Succession: Senden nefret etmeyi sevdim
TUĞÇE MADAYANTİ DİZİCİ TUĞÇE MADAYANTİ DİZİCİ
Succession dizisinde karakterler paranoyak, egosantrik, hiddetli, nevrotik ve bencil hatta nefret edilesi. Ama ben onlardan nefret etmeyi çok sevdim.
Succession dizisinin enteresan bir yönü var, nedendir anlaşılmaz bir şekilde bu dizi seyirci ilgisini yavaş bir şekilde buldu ve pek çok adaylık arasından BAFTA’dan ve EMMY’den ödüller alan bu diziyi ancak son günlerde herkes konuşmaya ve övmeye başladı. Hak ettiğinden az değer gören yapımlar arasında ilk üçü zorlayabilecek olan dizinin ilk sezonu 2018’de yayımlandı ve geçen hafta ikinci sezonu bitti. Ve ‘o nasıl bir sürpriz sezon finalidir!’ dedirtti. İzleyen herkesin eminim ağzı açık kalmıştır. Benim de geç keşfettiğim bu epik diziden biraz geç olsa da bahsetmenin tam zamanı. İngiliz yazar, senarist ve yapımcı Jesse Armstrong tarafından yaratılan Succession’a dizi diyoruz ama bu pek içime sinmiyor bana kalırsa, her sezonu 10 saatten oluşan bir film bu.

ŞEYTAN AİLEDE SAKLIDIR

Succession, medya şirketler grubu (conglomerate) Waystar Royco'nun sahibi yani tahtın sahibi Logan Roy, dört çocuğu ve Roy sülalesi arasında geçen işlevsel olmayan aile olarak kabaca tarif edilebilecek hiciv komedi-drama türünde bir hikâyeye sahip. Ezbere bütün tanıtımlarda Roy ailesinin Murdoch’ları tasvir ettiği söylense de dizinin yaratıcısı bunu kabul etmiyor. Sanırım bu dedikodu Armstrong’un Murdoch ailesi ile ilgili bir senaryoya başlamış ama tamamlamamış olmasından kaynaklanıyor. Zaten asıl bakılması gereken yer genel Amerikan medya yapısı ve aileleri. Bugün üstünkörü bir araştırma yaptığımızda bile kümeleşme adına çılgın zamanların içinde olduğumuzu görüyoruz. Amerikan medyası ve televizyonları hâlâ Bizans oyununun birer parçası. Mesela CBS, Viacom’a ait, Viacom ise Redstone ailesine. NBC, Comcast’e ait, Comcast ise Roberts ailesine. ABC, bir zamanlar Disney’indi şimdi bir aile şirketi değil ama politikalarını sürdürmeye devam etmekte. Yerel TV kanalları satın alan SBG ise Sinclair ailesine ait. Ve bana kalırsa en önemli güç Mercer ailesinde. Çünkü büyük miktarda verinin içerisinden anlamlı verilere ulaşılması olarak özetlenebilecek ‘data mining’ denilen ‘veri madenciliği’ni domine eden aile Mercer ailesi. İşte diziye tüm bu örnekler toplamından bakmak gerek. Dizide bugünkü FOX News kanalına çok benzeyen ATN televizyonu var, ATN de Waystar Royco şirketler grubuna ait, Waystar da Roy ailesine.

Damarlarından klasik Shakespearevari bir kan akan hikayesi klasik anlamda en çok belki de Kral Lear’i anımsatsa da dizide Dostoyevski karakterlerine yakın kişilerle karşı karşıyayız. Borges, Dostoyevski’nin Suç ve Ceza'sı için “Bu roman çevremizdeki savaştan daha yıkıcı ve etkileyici geldi” der ve romanı “Kahramanları bir katil ve bir orospu olan” diye tanımlar. Halef olma hakkı anlamına gelen Succession dizisi de çevremizdeki pek çok kuru gürültüden daha etkileyici ve kahramanları da “Bir insan bunu nasıl yapar” dedirtecek kadar paranoyak, egosantrik, hiddetli, nevrotik ve bencil.

NEFRET EDİLESİ KARAKTERLER

Karakterlerin hiçbirine sempati beslemek mümkün değil ve çoğu nefret edilesi ama ben onlardan nefret etmeyi çok sevdim. Roy Logan en zorlu karakter, oyuncu rolünü adeta klasik tiyatro inceliğinde oynamış. Tom ve Greg karakterlerinin ikili sahneleri gıcık, komik ve harika. Kısacası oyunculuklar kusursuz.

Mega zengin ve güçlü insanların, diğer insanların bedel ödediği şeylerden nasıl yırttıklarını izlemek insanı geriyor. Bu gezegenin ölümünden diğer bütün insanların toplamından daha fazla sorumlu olan, ahlâken iflas etmiş bir aileyi izlememize rağmen aile içi dram sizi, o anlık, bazı anlamlarda oldukça etkileyebiliyor. Bu bir güç, dizinin başardığı enteresan bir denge... Diyaloglar hızlı, ritmik, doyurucu, zeki ve anlamsız. Anlamsız çünkü dizinin felsefesi teknik olarak kelimelere enjekte edilmiş adeta. Kelimeler iletişimin en üstündeki ince tabakasını oluşturmakta. Diyaloglar şiir gibi ve laf oyunu izleyiciyi sersemletiyor. Karakterler için kelimeler, sadece avantaj sağlamak için kullanılan birer araç, geçici anlamları olan verilen sözlerin yarın bir anlam ifade etmediği birer araç. Dizinin yaratıcısı dilin gücünü ve içeriğini irdeleyerek oluşturmuş ve genel temaya yerleştirmişler. Böylece emsali olmayan bir tempo yakalamışlar. İzlerken lütfen bu eşsiz duruma dikkat edin.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız