birgün

16° PARÇALI AZ BULUTLU

DÜNYA 11.06.2021 07:19

Tablo utanç verici

Sınıflar arası uçurum derinleşirken milyonlarca çocuğun geleceği çalınıyor. Dünyanın en zenginleri pandemi dönemi servetini yüzde 40 artırırken çocuk işçi sayısı 160 milyona yükselerek son 20 yılın rekorunu kırdı.

Tablo utanç verici

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Dünyanın sayılı zenginleri pandemi dönemi servetlerini neredeyse ikiye katlarken sömürünün en ağır koşullarına tabi tutulan çocuk işçiler son 20 yılın en yüksek oranına ulaştı. ABD merkezli kanal Bloomberg’in dün yayınladığı habere göre, dünyanın en zengin 500 kişisinin toplam serveti pandemi dönemi yüzde 40 artarak 8,4 trilyon dolara ulaştı. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) aynı gün ortak yayınladığı rapor ise dünyada çocuk işçi sayısının 160 milyona yükseldiğini ve son 20 yılın en yüksek seviyesine geldiğini ortaya koydu.

EN ÇOK İŞÇİ TARIMDA

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü öncesinde yayınlanan “Çocuk İşçiliği: 2020 Küresel Tahminler, Eğilimler ve Önümüzdeki Yol” başlıklı raporda, şu anda dünyadaki çocuk işçi sayısının yarısından fazlasını oluşturan 5 ila 11 yaşlarındaki çocuk işçilerin sayısında önemli artış olduğuna dikkat çekildi. Rapora göre, pandemi dönemi dünya genelinde 10 çocuktan biri çocuk işçiliğine mecbur bırakıldı, bu çocukların en çok Sahra altı Afrika’da bulunduğu aktarıldı. Sahra altı Afrika ülkelerinde 5 ila 17 yaş arasındaki çocukların yaklaşık dörtte biri işçi. Bu oran Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde ise yüzde 2,3. Rapora göre, çocuk işçilerin yüzde 70’i (112 milyon) tarım, yüzde 20’si (31,4 milyon) hizmet, yüzde 10’u (16,5 milyon) ise sanayi sektöründe yer alıyor. Rapora göre tehlikeli iş kollarında çalışan 5 ila 17 yaş arasındaki çocukların sayısı 2016-2020 arasında 6,5 milyon artarak 79 milyona yükseldi. Kırsal alanlarda çocuk işçiliğinin görülme sıklığı (yüzde 14), kentsel alanlardakinden (yüzde 5) neredeyse üç kat daha yüksek. Çocuk işçi olarak çalışan 5 ile 11 yaş arasındaki çocukların yaklaşık yüzde 28’i, 12 ile 14 yaş arasındaki çocukların ise yüzde 35’i eğitim dışında kaldı. UNICEF, acil önlemler alınmadığı takdirde iki yıl içinde yaklaşık 50 milyon çocuğun daha çocuk işçiliğine zorlanacağı konusunda da uyardı.

DÖNGÜYÜ KIRMALIYIZ

ILO Genel Direktörü Guy Ryder, rapora ilişkin “Yeni tahminler bizim için bir uyarı niteliğinde. Yeni nesil çocuklar da riske atılırken, bu duruma seyirci kalamayız. Birçok şeyin vereceğimiz tepkilere bağlı olduğu kritik bir noktadayız. Zaman, adanmışlığımızı ve enerjimizi yeniden göstererek ve bu kritik noktayı atlatarak, yoksulluk ve çocuk işçiliği döngüsünü kırmanın zamanıdır” açıklaması yaptı. UNICEF İcra Direktörü Henrietta Fore ise şu çağrıyı yaptı: “Çocuk işçiliğiyle mücadelemizde zemin kaybediyoruz. Küresel salgın nedeniyle uygulanan genel tecritler, okulların kapanması, ekonomik aksamalar ve milli bütçelerde görülen daralmaların ikinci yılına girdiğimiz bugünlerde, aileler yürek burkan seçimler yapmak zorunda kalıyor. Hükümetleri ve uluslararası kalkınma bankalarını, çocukları işgücünden çekerek okula geri döndürecek programlara ve ailelerin, en başta bu tür kararlar almamasını sağlayabilecek sosyal koruma programlarına yapılacak yatırımlara öncelik vermeye çağırıyoruz.”

***

Madenleri sömürülen ada susuzlukla baş başa kaldı

Mevcut küresel eşitsizlikte makas giderek açılırken zengin ülkelerin madenlerini sömürdüğü Banaba adasında içme suyu kalmadığı için yerel halk hastalık ve kıtlıkla mücadele ediyor. İngiltere, Yeni Zelanda ve Avustralya’nın 1900’lerde başladığı fosfat madenciliğinin tükettiği ada topraklarının yüzde 90’ı şu an kurak durumda. Yerel halk, üç ülkeden de tazminat istediklerini belirterek adada sürdürülebilir bir yaşam sağlanması için yardım çağrısında bulundu. Ada sakini Taboree Biremon, “Kontamine su veya tuzlu su içmekten başka seçeneğimiz yok. Sadece hayatta kalmanın bir yolunu arıyoruz” dedi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol