Soyer, tekerlekli sandalye ile Kemeraltı’nı gezecek

27.02.2019 20:55 GÜNCEL
İzmir Ticaret Odasının (İZTO) meclis toplantısına katılan CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer, 9 Mart günü saat 10.00’da tekerlekli sandalye kullanan 10 yıllık sekreteri Nur Özgül ile birlikte Kemeraltı Çarşısında tekerlekli sandalye ile dolaşacağını söyledi. Seferihisar Belediye Başkanı ve CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer, İzmir Ticaret Odasının meclis toplantısına katıldı. […]

İzmir Ticaret Odasının (İZTO) meclis toplantısına katılan CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer, 9 Mart günü saat 10.00’da tekerlekli sandalye kullanan 10 yıllık sekreteri Nur Özgül ile birlikte Kemeraltı Çarşısında tekerlekli sandalye ile dolaşacağını söyledi.

Seferihisar Belediye Başkanı ve CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer, İzmir Ticaret Odasının meclis toplantısına katıldı.

Toplantıda hem projelerinden bahseden hem de meclis üyelerinin sorularını yanıtlayan Soyer, “Benim bir asistanım var, (Nur Özgül) 10 yıldır birlikte çalışıyoruz. Kendisi tekerlekli sandalye kullanıyor. 9 Mart sabah 10.00’da tekerlekli sandalyeyle Kemeraltı’na gidip göreceğiz hanyayı Konya’yı. Nereye gidiyoruz, nerede çukur varmış, beraber göreceğiz. Maksat şov yapmak değil, gerçekten oradaki vatandaşlarımızın ne tür sıkıntılarla karşılaştığını yerinde görmek, farkındalığı artırmak. Herkesin bunu görmesini istiyorum” dedi.

Meslek odaları ile toplantı

Soyer, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olması halinde nisan mayıs aylarında İZTO bünyesindeki 79 meslek komitesini, İzmir Büyükşehir Belediyesinin ilgili bürokratları ve İzmir Ticaret Odasının ilgili çalışanlarıyla birlikte toplantı dizisine davet edeceğini söyledi. 70 meslek komitesinin tamamıyla bizzat oturup konuşmak istediğini dile getiren Soyer, “Bizzat onların taleplerini dinlemek istiyorum. Ondan sonrasında bir irtibat masasını kuracağız. Ve o masa düzenli iletişim içinde kalacak. Her ay belirleyeceğimiz gün ve saatte rutin buluşma zemini oluşturmak istiyorum. İzmir’de meslek komitelerinin son derece önemli olduğunu biliyorum” diye konuştu.

“Aralarında kopukluk olmuş”

Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mahmut Başkanı dinlerken şunu düşündüm; Mahmut Başkanımız ticaret odasını olağanüstü temsil ediyor ve oda adına ne alması gerekiyorsa alıp geliyor ama İzmir Büyükşehir Belediyesi ile arasında kopukluk olmuş. Bunun kendisinden kaynaklanmadığını biliyoruz ama kurumsal bir iletişimsizlik olmuş. Belediye ile ilişkilerde belediyeden, hükümet kurumlarından talep edecektir ve belediye de, kurumlar da gereğini yapmaya çalışacak.”

İzmir’in tarihte Akdeniz çanağının ticaret hacmini tek başına yapan bir kent olduğunu vurgulayan Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sonra bazı damarlar tıkanmış ve kan kaybı yaşanmaya başlamış. Şimdi o damarları açmanın, gerekiyorsa anjiyo, gerekiyorsa kalp masajının şimdi vakti. Güneş, iklim, bereketli topraklar, berrak deniz, kadim kültür Hepsi duruyor. Aslında hikayeyi başka bir yere büyütmek, zenginleştirmek mümkün. Ben bu nedenle siyaset yapıyorum. Bu coğrafyanın potansiyellerinin bize başka bir hayat seviyesi vereceğine inanıyorum ve bunun mümkün olduğunu biliyorum. Yaşadığımız hikayenin bir takdiri ilahi değil takdiri idari olduğunu düşünüyorum. Eğer İzmir demokrasiye sık sıkıya sarılırsa ve bu kaynakları büyütme konusunda aynı aşkı, vizyonu, paylaşıp kol kola girerse bunun önünde engel yok. Tek engel ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı anlayışa teslim olmak bir İzmir ideoloji, İzmir menfaatleri etrafında olmak yetecektir. Omuz omuza dayanışma içinde olmayı başarırsak bu mümkün.”

“Dünyanın hiçbir metropolünde flamingo üremiyor. Burada ürüyorsa bizim denizimiz temiz demek. Bunu dünyaya anlatmıyorsak büyük hata yapıyoruz” diyen Soyer, İzmir’in kültürel zenginliklerini sıralayarak, “Biz bunu ekmeğe dönüştüremiyorsak bu ya cehalettir ya hıyanettir. Buna sessiz kalamayız. Kentin turizmdeki payını, tarımdaki payını artırmak zorundayız.”

Fuar İzmir’in yanına kongre merkezi yapacaklarını ve bu merkezin uluslararası bir proje yarışmasıyla projelendirileceğini belirten Başkan adayı Soyer, “İzmir’e anıtsal yapı kazandırmak istiyoruz. Fuar İzmir’de yapageldiğimiz fuarlar var ama orada bir ay boş geçmemeli. Buna tahammülümüz yok. Fuar İzmir, senenin en az 11 ayı mutlaka yaşamak zorunda. Örneğin süs bitkileri peyzaj fuarını neden yapmayalım? Yapacağız. Birçok sektörle ilgili fuar yapacağız. Gerekirse özelleştireceğiz, profesyonellerden hizmet alacağız; ne gerekiyorsa yapacağız ama 11 ay fuar yaşayacak. Biri Alaçatı, biri Foça’da olmak üzere en az iki tane kongre merkezi yapacağız. Bu ilçelerimizde turizm 6 ay ile sınırlı. Onun dışında dükkanlar kapatılıyor ve herkes bekliyor. Bunu yaşatmamız lazım. Böyle kentte sağlık turizmini başarmak zorundayız. Bu sadece tıp turizm değildir. Sağlık turizmi, iyi yaşam hali demektir. Bunun turizmini yapacağız. Biz zeytinyağının farkındalığını artırmak zorundayız” açıklamasında bulundu.

“Expo’ya yeniden aday olacağız”

İzmir’in Expo’ya tekrar aday olacağını da söyleyen Soyer, İzmir’in aynı zamanda Avrupa’nın kültür başkenti, Avrupa’nın gençlik başkenti olacağını ifade etti. İzmir’in uluslararası spor organizasyonlarının tamamına talip olacağını kaydeden Soyer, “Kongre turizmi başlığı altında uluslararası sayısız organizasyona ev sahipliği yapacağız. İzmir bütün bunların altından kalkacak güce sahip sadece el ele verip ortak aklı sağlamaya çalışacağız” dedi. Soyer, Mahmut Özgener’e hitap ederek, şöyle konuştu: “Tüm yüksek teknoloji üreten şirketleri İzmir’e getireceğiz. İzmir asıl ileri teknoloji kenti olacak. Bunu sizin girişimcilik ve inovasyon kenti hayalinizle gerçekleştireceğiz.”

“Korsanlığa izin vermeyeceğiz”

Soyer, interaktif bir şekilde gerçekleşen konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Her yer dolu. Sanayici yer bulamıyor. Ekonomik büyümeyi gerçekleştirmek istiyorsak mutlaka yer üreteceğiz. Üretmek zorundayız. Korsanlığa izin vermeyeceğiz. Taşımacılıkta, ticarette, her yerde karşımıza çıkıyor. Bu bir sektör olamaz. Ortak aklı tercih eden bir yapı kurnazlıkla bir arada olamaz. Korsanlığının hiçbir türüne izin vermeyeceğiz. Atık meselesinde İzmir’de üç noktada atık bertaraf tesisleri kuracağız. Bunlar enerji üretecek, belediye bütçesinden para çıkmadan kendi kendini finansa edecek. Beton, mobilya, sebze meyve aklınıza gelen her türlü atığın ayrıştırılması ile ilgili de tesis projelerimiz var.”

