Google Play Store
App Store

MHP ve DEM arasındaki karşılıklı sert açıklamalar medyada sürecin bittiğine ilişkin yorumlara neden oldu. Arada gerilimler yaşansa da sürecin seyrini ABD eksenindeki bölgesel gelişmeler belirleyecek.

Sürecin anahtarı  Suriye kapısında
Fotoğraf: DepoPhotos

Politika Servisi

Çözüm meselesine ilişkin belirsizlikler sürerken süreç Suriye hattına sıkıştı. Bölgede SDG ile Şam yönetimi arasında yaşanan çatışmalar, cihatçı çetelerin Halep’teki saldırıları iç siyasetin de ana gündem maddelerinden biri olurken sürecin tıkandığı değerlendirmeleri yapıldı. İçeride demokratikleşmeye yönelik hiçbir adımın atılmadığı, PKK Lideri Öcalan’ın desteği ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Türk-Kürt- Arap ittifakı” şeklinde tarif ettiği süreç tümüyle Ortadoğu’nun yeniden dizaynı ile ilgili. Bu nedenle sürecin gidişatı da bölgedeki gelişmelere bağlı. Sürecin aktörlerinden yapılan açıklamalar tek başına sürecin bittiğini göstermiyor. Bahçeli zaman zaman DEM Parti’ye de yüklense de MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın dünkü Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün görevlerine iade edilmelerine ilişkin açıklamaları da dikkat çekiyor.

DEM’E YÜKLENDİ

Öte yandan MHP ve DEM Partinin dünkü grup toplantılarında da Suriye’deki çatışmalar gündem oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’deki çatışmalar için SDG’yi suçlayarak “Mazlum Abdi Siyonizm’in yandaşı, PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsiz” dedi. DEM Parti’nin Halep açıklamalarını eleştiren Bahçeli “Terörsüz Türkiye’nin adım adım gerçekleştiği bir süreçte her türlü fedakarlık yapılıyorken birdenbire Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek, sivri dille meseleyi bağlamından koparıp istismar etmek hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır” diye konuştu.

Bahçeli “SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Trump ise ayaküstü bunları satmıştır” dedi. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın fesih çağrısının SDG/YPG için de geçerli olduğunu vurgulayan Bahçeli şöyle konuştu: “Bizim için yegane geçerli olan İmralı’nın 27 Şubat çağrısı barışa ve kucaklaşmaya davettir, üstelik bölücü terör örgütünün bütün yapılarını bağlamaktadır. SDG/YPG bundan bağımsız değildir.”

SESSİZ KALMAYIZ

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da Meclis’te partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Halep’teki durum hakkında konuşan Bakırhan, "Halep’te sessiz bir soykırım provası yapıldı ve hâlâ yapılmaya devam ediliyor. Şam rejimi ve Türkiye’nin güdümündeki çeteler IŞİD’in yarım bıraktığı işi tamamlamak üzere harekete geçtiler. Şeyh Maksud ve Eşrefiye’nin 100 yıllık sakinlerine terörist diyorlar. Bunu diyenler gerçeği çarpıtıyor, yalan söylüyor" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Terörist arıyorsanız IŞİD amblemiyle orada sivillere saldıran, katleden IŞİD’lilere, beslediğiniz o paramiliter güçlere bakın. Öyle ki IŞİD armalarını bile sökmeden Kürt’ü katletmek için o mahallelere yöneliyorlar. Ve bize ‘sessiz kalın’ diyorlar. Asla sessiz kalmayacağız."

ALIN SİZE FIRSAT

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına yanıt veren Bakırhan, "Siyasette olması gerekenlere değil olanlara bakalım. Halep’teki vahşete bakalım. 10 Mart mutabakatına uymayan SDG değil, Kürtler değil, rejimdir. 1 Nisan anlaşmasıyla SDG, Halep mahallerindeki ağır silahlarını çekmedi mi? Silahlı militanlarını çekmedi mi? Buna rağmen oraya saldırılıyorsa 10 Mart mutabakatına uymayan Şam yönetiminin kendisidir" dedi. Bakırhan, şöyle devam etti: "Daha kısa süre önce Alevilere, Dürzilere açık katliam yapanlar bugün Kürtlere yerini çevirmiştir. Bu da somut bir gerçek değil mi? Biz buna sessiz kalmayacağız sayın Bahçeli. Size düşen oradaki Kürtlerin hakkını, hukukunu müdafaa etmektir. Türk-Kürt kardeşliği diyorsunuz, alın size fırsat."