birgün

20° AÇIK

GÜNCEL 03.06.2020 10:47

Soylu'dan Rakel Dink'e yönelik ölüm tehdidiyle ilgili açıklama

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Rakel Dink'e yönelik ölüm tehditlerine ilişkin konuştu. Soylu, “Devletin görevi buna fırsat vermemektir” dedi

Soylu'dan Rakel Dink'e yönelik ölüm tehdidiyle ilgili açıklama

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hrant Dink Vakfı ve öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in eşi Rakel Dink'e yönelik ölüm tehditlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi,‘Toplumun sinir uçlarını hedef alıyorlar’ başlıklı bugünkü yazısında, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Hrant Dink Vakfı ve öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in eşi Rakel Dink'e elektronik posta yoluyla ölüm tehdidi gönderilmesini sordu.

Selvi’nin, “Henüz Hrant Dink’in öldürülmesi utancını aşamamışken, Dink Vakfı’nın tehdit edilmesi ise “Ne oluyor? Yine birileri bir şeyler mi hazırlıyor?”sorularına yanıt veren Soylu, “Burada bizim birlikteliğimizi ve toplumun sinir uçlarını zedelemek için ellerinden geleni yapmaya çalıştıkları aşikâr. Çok net. Ama devletin görevi de buna fırsat vermemektir. Bizim görevimiz de buna fırsat vermemektir” ifadelerini kullandı.

Selvinin yazısının ilgili bölümü şu şekilde:

"Geçmişte rahip Santoro cinayetini, Zirve Yayınevi katliamını yaşadığımız için gayrimüslim vatandaşlarımızın ibadethanelerine yönelik saldırılar tedirgin ediyor. Henüz Hrant Dink’in öldürülmesi utancını aşamamışken, Dink Vakfı’nın tehdit edilmesi ise “Ne oluyor? Yine birileri bir şeyler mi hazırlıyor?” sorusunu gündeme getiriyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya “Hrant Dink Vakfı ve Hıristiyan vatandaşlarımızın ibadethaneleri özellikle mi hedef alıyorlar?” diye sordum. Süleyman Soylu, geçmişten beri yaşananları çok iyi bilen bir isim. Bu provokasyonların altında ne yattığını görebilecek deneyime ve bunu önleyecek donanıma sahip. Hrant Dink Vakfı’na tehdit mail’leri gönderenler kısa sürede yakalandı. Böylece bir provokasyonun önüne geçilmiş oldu. 'Türkiye’de bunlar dönemsel olarak canlandırılmaya çalıştırılır. Fırsat bulurlarsa da buradan bir şey elde etmeye çalışırlar. Ama biz o fırsatı onlara vermeyiz. Hatırlarsanız, cemevlerine de böyle üst üste saldırılar oluyor ama biz kimin yaptığını, ne şekilde yaptığını, nasıl bir provokasyon olduğunu ortaya çıkarınca duruyor. Bu sefer başka bir şeyi ortaya koymaya çalışıyorlar. Burada bizim birlikteliğimizi ve toplumun sinir uçlarını zedelemek için ellerinden geleni yapmaya çalıştıkları aşikâr. Çok net. Ama devletin görevi de buna fırsat vermemektir. Bizim görevimiz de buna fırsat vermemektir. Biz de fırsat vermemek için tüm güvenlik güçlerimizle, devletin tüm otoritesiyle, milletin ferasetiyle çaba sarf ediyoruz. Güvenlik birimlerimiz yoğun bir çalışma ortaya koyarak tehdit mail’ini atan şahsı buldular ve yakalayıp adalete teslim ettiler. Güvenlik birimlerimiz Hrant Dink Vakfı ile irtibat kurdular. Ayrıca patrik Maşalyan’ın da haçı söken kişinin yakalanması konusunda teşekkürü var diye' konuştu."

NE OLMUŞTU?

Hrant Dink Vakfı'nın e-posta adresine "Bir gece ansızın geleceğiz, orayı başınıza yıkacağız ya terk edersiniz ya da ölürsünüz bu kadarını söyleyeyim, bu sefer Rakel Dink ve o avukatı ölecek" şeklinde e-posta gönderdiği tespit edilen Hüseyin Ateş, polis tarafından Konya'da yakalandıktan sonra İstanbul'a gönderilmişti.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli Hüseyin Ateş, 31 Mayıs'ta çıkarıldığı nöbetçi mahkemece "Zincirleme şekilde kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle imzasız mektupla veya özel işaretlerle tehdit" suçundan tutuklanmıştı.

Dün (2 Haziran) vakfa yönelik ikinci tehdit içerikli mesajı gönderdiği gerekçesiyle gözaltına alınan şüpheli Ersin Başkan da tutuklanmıştı.

Ersin Başkan savcılık ifadesinin ardından tutuklanması talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilmiş, nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği de şüpheli Ersin Başkan'ın tutuklanmasına hükmetmişti.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız