Google Play Store
App Store
Suçluyorum
Fotoğraf: AA

Prof. Dr. Uğurhan Akyüz - ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü 

Günümüzde dünyada en değerli şey veridir. İnternet sayfaları gözünüzün en çok odaklandığı noktalara reklam koyar, e-satış siteleri buraları kullanır. Bu veriyi toplamak için yazılımlar geliştirilir. Mağazalar müşterileri girdiklerinde ilk ne tarafa yöneldiklerini kameralarla tespit etmeye, buraları daha cazip kılmaya çalışır. Veri günümüzde o kadar artmış ve değer kazanmıştır ki büyük veri analizi şirketleri, çalışanları vardır.

Maraş depremlerinin üzerinden 2 yıl geçti, bugünlerde her yerde çeşitli uzmanlar, siyasetçiler konuşmalar yapıyor. Konu saman alevi gibi her Şubat’ta harlanıyor sonrasında unutuluyor. Oysaki depremler olmaya devam ediyor ve edecek. Maraş depremleri sonrası, son iki yılda ülkemizde büyüklüğü 5 ve üzeri 9 deprem oldu. Son beş yıl içinde ise 26 deprem. Diğer yandan en büyük korku ne zaman, ne büyüklükte, ne şiddette olacağı bilinmemekle birlikte olacağı kesin olan İstanbul depremidir. 1999 Marmara depremleri sonrası başlatılan çalışmalar 2005 yılında politika değişikliğiyle sonuçlanmadan rafa kaldırıldı. Türk gibi büyük bir hevesle başlandı, Alman gibi disiplinle devam ederken İngiliz gibi sabırlı olunamadığı için bitirilemedi.

***

Binaların deprem performansını belirlemek uzun ve detaylı bir iştir. Kaynak kullanımı açısından İstanbul’daki (ve Türkiye’deki) tüm binaları tek tek çalışmak mümkün değildir. Yapılması mümkün olan en mantıklı iş, eğer var ise, elinizdeki verileri kullanarak bir genelleştirmeye gitmektir. Bu genelleştirme ile aynı yıllarda yapılmış, aynı özelliklere sahip yapılar hakkında bir fikir edinilebilir.

Peki elimizde bu işe yarayacak veri var mı? Evet var, 2019 yılında yürürlüğe giren “Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar” (RYTEİE-2019), diğer adıyla kentsel dönüşüm sayesinde. Geçen seneki bir yazımda kentsel dönüşüm uygulamasını eleştirmiş ve ranta sebep olduğundan bahsetmiştim. Bu konudaki fikrim değişmedi, ancak ne kadar beğenmesek de eğer bir yerden bir veri elde edebiliyorsak bunu mutlaka değerlendirmeliyiz, aksi halde elimizdeki zenginliği heba etmiş, çöpe atmış oluruz. İşte bu yüzden suçluyorum.

***

Kentsel dönüşüm ile elde edilen en önemli veriler şunlardır: Binanın yapım yılı, kat sayısı, oturma alanı, varsa bodrum sayısı, zemin sınıfı, taşıyıcı sistem türü, taşıyıcı sistem rölövesi, taşıyıcı sistem boyutları, donatı türü, donatı boyutları, donatı yerleşimi, beton dayanımı. Bu verileri kullanarak benzer yıllarda, aynı bölgede, benzer özelliklere sahip binalar hakkında genel bir bilgi edinilebilir ve bu genel bilgi o bölgenin yaşam ve ulaşım şartlarının iyileştirilmesi, deprem riskinin azaltılması için kullanabilir.

Türkiye açık bir deprem laboratuvarıdır. Bu laboratuvarda tüm dünyadan akademisyenler harıl harıl çalışmaktadır. Çok değerli akademisyenlerimiz deprem mühendisliği alanında yapmış oldukları çalışmalarla uluslararası alanda en üst düzeylere gelmiş, birçok kuruluş ve organizasyonda yer almış, başkanlık görevlerine kadar yükselmişlerdir. Yukarıda bahsettiğim verilerin, en azından ulusal akademi camiasına açılması deprem mühendisliği alanından yepyeni bir kapı açacaktır. Bu veriler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda vardır. Bu veriler hem bakanlık uzmanlarına hem de ulusal akademiye açılmalı ve deprem riskinin azaltılması amacıyla kullanılmalıdır. Acilen, zira bir sonraki depremin ne zaman, nerede, kaç büyüklüğünde, kaç şiddetinde olacağını bilmiyoruz. Aksi takdirde elimizdeki zenginlik kullanılamadan raflarda tozlanacak ve biz depremlerde yine çok büyük kayıplar vermeye devam edeceğiz.