“Kemeraltı’nda su baskınına tahammülümüz yok”

Kemeraltı’nı dünyanın en büyük, en güzel, en eski açık hava alışveriş merkezi olarak tanımlayan Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kemeraltı’nda su baskınına, yamuk yumuk asfalta asla tahammülümüz yok. Bunları ivedilikle düzelteceğiz. Kemeraltı’nı yükseltirsek İzmir’i yükseltiriz. Kemeraltı’na elimizden ne geliyorsa onu yapmalıyız. Eski elektrik fabrikasını satın alacağız. Orayı bir vaha yapacağız. İstanbul’da sinema endüstrisi tıkandı. Biz de belediye olarak çare üretirsek o endüstriyi buraya çekeceğiz. Müzik endüstrisi de aynı şekilde. Orada bir sinema, müzik endüstrisinin konumlandığını hayal edin.”

Soyer ayrıca, İkiçeşmelik semtindeki tarihi bölgeyi tam anlamıyla ortaya çıkarabilmek için buradaki ‘spotçu’larla ilgili düzenleme yapacaklarını ifade etti. Konuşmasında meclis üyelerinin sorularını yanıtlayan Soyer, alışveriş merkezleri (AVM) hakkında da “AVM’lerle ilgili tercihim çok net. Eğer bu mümkünse şehir dışına. Şehir içinde esnafa sahip çıkacağız, nefes aldıracağız” dedi.

“Körfeze köprü projesine iyi bakmıyorum”

Körfeze köprü projesine olumlu bakmadığını ifade eden Soyer, “İzmir’in ulaşım master planı, ‘2030’a kadar ihtiyaç yok’ diyor. 2030’da yapılacağına o gün karar verirsiniz. Karşısında Kuş Cenneti var. Coğrafyanın en büyük nimeti flamingoların yok olması demek” diye konuştu.

Soyer, bürokratik engellere ilişkin bir meclis üyesinin sorusuna da şu yanıtı verdi: “İzmir Büyükşehir Belediyesi çok talihsizdi. 400 yılla yargılanıyorsanız önünüze gelene imza atmaktan çekinirsiniz. Bu bütün Büyükşehir makinesini zora sokan ve tüm İzmir’e yansıyan bir şey oldu. Şimdi başka bir şey başlatacağız. İzmirlilere hizmet etme aşkını canlandıracağız. Bütün çalışan arkadaşlarım bilecek ki bu kentin değerini büyüten bir şey yapıyor olacaklar. Bürokrasideki tıkanıklık bu ruh haliyle çok ilgilidir. Bürokratik engelden çok manevi bir ruh halinden bahsediyoruz. Asıl çözülmesi gereken budur.”

“Ülkücülerden mutlaka oy almayı düşünüyorum”

Tunç Soyer, bir meclis üyesinin “Ülkücülerden oy alacağınızı düşünüyor musunuz?” sorusuna da şöyle cevap verdi: “Mutlaka düşünüyorum. 2014 yılında yerel seçime girdik, Seferihisar’a başkan seçildim, 10 CHP, 5 AK Parti meclis üyesi var MHP yok. Biliyorum ki Seferihisar’da yüzde 15-20 arası MHP’nin her zaman oyu vardır. Seçim bitince ilçe başkanı ve yönetim kurulunu davet ettim. ‘Bu şehirde sabit oya sahipsiniz ama seçim böyle tecelli etti, mecliste temsil edilmiyorsunuz. Bu doğru değil. Gelin her ay sizle de grup toplantısı yapalım’ dedim. Biz 5 yıldır MHP ilçe yönetimi ile grup toplantısı yapıyoruz. Mesele o mecliste temsil edilmeyen kim varsa bunun yapılması. Bu İYİ Parti de olabilirdi. Yerelde siyaset, merkezin yürüttüğü ayrışmalara düştüğü anda kente zarar veriyor. Benim bütün anlatmaya çalıştığım şey budur. Kutuplaştırıcı siyaset diline teslim olmayacağız.”