birgün

4° AZ BULUTLU

SPOR 03.01.2021 21:15

Son nefeste gelen liderlik

Beşiktaş, 2021’in ilk maçında ligin dibindeki Kayserispor’u maçın son anlarında bulduğu 2 golle yenerek liderliğe yükseldi. Kartal’a galibiyeti getiren golleri 88’de penaltıdan N’Koudou ve 90+7’de Hasiç kaydetti.

Son nefeste gelen liderlik



BERKANT GÜLTEKİN

Maç beklendiği gibi konuk Beşiktaş’ın topu kontrolüne aldığı bir oyunla başladı. İlk düdükle birlikte siyah beyazlılar, Josef’i iki stoperi Vida ve Welinton’un arasına alıp bekleri kenarlara doğru açarak rakip yarı alana neredeyse 3-2-5 formatında yerleşti.

10’uncu dakikada N’Koudou’nun düşürülmesiyle kazanılan penaltıda, Kayserispor hücuma çıkarken Josef’in kaptığı topun rolü büyüktü. Ancak son haftaların verimsiz ismi Mensah, penaltıyı da gole çeviremedi ve Beşiktaş bu kritik deplasmanda erken öne geçme şansını kaybetti. Ev sahibinin 18 yaşındaki kalecisi Doğan’ın penaltıda alkışı hak eden bir kurtarış yaptığını söylemek gerekir.

Kartal’ın kaçan penaltıdan sonra maçtaki etkinliği zamanla azaldı. Topa sahip olma düzeni devam ediyordu ancak üretkenlik konusundaki olumsuz tablo yine kendini gösterdi. Sol kanatta N’Koudou’nun bireysel girişimleri dışında siyah-beyazlılar hücumda farklılık yaratamadı. Bir ara topa sahip olma düzeyi yüzde 80’in üzerine çıksa da yapılan onlarca pasın hiçbiri ‘anahtar pas’ statüsünde değildi ve ortada Kayseri’nin kalesini tehdit edecek bir aksiyon yoktu. Takımın gol umutları Güven ve Larin, sırtı dönük oyunda iyi bir sınav veremedi. Özellikle Güven çok fazla top kaybı yaparak takımının ataklarını pek çok kez sekteye uğrattı.

Oyunu kendi sahasında kabul eden ve Beşiktaş’ın topla oynamasına engel olmayan Kayserispor’da teknik direktör Samet Aybaba’nın temel planı, uzun ve direkt toplarla santrafor Kanga ile sağ açık Lennon’u savunmanın arkasına kaçırmaktı. Sergen Yalçın da bu plana karşı sol bek N’Sakala’yı sağ bek Rosier’e nazaran biraz daha savunma odaklı bir rolde kullandı. Savunmada rakibine açık vermeyen sarı-kırmızılılar, hücumda ise istediği fırsatları yakalayamadı.

Penaltının kaçtığı ve pozisyon zenginliğinin olmadığı ilk yarı, golsüz eşitlikle sonuçlandı. İkinci yarının genelinde de değişen bir şey yoktu. Beşiktaş topla ikinci bölgede oynamasına rağmen üçüncü bölgede Kayserispor’a problem yaşatamadı. Bunun en büyük sebeplerinden biri, Sergen Yalçın’ın öğrencilerinin oyunun hiçbir bölgesinde rakibine sayısal üstünlük kuramamasıydı. Malum, günümüz futbolunda topa mutlak hakimiyet, gol atabilecek pozisyonlar geliştirmenizi kendi kendine sağlamıyor. Topa sahip olduğunuzda yüksek tempolu oyununuzu, hızlı pas trafiği ve rakibin savunma dengesini bozacak ters toplarla desteklemeniz gerekir. Beşiktaş bunu yapabilecek oyunculardan eksik olduğu için iş kenar ortalarına kaldı. Ancak ev sahibinin stoperleri Kolovetsios ve Sapunaru’yu biçare bırakacak tek bir orta bile yapılamadı.

Sergen Yalçın bu tatsız oyuna 62’de Güven’in yerine Hasiç’e, 73’te de takıma faydadan çok zararı dokunan Mensah’ın yerine Necip’e görev vererek müdahale etmek istedi. Bu müdahaleler takımın oyun içindeki dinamizmini bir kademe daha artırsa da temelde bir şey değiştirmedi. 83’te de vasat oynama hakkını kullanan Atiba, yerini Oğuzhan’a bıraktı.

Derken 87’de hakem Fırat Aydınus, N’Sakala’ya ceza sahasının içinde yapılan müdahalede VAR’ın da yardımıyla ikinci kez penaltı noktasını gösterdi. Bu kez topun başına geçen N’Koudou hata yapmadı ve takımına liderliğin kapısını açacak golü Kayserispor ağlarına bıraktı. 90+7’de ise Ersin’in Alibec’in frikiğindeki nefis kurtarışından sonra yakalanan kontra atakta Hasiç, 2’nci golü atarak rakibin fişini çekti.

Beşiktaş, Aboubakar ve Ghezzal’ın yokluğunda, çok zorlandığı bir maçta daha 3 puana ulaşmayı bildi. Kazanma alışkanlığı elbette şampiyonluk yolundaki en önemli artılardan biri. Kartal işler kötü gitse de taraftarlarına “Bir şekilde kazanırız” duygusunu iyice aşıladı. 4 maçtır gol yemeden galip gelmek de yabana atılır bir form grafiği değil. Yine de akan oyundaki kısırlık takımın en büyük problemi olmaya devam ediyor. Set oyununda Larin, Güven ve bilhassa Mensah hiç iyi sinyaller vermiyor.

Eksikler dönse dahi takımın üretme sorununu çözmek için başka şeylere ihtiyaç duyduğu açık.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol