Sürgün gibi yönetmelik
MEB’in yayımladığı atama ve yer değiştirme yönetmeliği birçok öğretmenin görev yaptığı okullardan kopmasına yol açacak. Eğitimciler, yönetmeliğin aile yaşamını etkileyeceğini belirterek, “Öğretmenler ‘re’sen sürgüne tabi tutulmaktadır’’ dedi.

Kayhan Ayhan
kayhanayhan@birgun.netMilli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), 9 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayımladığı öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliği tepki çekti.
Yeni yönetmeliğe göre öğretmenler, aynı eğitim kurumunda en fazla 12 yıl görev yapabilecek. İhtiyaç ve norm fazlası öğretmen başvuruları 9 Ocak’ta başladı ve başvurular dün tamamlandı. Bugün atamalar, 16 Ocak tarihinde ise ilişik kesme işlemleri yapılacak.
Ağustos ayında yayımlanan İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme işlemleri sonrası binlerce öğretmen ciddi mağduriyetler yaşayarak toplu taşıma imkanı dahi olmayan, kilometrelerce uzaklıktaki yerlere gönderildi. Yayımlanan bu yönetmelik ile birlikte öğretmenler filli sürgün koşulları yaşamaya devam edecek.
FİİLİ SÜRGÜN
Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay söz konusu düzenlemenin binlerce öğretmenin tüm yaşamlarını olumsuz etkileyeceğini, yoksulluk sınırı altında yaşamak zorunda bırakılan öğretmenleri ekonomik olarak da büyük sorunlarla karşı karşıya bırakacağını kaydetti.
Özbay, "Yeni yönetmelikte atamalarda idari takdir yetkisi genişletilmekte, öğretmenlerin yer değiştirme ve tercih hakları sınırlandırılmakta, öğretmenler resen sürgüne tabi tutulmaktadır. İl içinde norm kadro fazlalığı giderilemeyen öğretmenlerin önceki yönetmelikte yer alan il dışı tayin hakkının, “Bakanlık tarafından tercihine sunulan illerden birine” ifadesiyle sınırlandırılmış olması fiili sürgün koşullarına yol açacaktır. Yeni Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği fiili sürgün yönetmeliğidir. Öğretmenin kaybettiği her gün öğrenciler de eşit, nitelikli, kapsayıcı eğitim hakkını kaybetmektedir. Alanın ihtiyaçlarına, gerçek bilgisine sahip öğretmenlerin söz ve karar süreçlerinde olmadığı her adımda hem öğretmenler hem öğrenciler kaybediyor."
Yönetmeliğin eğitim hizmetinin niteliği kadar öğretmenlerin sosyal ve aile yaşamını da olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Özbay, "Öğretmen yer değiştirmesi yalnızca görev yeri değil; evini, yaşam düzenini, sosyal çevresini değiştirmesi anlamına gelir. Öğretmenler zamanla okulun çevresiyle, velisiyle, öğrencisiyle bütünleşir. Zorunlu rotasyon, bu bağı koparır ve okul–çevre ilişkisinde güven kaybına yol açar. Öğretmenlerin yer değiştirme hakkı, idarenin takdirine bırakılacak bir ayrıcalık değil; Anayasal ve insani bir haktır. Eğitimde istikrar, öğretmeni zorla yerinden ederek değil; güvenli, adil ve öngörülebilir çalışma koşulları oluşturarak sağlanır’’ ifadelerini kullandı.
ANTİDEMOKRATİK
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak da uygulamanın daha önce de gündemde olduğunu ancak uygulanamadığını belirterek, "Bu yönetmelik öğretmenlerin tercih hakkını daraltıyor. Bu rotasyon uygulamalarının resen atamaları yaygınlaştıran ve önünü açan bir riski de var. Yönetmelik aynı zamanda idari takdir yetkisini oldukça artırıyor. Böyle bir durum biraz keyfiyetin de önünü açabiliyor. Bu yanıyla da antidemokratik bir yanı ve içeriği var. Liyakatın esas alınması gerekirken burada mülakat ve ihtiyaç kavramlarını merkezileştiren bir riski de içeren bu uygulama aslında öğretmenleri güvenceli kamu emekçisi statüsünden uzaklaştırıp esnek ve denetlenmesi zor bir istihdam rejimine doğru sürüklenmesine de yol açıyor. Bu tür uygulamalar hayata geçirilirken en azından sahada faaliyet gösteren biz sendikaların da görüşlerinin alınması hata payını ve olumsuzlukları büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır. Ama maalesef bakanlık genelde kendi bildiğini bürokratları ile uyguluyor. Bakanlığın uygulamaları da demokratik bir içerik oluşturmuyor maalesef. Bu tür uygulamaların bizim tarafımızdan kabul edilmesi mümkün değil" diye konuştu.


