birgün

28° PARÇALI BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 09.07.2020 08:51

Sürgün edilen PTT emekçileri BirGün’e konuştu: Önlem alın dedik, sürüldük!

"PTT önlem al, ölmek istemiyoruz", "Virüs taşıyıcısı olmak istemiyoruz" çağrılarıyla kampanya düzenleyen Haber- Sen üyesi PTT emekçileri sürgün edildi. BirGün’e konuşan PTT emekçileri, “Salgına karşı önlem alınmasını istediğimiz için sürgün edildik ve hâlâ PTT şubeleri ile müdürlüklerinde önlem alınmıyor” dedi

Sürgün edilen PTT emekçileri BirGün’e konuştu: Önlem alın dedik, sürüldük!

İsmail ARI

PTT'nin koronavirüs salgınına karşı önlem almasını sağlamak için basın açıklamaları ve sosyal medya paylaşımları yapan KESK'e bağlı Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (Haber-Sen) üyesi PTT emekçileri sürgün edildi. BirGün’e konuşan PTT emekçileri, “Koronavirüs salgınına karşı önlem alınmasını istediğimiz için başka şehirlere sürüldük” dedi.

Aynı zamanda da KESK Haber- Sen 2’nolu Şubesi yöneticisi olduğunu belirten ve Ordu’dan Giresun’a sürgün edildiğini söyleyen PTT emekçisi Kübra Evliyaoğlu Bektaş, “Koronavirüs salgını nedeniyle 25 Ocak’tan itibaren PTT yönetimine çeşitli uyarılarda bulunarak alınması gereken önlemleri anlatmaya başladık ama uyarılarımız dikkate alınmadı ve bir düzenleme yapılmadı. ‘PTT önlem al, ölmek istemiyoruz ve virüs taşıyıcısı olmak istemiyoruz’ diyerek basın açıklamaları ve sosyal medya çalışmaları yaptık. Bu süreçte de arkadaşlarımız sürgün edilmeye başlandı ve biz yine bunun hukuksuz olduğunu belirttik” diye konuştu.

BİR DEĞİL İKİ DEFA SÜRGÜN

“Ben kronik rahatsızlığım ve risk grubunda bulunmam nedeniyle 1 Haziran tarihine kadar idari izinliydim ve büyük ihtimalle Türkiye'deki tek kadın köy postacısıydım” diyen Bektaş, “Sürgün edilmeden önce 46 köye, bir cezaevine gidiyordum. Kurumumun müdür vekili beni arayarak Giresun'un Bulancak ilçesine sürgün edildiğimi söyledi ve sendika yöneticilerimiz bu durumu konuşmak için Ankara'ya gittiler. PTT yöneticileri, sürgün edilmeme gerekçe olarak sosyal medya paylaşımlarımı göstermiş. Bu girişimler devam ederken göreve başladım ve yeniden sürgün edilerek bu sefer de Giresun Merkez’e sürüldüm. Yani benimki çift dikiş bir sürgün oldu, diyebilirim. Ordu’da yaşadığım için her gün Giresun’a gitmek zorundayım ve günlük 43 TL yol parası veriyorum. Günde üç saatim yolda geçiyor. PTT'nin eksikliklerini söylediğimiz için cezalandırılmamalıyız” dedi.

MASKE VE DEZENFEKTAN VERİLMİYOR

“Sürgün kararları geri alınmazsa Ankara’ya yürüyeceğiz” diyen ve isminin açıklanmasını istemeyen bir PTT emekçisi ise şunları anlattı:
“İstanbul’da uzun süredir çalıştığım bir PTT şubesinden uzak bir ilçedeki başka bir şubeye sürüldüm. PTT o dönem çok yoğundu ve pandemi döneminde sokağa çıkma yasağı varken de biz çalışıyorduk. O dönem, PTT şubeleri önünde kuyruklar oluşuyordu, polis ve bekçiler eşliğinde para dağıtımı yapıyorduk. Tüm bunlara rağmen sürgün edilmeden önce çalıştığım posta dağıtım merkezinde 300 kişi çalışıyorduk ve hiçbir önlem yoktu. Bizlere maske ve dezenfektan verilmedi. Biz, önlem alınmasını istedik ama bir sonuç alamadık. Sendika olarak Türkiye'nin dört bir yanında basın açıklamaları yaptık ve eylemlerimiz ses getirince de sürgünler başladı. Sürgün gerekçesi ise ‘ihtiyaç gereği’ diye ifade edildi. Ne yazık ki her şeye rağmen hâlâ maske, dezenfektan yok, önlem yok.”

***

Kıdem yasasına tepkiler sürüyor

Kıdem tazminatının Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) kapsamında fona devredilmek istenmesine tepkiler sürüyor. TÜMTİS Adana Şubesi önünde toplanan Türk-İş üye ve yöneticileri, kıdem tazminatının gasbedilmek istenmesine tepki gösterdi.
Türk-İş adına açıklama yapan Adana Bölge Temsilcisi Edip Gülnar, "Kıdem, işçinin ve ailesinin güvencesidir. İşçiyi görmezden gelmeyin, işçiyi küçümsemeyin, işçiyi yok saymayın. Bugünden itibaren her gün farklı bir şubemizin önünde basın açıklaması ve bildirimi dağıtımı gerçekleştirerek sesimizi duyurmaya ve kıdem tazminatına sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız