Google Play Store
App Store

Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Tasarısı, sit alanlarının yapılaşmaya açılmasını kurula bırakıyor. AB Bakanlığı, ‘uyum’ gerekçesiyle tasarının eleştirilebileceği uyarısında bulundu

Talana AB kaygılı uyarı

NURCAN GÖKDEMİR nurcangokdemir@birgun.net @nurcangokdemir

Başbakan Binali Yıldırım’ın imzasıyla TBMM’ye sunulan milli parklar ile doğal sit alanlarının ranta kurban edilmesine olanak sağlayan düzenleme hükümete tanıdığı sınırsız yetki ile eleştiri konusu oldu.

AB’ye uyum” iddiasıyla ikinci kez TBMM’ye sunulan tasarının, TBMM AB Uyum Komisyonu’nda yapılan görüşmeleri sırasında söz alan AB Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Vekili Selçuk Bayraktaroğlu, düzenlemelerin Avrupa Parlamentosu’nda eleştirilebileceği uyarısında bulundu. Daha önce doğa koruma konusunda faaliyet gösteren STK’lerin görüş ve eleştirilerini Avrupa Parlamentosu’na ilettiğini belirtti.

Bayraktaroğlu, hem Avrupa Komisyonu hem de STK’lerin tasarıyı yakından izlediğini ve uygulamalar açısından eleştirilebileceğini söyledi ve tasarıya yönelik eleştirileri şöyle dile getirdi:

Doğayı koruma değil kullanma
»Türlerin ve habitatların alan kapasitesi ve popülasyon düzeyleri göz önünde bulundurularak yok olmayacak şekilde kullanımı” olarak açıklanan “sürdürülebilir kullanım” tanımının koruma amacından çok kullanma amacını vurguladığı, eleştirilebileceği düşünülmektedir ve göze çok çarpmaktadır.

STK’yi bakan belirleyecek
»Tabiatı ve biyolojik çeşitliliği koruma kurullarına ilişkin maddede, “Bu konularda ulusal düzeyde en az son beş yıldır faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından Bakanlıkça seçilen iki temsilciden oluşur” hükmü ile “Başkan tarafından belirlenen ilgili sivil toplum kuruluşu” ibaresinin STK’ları sınırlandırdığı gerekçesiyle eleştirilebileceği düşünülmektedir.

Koruma alanlarına yeniden değerlendirme
“Yeniden değerlendirme” başlıklı madde idarenin istediği zamanda ve istediği sıklıkta koruma alanlarının sınırlarını yeniden değerlendirebilmesine olanak vermektedir. İdareye sınırsız bir yetki tanıdığı da düşünülmektedir. Bu hususu STK’lerin eleştirdiği ve bu eleştirilerini Avrupa Parlamentosu’na ilettiği de tarafımızdan bilinmektedir.

İdarenin yetkisi kısıtlanmalı
“Ekolojik etki değerlendirmesi” başlıklı maddedeki “Korunan alanların onaylı planlarında öngörülen faaliyetler ekolojik etki değerlendirmesine tabi tutulmadan gerçekleştirilebilir” hükmü yer almaktadır. Bu fıkrada idareye verilen yetkinin çevreyi koruma kapsamında belirli kriterler açısından kısıtlanması beklentisi bulunmaktadır.

Göstermelik halk katılımı
Komisyon Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, halkın, doğanın korunması süreçlerine katılımını kısıtlayıcı temel hükümlerin bulunduğu tasarıdaki “…tabiatın, biyolojik çeşitliliğin, tabii değerlerin, jeolojik mirasın ve peyzajın korunmasına ve sürdürülebilirlik yönetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir” şeklindeki maddeye ekleme yapılmasını istedi. Katılımcılık açısından tasarıda ve daha sonra yayımlanacak ilgili ikincil mevzuatta düzeltme yapılması gerektiğini ifade eden Gülpınar, “Halkın tabiat hakkında bilinçlendirilmesinin ve toplumun korumaya yönelik katkılarını artıracak faaliyetlerin desteklenmesi” gibi bir ifadenin eklenmesi önerisinde bulundu.