Sporda politikasızlık
İskender Gürdöl İskender Gürdöl
Türkiye'de sporun 88 yıllık geçmişine karşın hala büyük sorunlar ve kargaşalar yaşaması, bunca yıldır sağlam ve bilimsel temellere
Türkiye'de sporun 88 yıllık geçmişine karşın hala büyük sorunlar ve kargaşalar yaşaması, bunca yıldır sağlam ve bilimsel temellere dayalı bir spor politikası oluşturamamasından kaynaklanmaktadır.
Cumhuriyet dönemindeki onlarca hükümet, belki de yüzlerce parti programları incelendiğinde, sporun kapsadığı bölümün üç-beş satırı geçmediğini görürüz. Bu veride, ülkece spora verdiğimiz önemin bir göstergesi olarak karşımıza çıkar.
Hemen hemen hiçbir dönemde “politikası” olmayan ya da oluşturulamayan bu konunun yap boz tahtasına dönüşmesi de kaçınılmazdır. Yapılan uygulamalar sınama yanılma yöntemiyle yaşama geçirilmeye çalışılınca da uğranılan zaman kaybı ve başarısızlık kol kola ortaya çıkmaktadır.
Günümüzde bilim ve teknolojinin baş döndürücü gelişimi ve hızına ayak uydurulamaması da “spor“ alanındaki geri kalmışlığı adeta perçinlemektedir.
Şimdi de Cumhuriyet döneminde devlet işleyişi içinde yer alan sporla ilgili kurum ve kuruluşlara bir bakalım:
Bu kurum ve kuruluşlar; Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı ile başlayan bu yolculuk, sırasıyla Türk Spor Kurumu, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı ve yeniden Gençlik  ve Spor Bakanlığı isimleriyle spor tarihimizdeki yerlerini almışlardır. (Bu oluşumların içine federasyonları ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesini de katarsak sayı oldukça artar. TMOK başlangıçtan beri, federasyonların ise son dönemlerde yarı özerklik konumuna kavuşması veya kavuşmaya çalışması buralardaki işleyişler hakkında ayrı bir başlık atılmasını gerektirmektedir.  Bunlara başka bir yazımızda değineceğiz.)
Bu kadar yapı değişikliğine uğramış yerlerde istikrarlı bir düzenin kurulmasını beklemek doğal olarak olası görünmemektedir. Ortalığın bu kadar toz dumana bürünmesi, kargaşayı artırmakta, sorunları büyütmekte, insanların birtakım beklentiler içine girmesini beraberinde getirmektedir. Bu durumda genellikle iktidar güçleri tarafından kendi çıkarları doğrultusunda kullanılmaktadır.
İşte, bizce bu ülkenin sıkça değişimlerden kendini arındırarak anlamlı ve sağlam temeller üzerine kurulabilmiş bir “spor politikası“ oluşturması gerekmektedir. O zaman sorunlar yok olur ya da en aza iner ve çözümler daha kolay bulunabilir.
Bu ülkenin gerçek bir “spor politikasına“ kavuşması umuduyla...