLE YARIŞ
Türkiye Somali’de İsrail, Etiyopya ve BAE ile açık bir rekabet halinde. Türkiye’nin anlaşması öncesi Etiyopya, Somaliland ile 1 Ocak 2024’te deniz üssü kurma amacıyla bir anlaşma imzalamıştı. Etiyopya, öncesinde ise radikal İslamcı gruplarla çatışmak amacıyla Mogadişu yönetiminin tepkisine rağmen Somali’nin güneyine girmişti.
Somaliland’ın son yıllarda Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerle yaptığı büyük enerji anlaşmaları Somali ile gerilimi tırmandırmıştı.
İsrail kanalı Channel 12’ye göre İsrail’le Somaliland arasındaki gizli temaslar aylar önce başladı. İsrail, çatışmaların sürdüğü Gazze Şeridi’nden Filistinlileri ülkelerine almayı kabul edecek ülke arayışındaydı.
Times of Israel’in haberine göre, İsrail’in Somaliland’da temasının en önemli nedenlerinden birisi, bölgenin Yemen’e yakınlığı. Somaliland topraklarına ve hava sahasına erişimin İsrail’e, İran tarafından desteklenen Husi milisleri daha iyi gözlemleme ve gerektiğinde saldırma imkanı vereceği belirtiliyor. Husiler İsrail’e ait hedeflere ve özellikle Gazze’de savaşın başlamasından bu yana İsrail’le ilişkisi olduğu düşünülen ticari gemileri vuruyor.
Ağustos ayında, Teksaslı Cumhuriyetçi senatör Ted Cruz, Başkan Donald Trump’a bir mektup yazarak Somaliland’ı resmen tanıması çağrısında bulundu.
***

***
35 YILDIR SÜREN İSTİKRARSIZLIK
Somali, 1991’de Başkan Mohamed Siyad Barre’nin devrilmesinin ardından iç savaşa sürüklendi. 1992’de ABD ve uluslararası güçler müdahale etti. ABD ve BM barış gücü 1995’de çekildi. Merkezi yönetimin olmadığı ülkede Somaliland, Putland ve Somali üç ayrı yönetim oluşturuyor.
***
İSRAİL’İN TANIMA KARARI TRUMP 2.0 DOKTRİNİ İLE KOORDİNELİ BİR ADIM

Prof. Dr. Oktay BİNGÖL
İsrail’in Somaliland’ı tanıma hamlesinin ABD ve Körfez ülkeleri -Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan- ile koordineli olduğunu belirtmek gerek. ABD’nin, perde arkasında bu hamleye olur verdiğini düşünüyorum. Bu yılın başlarında ABD’nin, Çin’in Cibuti gibi ülkeler başta olmak üzere Afrika Boynuzu’ndaki ülkelerde artan etkinliğini sınırlamak ve Yemen’deki savaşa yönelik kalıcı bir platform sağlamak için Somaliland’ı tanıyacağı güvenilir Batılı kaynaklara yansımış ve bir süre tartışılmıştı. Sonrasında konu gündemden düştü.
ÇİN VE YEMEN FAKTÖRÜ
Diğer taraftan bu yıl aralık başında açıklanan Trump 2.0 Doktrini’nde (ABD Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi) ABD’nin Süveyş ve Kızıldeniz geçişlerini, denizlerde hakimiyetinin devam etmesini ve Çin’in dengelenmesini önceliklendirdiğini açıkça gördük. Bu aslında Kızıldeniz geçişine tehdit teşkil eden Yemen Husilerine karşı savaşı da önceliklendiriyordu. ABD bu aşamada Somaliland’ı kendisi doğrudan tanımak istemedi. Bunun iki nedeni var. Birincisi Gazze Barış girişiminde ihtiyaç duyduğu ve Somali ile iyi ilişkilileri olan Mısır ve Türkiye’yi karşısına almak istememesi. İkincisi ise Somali’deki IŞİD uzantılarına karşı mücadelesinde bu aşamada Somali hükümetine ihtiyaç duyuyor olması ve bunu riske etmek istememesi.
Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) gelince şunları tespit etmek gerekir. BAE, 2014 yılında Yemen’deki savaşın başlamasından bu yana Husiler’e karşı koymak için Afrika Boynuzu’ndaki etkisini genişletmeye çalışıyor. 2016 yılında Somaliland’ın Berbera şehrinde bir liman geliştirmeye başladı, sonrasında limana bir deniz ve hava üssü eklendi. BAE bu üssü 2018’den beri Yemen içindeki saldırılar için kullanılıyor. Üs muhtemelen ABD tarafından da kullanılıyor olabilir. Limandaki askeri genişleme devam ediyor, yeni uçak hangarları inşa ediliyor. 2020 yılında İbrahim (Abraham) Anlaşmaları kapsamında İsrail ile ilişkilerini normalleştiren BAE o tarihten beri Somaliland ve İsrail arasında bir anlaşma sağlamak için çalışıyordu. İsrail böylece 2010 yılından beri resmen tanımaya çalıştığı Somaliland’ı için ikinci kaldıracı yakalamış oldu.
İLERİ KARAKOL OLACAK
Somaliland toprakları, İsrail açısından birden fazla görev için ileri üs görevi görebilir: Husilerin silahlanma çabalarının istihbarat takibi, Yemen’in meşru hükümetine lojistik destek, Husilere karşı doğrudan operasyonlar için bir platform. ABD ise Çin’i sınırlayıp bir süre sonra Somaliland’ı kendisi de tanıyabilir. ABD aynı zamanda genişletmeye çalıştığı İbrahim Anlaşmalarına sessiz sedasız bir katılımcı daha dahil etmiş oldu.
İsrail’in bu hamlesi Somali’ye açılımı yapan, enerji, balıkçılık ve alt yapı işlerinde yatırımları ve projeleri bulunan Türkiye’yi olumsuz etkiler. Ancak daha önemli konu Somali ile Türkiye ile Güvenlik ve Savunma İşbirliği Anlaşması, bu kapsamda Somali’deki Türk askeri varlığı ve Somali güvenlik birimlerine verilen eğitim desteğidir. İsrail’in BAE ile birlikte Somaliland ile benzer anlaşmaları yapıp benzer faaliyetlere girişmesi ise yeni krizlere, askeri ve siyasi gerginliklere yol açabilecektir. Bu itibarla bu konu Türkiye-İsrail arasındaki sorunlu dosyalara bir yenisini ekliyor.
Bununla birlikte Türkiye’nin ve İsrail’in etki alanından ziyade ilgi alanında yer alan Somailand-Somali hattının iki ilke için de birinci öncelikli (örneğin Suriye) çıkar alanı olmadığını düşünüyorum.
SURİYE’DEN TAŞAN GERİLİM
Aslında Somaliland üzerinden iki ülke arasında Suriye’ye odaklanmış yüksek gerginlik algısının kısmen farklılaşacağını düşünüyorum. İki ülke arasında söylemsel sertliklerin ötesinde askeri krizi olası görmüyorum. Bu hamlenin Türk-ABD ilişkilerine etkisinin ise iki taraf arasındaki mevcut ağırlıklı konuların çözümü beklentisi nedeniyle minimal kalacağını değerlendiriyorum. İsrail’in bu hamlesi, tanımaya karşı aynı tepkiyi gösteren Mısır ve Türkiye arasında, son dönmede normalleşmeye doğru seyreden ilişkilere nispi olumlu bir katkı yapabilir ancak radikal bir dönüşümüm beklemeli. Mısır her koşulda ABD-İsrail hattına yakın konumlanmaya devam edecektir.


