Tehdit ve pazarlık şüphesi
ERK ACARER ERK ACARER

“Delil karartılıyor, çelişkiler oldukça fazla” diyen Nadira Kadirova’nın yakınları şu detayları da veriyordu: “Özbekistan çok yoksul. Nadira’nın ailesi de öyle. Eve cam taktırmak bile problem.” Şimdi konuşmuyorlar. Bu; “tehdit” ya da “kan parası” için pazarlık teklifi şüphelerini güçlü hale getiriyor.

Kadirova’nın ailesi, 23 yaşındaki genç kızın Türkiye’den jet otopsi yapılarak gönderilen cenazesini sesiz sedasız teslim almış ve defnetmişti. Bu anlaşılır bir durumdu. Çünkü yine aile, “Özbekistan’da intiharın dini ve ahlaki olarak kabul görmediğini, bu tip vakalarda toplumsal dışlanmaların yaşandığını” aktarıyordu.

ÜNAL NEYİ BEKLİYOR?

Eski asker ve AKP Milletvekili Şirin Ünal, olaya ilişkin olarak hala kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadı, demeç vermedi. Muhtemelen, dosyanın tamamen kapatılmasını bekliyor. Sırası gelince, “İntihar” şüphesini gündemde tutan demokratik kitle örgütlerini, hak savunucularını, avukatları ve gazetecileri suçlayacak. Ailenin handikapları lehine.

NEDEN 9 GÜN BEKLEDİ?

“Dosyayı kapatalım” telaşı ile üstüne vazife olmadığı halde, “İntihara” karar veren Ankara Emniyeti olayın üzerinden bir gün geçtikten sonra alelacele açıklama yapmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise tam tersine, kamuoyunu “bilgilendirmek” için tam 9 gün bekledi. “Bilgilendirmekten” çok basında çıkan ve kamuoyunda tartışılan Kadirova ile ilgili şüpheli sorulara yanıt vermeye çalıştı!

SAVCILIK O SORULARI PAS GEÇTİ

23 yaşındaki bir genç kadının yaşamı, AKP’li vekile ait silahla, onun evinde son buldu. Savcılığın yaptığı açıklamada neden dosyada Şirin Ünal’ın “Şüpheli” olarak yer almadığı yoktu! Açıklamada, genç kadının arkadaşı Leyla Niyazova’ya, niye “Nadira’yı “Fuhşa mı götürüp getiriyorsunuz?” diye sorulduğuna dair bir bilgiye de yer verilmedi.

SİLAH ÇELİŞKİSİ

Emniyet, aileye önce silahın Belçika yapımı 14’lü olduğunu söyledi. Ardından ağız değiştirip “Baretta”ydı dedi. Savcılık da yaptığı açıklamada, olayın Baretta marka yarı otomatik silahla gerçekleştiğininin altını çizdi. Kadirova’nın ölümü sonrası çekilen fotoğrafında silahın şarjöründen ayrı olduğu görüntülendi. Savcılık bu çelişkileri aydınlatmaya yönelik de bilgi paylaşmadı.

OTOPSİ HIZLI, İFADELER YAVAŞ

Yine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kamuoyuna beyanına göre, vekil de dahil evdeki tüm şahıslardan swap örnekleri (kan ve barut izi) alındı. Klasik otopsi işlemi usülüne uygun olarak tamamlandı. Ancak adli tıp uzmanlarına göre, bu işlemlerin böyle kısa sürede tamamlanması mümkün değildi.

HER ŞEY ŞOFÖRÜN KONTROLÜNDE

Otopsi ve diğer adli tıp işlemleri bu denli acil yapılsa da evdeki tanık ifadeleri tercüman bulunamadığı gerekçesi ile 2 gün geç alındı! Belki savcılık ilerleyen günlerde, Kadirova’nın otopsi işleminin AKP’li Ünal’ın şoförü tarafından takip edilmesinine ve cenazenin onun kontrolünde Özbekistan’a götürülmesine ilişkin prosedüre yönelik bir açıklama da yapacaktır!

SON 4 KONUŞMASI ÇOK ÖNEMLİ

Nadira Kadirova dershaneye başlayacaktı, kayıt olmuştu. Hayatında kötü şeyler olduğunu söylüyordu. Aile, “Bizi odasına sokmadılar, son günlüğü ve intihar notu yok” diyor. Savcılık, genç kadının telefona, ajandasına ve yazdığı intihar notuna dosya kapsamında el konulduğuna dikkat çekiyor. Kadirova, ölümünden bir gece önce 4 kez arkadaşı Leyla ile konuştu.

Aramalarda kısa boşluklar vardı. İlki, 22 Eylül gecesi 23.29’da oldu, 13 dakikaydı. 23.42’deki arama 1 saat sürdü. 23 Eylül’ün ilk saatlerinde Kadirova, 00.43’te bir kez daha Leyla’yı arayıp 55 dakika konuştu. 01.38’deki son görüşme 17 dakikaydı. Not ve son ajanda gibi 2 saat 25 dakikalık bu 4 görüşme de kilit önemde. Peki Kadirova’nın adli tıp raporunda, swap’ta barut çıkmazsa ne olacak?

Dosya detayları önümüze gelmeden, şüpheler asla giderilemeyecek. Nodira Kadirova’nın ailesine ilişkin tehdit ya da pazarlık iddialarına bir kez daha dönersek… Ne yazık ki aileden bilgi akışı sağlayamadığı, detaylara ulaşmasına engel konulduğu için dosya avukatlarının fonksiyonuz kaldığına da tanık olacağız.