birgün

13° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 06.09.2021 07:16
author

Tayyip Erdoğan’a neler oluyor?

Son 3 ayda konuşurken uyuklaması, gafları, çocuğun kafasına vurduğu görüntüler “Erdoğan’a neler oluyor?” sorusunu doğurdu. Tek adamın sağlığı ve muhakeme yeteneği ülke için hiç olmadığı kadar belirleyici

Tayyip Erdoğan’a neler oluyor?

18 HAZİRAN 2021

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Antalya Diploması Forumu’na katılmıştı ve ‘prompter’dan okuduğu konuşmada büyük bir gaf yaptı: “Gerek terör örgütleriyle mücadelemizde gerekse Suriye’yi istikrarsızlaştırma çabalarımızda uluslararası toplumdan beklediğimiz desteği alamadık.”

20 TEMMUZ 2021

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’de toplu açılış töreninde ‘prompter’ı okumakta zorlandı. İki kez sorun yaşadıktan sonra “Kim yönetiyor bunu” diyerek kızdı.

21 TEMMUZ 2021

Erdoğan, telekonferans üzerinden partililerle bayramlaşıyor ve bu konuşma Anadolu Ajansı ve TRT’den yayınlanıyordu. ‘Prompter’dan konuşmayı okuduğu anlaşılan Erdoğan’ın bazı anlarda kelimeleri çok yavaş söylemesi, takılması ve yorgun hali dikkat çekti. Konuşurken kısa bir an uyuklayıp hemen kendine gelerek konuşmasına devam etti. Akıllara bir yıl önce, 1 Ağustos 2020’deki bayramlaşma konuşması geldi. ‘Prompter’da yazıyı kaçıran Erdoğan, danışmanlarına “Geri al, geri al…” demiş, danışmanlar “Efendim canlı yayındayız” deyince dudağını ısırmıştı.

31 TEMMUZ 2021

Erdoğan yangın felaketi yaşanan Marmaris’te Cumhurbaşkanlığı otobüsü üzerinde konuşma yaparken iki yanında ‘prompter’lar vardı. Konuşmasının ardından insanların üzerine çay attı. Hatta Cumhurbaşkanlığı otobüsüyle ilerlerken yolda karşıya geçmek için bekleyenlerin üzerine de Erdoğan çay fırlattı, bir polis son anda eğilerek kafasına doğru gelen çay paketinden kurtuldu. Erdoğan’ın konvoyu için kesilen yollarda itfaiye araçları bekletilmişti.

4 AĞUSTOS 2021

ATV ve A Haber ortak yayınına katılan Erdoğan orman yangınlarında hayatını kaybeden canlılardan bahsederken “Bütün bu canlıların sahiplerine hemen ödemelerini yapacağız. Büyükbaşsa büyükbaş, koyun, beyaz et…” dedi.

12 AĞUSTOS 2021

Erdoğan, Kanal D, CNN Türk ortak yayınına katıldı. Karşısındaki büyük prompter canlı yayında yanlışlıkla kadraja girdi. Erdoğan’ın önceden verilen sorulara yanıtları ‘prompter’dan okuduğu öne sürüldü. Bu yayında Erdoğan bir kelime aklına gelmeyince fısıltıyla Abdülkadir Selvi ‘sufle’ verdi. Selvi ertesi gün Erdoğan’ın dijital medyayı çok iyi kullandığını ve bazı verilerin ‘prompter’a yüklendiğini yazdı.

13 AĞUSTOS 2021

Erdoğan, sel felaketi yaşanan Kastamonu Bozkurt’ta konuşurken “Şu anda” dedi ve sağına döndüğünde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu görerek irkildi. Bir süre sessiz kalan Erdoğan yavaşça soluna dönerek dikkatlice baktı. Yanındakinin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum olduğunu anladıktan sonra Kurum’un kolunu tutarak devam etti: “Çevre ve Şehircilik Bakanım burada.”

Buradaki konuşması sırasında da Erdoğan’ın iki yanına ‘prompter’lar yerleştirilmişti. Sel felaketinde ölü sayısı 31 ve onlarca insan kayıpken Erdoğan miting havasında konuşup 2023 hedeflerinden 2053 vizyonundan bahsetti. Muhalefete şöyle yüklendi: “Onlar bakıyorsunuz hâlâ Erdoğan’a ben nasıl vurayım, ona bir yerden yara vereyim. Dertleri bu… Yav yara veremezsiniz… Biz bir ölür bin diriliriz.” Erdoğan’ın konuşması sık sık alkışlarla kesilirken sel bölgesindeki sahillerde insanların cansız bedenleri aranıyordu.

27 AĞUSTOS 2021

Saraybosna’daki Başçarşı Camisi’nin restorasyondan sonra yeniden ibadete açılış törenine katılan Erdoğan’ın önünde prompter cihazları yoktu. Erdoğan tüm konuşmayı elindeki kartlardan okuyarak yaptı.

Ve son nokta…

4 EYLÜL 2021

Rize’de Salarha Tüneli Açılış Töreni’ne katılan Erdoğan kurdeleyi çocuklarla birlikte kesecekti. Önündeki küçük çocuk Erdoğan’a “Amca, o mektubu annem sana verdi” dedi. Erdoğan’ın “Ulan tamam be, tamam ulan” dediği duyuldu. Ardından çocuğun kurdeleyi erken kestiğini fark eden Erdoğan mikrofonu tuttuğu elinin dışıyla çocuğun kafasına üç kez vurdu. Kurdele kesilmeden önce yanına gelen uzun saçlı bir çocuğa ise Erdoğan “Ulan oğlum bu ne hal. Allah iyiliğini versin, geç şuraya” dedi. Çocuğun gidişini izleyen Erdoğan gülümsüyordu. Bu belki şakaydı ama çocuğun kafasına vurulduğu anın bir şakalaşma olmadığını görüntüleri izleyen herkes anlayabilir. Ancak yandaş Yeni Şafak’ın internet sitesi bu haberi “Küçük bir çocuk, kurdeleyi erkenden kesti. Erdoğan’ın durumu fark ettiği o anlar gülümsetti” diye verdi.

Son dönemdeki tüm bu olaylar alt alta dizildiğinde önemli bir soru ortaya çıkıyor:

“Erdoğan’a neler oluyor?”

Geçmişte iyi bir hatip olan ve meydanlara indiğinde seçim sonuçlarına etki ettiği söylenen Erdoğan artık çok farklı. Muhalefetten prompter olmadan konuşamadığına yönelik sesler yükseliyor. Ancak bütün ülkenin gözleri önünde yaşanan olaylar zinciri bir türlü hak ettiği önemde gündeme gelemiyor.

Türkiye başkanlık sistemine geçilmesinin ardından bütün denge ve denetleme sistemleri yok edilmiş bir tek adam rejimiyle yönetiliyor. İmzaladığı kararnameler, iki dudağı arasından çıkan talimatlarla ülkeyi yöneten tek adamın sağlığı ve muhakeme yeteneği ülke için daha önce hiç olmadığı kadar belirleyici. Bu konudaki kaygılar giderilmiyor ve rivayetler, senaryolar kulaktan kulağa yayılıyor.

Üstelik sürekli tekrarlanan bir nakarat Erdoğan’ın yönetime hâkimiyetini sorgulanır kılıyor: “Erdoğan iyi, çevresi kötü. Etrafını saranlar onu yönlendiriyor.” Mesela; Mehmet Metiner, Marmaris’te çay atılmasıyla ilgili şunları söylüyor: “Reis’e otobüsün üstünden çay paketleri attırmak da neyin nesidir, hangi akla hizmettir… ”

Mehmet Metiner ve benzerlerinin çizdiği tabloda Erdoğan, felaket bölgesinde insanların üzerine çay atmaması gerektiğine karar veremiyor. Eğer bu tespit doğruysa tek adamdan diplomasi, güvenlik, ekonomi gibi çok önemli konularda doğru kararlar vermesi nasıl beklenebilir? Elbette bu soruya Metiner gibilerin yanıtı yok.

Erdoğan, kameralar önünde çocuğun kafasına vururken Ankara kulislerinde Erdoğan sonrası AKP ve Saray dengeleri üzerine tahminler havada uçuşuyor. Parti içindeki grupların sert rekabeti sürüyor.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol