Son durak: Gasılhane
Kuyumcuyken dükkânı soyulunca ölü yıkayıcısı olan Ahmet Abi ‘Başıma ne geldiyse canlıdan geldi, en çok onlardan korkarım’ diyor

Gazi Mahallesi deyince aklımıza barikatlar, polis saldırısı ve sabah operasyonları geliyor. Çoğu insan için ‘uzaktan izlediği’ bir mahalle olan Gazi’nin her an çatışabilecek enerjisi ve örgütlülüğü var. Çok klasik olacak ama burada yaşayan her insanın hayatından en az bir roman ve film çıkar. Bu hafta Gassal, yani ölü yıkayıcısıyla röportaj yapmaya gittiğimde tanıştığım Ahmet Abi bu insanlardan biri. Beş yıl öncesine kadar kuyumcu işleten Ahmet Abi huzurlu bir hayat sürüyormuş; kuyumcusu soyulup borç batağına sürüklenene kadar. Uzun süre işsiz kalıp sonunda Gazi Mahallesi Cem Evi’nin gasılhanesinde ölü yıkayıcı olarak iş buluyor. Herkesin korktuğu bir yer olan gasılhaneye bir ölünün nasıl yıkandığını öğrenmek için giriyoruz.
Ahmet Abi senin hikâyen başlı başına bir film konusu ama buraya Gassallığı konuşmak için geldim. Önce kısaca şu kuyumcu soygunundan bahsedebilir misin?
Bundan beş yıl öncesine kadar aslında hayatımda her şey normal gidiyordu. Bir gece dükkânım soyuldu ve hayatım alt üst oldu. Kuyumculukta sergilediğin malların hepsi senin değildir. O yüzden soygun yaşandıktan sonra uzun bir süre büyük borçlar ödedim.
Kamera kayıtları yok muydu? Yakalanmadı mı soygunu yapanlar?
Aslında benden çalınan malların hangi kuyumculara kaçar tane satıldığının listesi bile var, ama nedense yakalanmadılar. Uzun bir süre ben de peşine düştüm ama artık hiçbir umudum kalmadı.
Peki kuyumculuktan ölü yıkayıcılığına nasıl geçiş yaptın?
Aslında bu bilinçli bir tercih değildi. Soygun olduktan sonra uzun bir süre iş aradım ama bulamadım. Bu yaştan sonra bir kuyumcunun yanına girip çalışamazdım. Benim beş çocuğum var, onlara ve aileme karşı sorumluluğum olduğu için uzun süre sonra bu mesleği bulup işe girdim.
Çok etkilendiğin bir cenaze var mı?
Ben genelde soğukkanlı bir insan olduğum için bu işi yapmaya başladığımdan beri normal bir iş yapıyormuşum gibi geliyor. Ama çocukların cenazelerinde çok zorlanıyorum. Gelen cenazelerin hikâyelerini de bildiğimiz için çok etkilendiğimiz cenazeler oluyor. Bir de babamın cenazesini yıkayamamıştım. Herkes kendi ölüsüne ağlıyor.
Hiç korkmuyor musun Ahmet Abi, rüyalarına girmiyor mu cesetler?
Valla kardeşim bu ülkede başıma ne bela geldiyse hep canlılardan geldi. Hayatımı alt üst edenler, malımı çalanlar hep canlılardı. O yüzden ölülerden değil, canlılardan korkuyorum. Hep canlı kötüler rüyalarıma giriyor. Ölüden korkmuyorum.
UMARIM YAKINDA KARŞILAŞMAYIZ
Neden seni işe aldılar?
Benim Kur’an ve dua bilgim vardı. Her önüne gelenin yapabileceği bir meslek değildir bu, yıkama işleminde dua okumak gerekiyor. Bilgim olduğu için de en son tercih bu işe girebildim.
Bir cenaze nasıl yıkanıyor teknik olarak anlatır mısın?
Öncelikle cenazenin abdestini aldırırız. Sonra üç sefer sağ tarafını sabunlu su ile yıkıyoruz. Sonra sırtını çevirip yine üç sefer sabunlu su ile yıkayıp duruluyoruz. Son olarak aynı işlem sol tarafına ve ayaklarına da uygulanır.
Cenazeler sıcak suyla mı yıkanıyor, yıkarken sünger kullanıyor musunuz?
Cenazeler daima ılık su ile yıkanır. Çok sıcak veya soğuk su kullanılmaz. Biz sabun ve sünger kullanıyoruz ama büyük gasılhanelerde genelde sabunlu su yapılıp uzaktan dökülüyor sonra durulanıyor. Biz en eski usüllerle yıkıyoruz cenazeyi eğer cenaze sağlam durumdaysa. Sonra da kullandığımız sabunu ve süngerleri atıyoruz. Burada kullanılan her ürün tek kullanımlıktır.
Cenaze sağlam durumdaysa ne demek?
Buraya dağda kimyasal silahlarla öldürülmüş gerilla cenazeleri de geliyor. Öldüğü günler sonra anlaşılan cenazelerde, böyle cenazelerin derisi hassaslaştığı için süngerle yıkamıyoruz. Sabunlu su döküp ılık su ile yıkayıp, naylona sarıp öyle kefenliyoruz.
Cenaze yıkandıktan sonra hemen kefenleyip cenaze sahiplerine teslim mi ediliyor? Yoksa ailenin son kez görmesine izin veriliyor mu?
Cenaze yıkanıp, abdest aldırıldıktan sonra mevtanın uzuvları görünmeyecek şekilde bir havlu ile örtülür. Sonrasında ailesinden görmek isteyen içeri girip helallik suyu döker. Ailesi dışarı çıktıktan sonra cenazeye tekrar abdest aldırılır, sonra kefenlenir.
Ahmet Abi, kefenleme işleminden de biraz bahseder misin?
Bütün anlattığım işlem bittikten sonra cenazeye ahiret gömleği giydirilir. Sonra ailesinin tercihi kadar kefenle sarılır. Yani isterlerse 3 kat isterlerse 7 kat kefen sarılabilir. Sonra dualarla tabuta konulup cenaze namazı kılınması için aileye teslim edilir. Kefende cenazenin elleri ve çenesi bağlanmaz, kefenin içerisinde hiç bir bağı yoktur.
Yıkanmayan cenaze gömülebilir mi?
İslamiyet’e göre, bir cenazenin yıkanabilmesi için, başının ve vücudunun en az üçte ikisinin olması gerekir. Bunlar olmadığı takdirde cenaze yıkanmadan gömülebilir. Genelde trafik kazalarında gelen cenazeler böyle geliyor.
Anlattıkların için teşekkür ederim Ahmet Abi, umarım kısa zamanda karşılaşmayız.
Allah korusun, inşallah uzun zaman karşılaşmayız. Ama her şey nasip kısmet, kaderimiz neyse onu yaşarız.


