Starsailor 25’inci yaşında İstanbul’da
Britanya müzik sahnesinin öne çıkan grubu Starsailor, 25. yıl turnesi kapsamında İstanbul’a geliyor. Solist James Walsh, “Türk dinleyiciler çok tutkulu, onların coşkusunu deneyimleyecek olmak heyecan verici” dedi.

Tuğçe ÇELİK
Britanya müzik sahnesinin dikkat çeken gruplarından Starsailor, 25. yıl turnesi kapsamında Türkiye’ye geliyor. Grup, 24 Ekim’de İstanbul’daki Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde bir kez daha müzikseverlerle buluşacak.
Starsailor, melodik yoğunluğu ve duygusal derinliğiyle farklı bir yere sahip. Vokal James Walsh, basçı James “Stel” Stelfox, davulcu Ben Byrne ve klavyeci Barry Westhead’den oluşan grup, çıkış albümleri ‘Love Is Here’ ile sadece Britpop sonrası dalganın bir parçası olmadı; piyano ve gitarın iç içe geçtiği dramatik armonilerle, kırılgan vokalleri kolektif coşkuya dönüştüren bir tarz yarattı. ‘Fever’ ve ‘Alcoholic’ gibi şarkılar, o dönemin gençlik sancılarını ve umut arayışını evrensel bir dile çevirdi. Grubun son albümü ‘Where The Wild Things Grow’ mevcut müzikal çizginin hâlâ diri olduğunun da kanıtı.
SÜRPRİZ YAPMAK İSTERDİK
İstanbul’da sahne almaya hazırlanan grubun solisti James Walsh, Starsailor'ın müzikal yolculuğunu anlattı.
Walsh, şarkılarında bağımlılık, yalnızlık, umut arayışı gibi kişisel kırılganlıkların yanı sıra dünyada yaşanan olayların da yankı bulduğunu söylüyor: “Sosyal medyanın yükselişiyle birlikte çevremizdeki dünyanın durumundan ve ekranlarımızı dolduran yoğun acılardan etkilenmemek imkânsız. Ondan önce ise dünyayı dolaşma şansı farklı kültürleri deneyimleme ve farklı hikâyeler duyma olanağı sağlıyordu; kimi mutlu, kimi hüzünlü.”
Minimal düzenlemelerle yoğunluk yaratmayı nasıl başardıkları sorusuna ise şu yanıtı veriyor: “En az unsurla en fazla duyguyu aktarabilmek en iyisidir. Gereksiz ya da dikkat dağıtıcı unsurlar olmadığında sözlerin mesajı daha net ulaşır.”
Aynı grup üyeleriyle çeyrek asırdır yolda olmanın sahneye nasıl yansıdığını şöyle anlatıyor: “Kurduğumuz dostluk, sahnedeki müzikal kimyamızın da ötesinde, yollarda geçen uzun saatleri kolaylaştırıyor. Sahnede olmak her zaman büyük bir tatmin ve oraya ulaşmak için çekilen tüm zahmete değer.”
“Türk dinleyiciler çok tutkulu. Geleneksel Türk müziği, sanatı ve edebiyatı Avrupa’nın diğer yerlerinden farklı ve güçlü. Belki bazı müzikal tercihlerimizde doğulu bir etki de görüyorlar" diyen Walsh ekliyor: ''Türkiye yıllarca birçok çalkantı yaşamış. Kargaşa zamanlarında müzik harika bir kaçış olabiliyor. Türkiye için özel bir sürpriz yapmak isterdik ama bu sefer bütçemiz yok. Geleneksel bir Türk grubuyla sahne almak harika olurdu. Son konserimizde sosyal medya aracılığıyla tanıştığım müzisyen Batu Akdeniz’i sahneye davet ederek çok keyifli bir zaman geçirmiştik. Sosyal medya bazen güzel şeylere de vesile oluyor.”
Sanatçı son olarak “Türkiye’de yeniden çalacak olmaktan, bu güzel ülkenin harika yemeklerini, büyüleyici mimarisini ve en önemlisi coşkulu seyircisini deneyimleyecek olmaktan dolayı çok heyecanlıyız” dedi.


