Tek adam rejimi sokakta yıkılacak
SOL Parti, Saray rejimine karşı Zonguldak ve Tonya’nın ardından ülke genelinde başlattıkları yürüyüşlerini dün Samsun’da sürdürdü. Yürüyüşün ardından yapılan açıklamalarda, “Siyasal İslamcı bu kötülük rejimini sokaklardan yükselen birleşik halk hareketi ile yeneceğiz” denildi.

Politika Servisi
Ülkeyi büyük bir uçuruma sürükleyen tek adam rejimine karşı SOL Parti’nin ülke genelinde başlattığı yürüyüşler, Samsun’da düzenlenen kitlesel buluşmayla devam etti.
Saray yönetiminin politikaları karşısında ülkenin dört bir köşesinde yükselen itiraz dalgasını, birleşik mücadele zeminlerinde yükseltme çağrısı yapan SOL Parti, Zonguldak ve Tonya’nın ardından dün Samsun’da Şehir Kulübü önünden Çiftlik Caddesi’ne yürüdü.
İŞ, EKMEK, ADALET MEMLEKETE SOL GEREK
Saat 14.00’te başlayan ve çok sayıda yurttaşın katıldığı yürüyüşte sık sık “İş, ekmek, adalet memlekete sol gerek”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “AKP mezara halk iktidara” sloganları atıldı.
‘Çağrımız gerici rejime son verme çağrısıdır’ pankartının taşındığı yürüyüş, konuşmaların ardından sonlandırıldı.
Yürüyüşün ardından ilk olarak SOL Parti Samsun İl Sözcüsü Şafak Yeşiltepe konuştu. Yeşiltepe, “Söyleyecek sözü, yürüyecek yolu olan sevgili arkadaşlar, dostlar hepiniz hoş geldiniz. Faşizme, yoksulluğa ve baskılara karşı birleşelim şiarıyla bugün bir araya geldik” dedi. Yeşiltepe, “Giderek derinleşen ekonomik kriz, yanan ormanlar, yok edilen tarım, yasaklanan grevler, çalınan sınav sorularıyla geleceği çalınan gençler, açlıkla yüz yüze bırakılan emekliler, öldürülen kadınlar, sahte diplomalarla kayırılan yandaşlar, kayyumlarla bertaraf edilmeye çalışılan belediyeler… Demokrasinin, adaletin, hukukun olmadığı giderek yoksullaşan bir ülkede, yaşam mücadelesi veren halkımız için sokaklardayız” diye konuştu.
SOKAKLARDA OLMAK İÇİN ÇOK NEDENİMİZ VAR
Yeşiltepe şu ifadeleri kullandı: “Bizlerin bir avuç zorbanın karşısında sokaklarda olmak için çok fazla nedenimiz var. Paralı, özelleştirilmiş eğitim sistemi AKP yandaşlarının servetine servet katarken, okullar tarikatlar eliyle kuşatıldı. Yoksul emekçi halk sağlık sistemine ulaşamaz hale getirildi. Parası olanlar özel hastanelerde tedavi gördü. Parası olmayanlar hastanelerinde sağlık sistemine ulaşamadı, randevu alamadı.
Mafyası, çetesi, tarikatlarıyla her tür gerici ve karanlık güç arkasında olan tek adam iktidarına karşı sokaklardayız. Her gün en az üç kadının öldürülmesinden, şüpheli kadın ölümlerinin artmasından, kadına, çocuklara ve LGBTİ+’lara yönelik şiddetin olağanlaştırılmasından bu iktidar, kapitalist sistem sorumludur.
Bu ülkede yaşanan bunca kötülüğün tek sorumlusu İslamcı faşist iktidardır. İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden, 6284’ü kaldıran bu iktidardan hesap sormak için sokaklardayız. Dinciliğin saltanatına karşı laiklik için mücadele etmek, laikliği kazanmak için sokaklardayız.”
TÜM SORUNLARIN BAŞI TEK ADAM REJİMİ
Yeşiltepe’nin ardından konuşan SOL Parti MYK Üyesi Alper Taş da ülkenin tüm meselelerinin tek adam rejiminin varlığı bağdaştığını söyledi.
“Tek adam rejimine son vermeden ülke sorunlarının hiçbiri çözülemez” diyen Taş, “Bu siyasal İslamcı rejim 2018’de yürürlüğe girdiğinden beri ülkenin geleceğini yok etmiştir. Memleketi uçuracaklarını söylemişlerdi ama ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler” diye konuştu.
O DÜŞLERİ BÜYÜTECEĞİZ
Konuşması boyunca birleşik halk hareketinin önemine değinen Taş, devrimcilerin ülke tarihindeki önemine de dikkat çekti. “Tarih Mahirlere, Denizlere hak verdi. Onların söyledikleri bugün bir kez daha doğrulandı. Gelin, o düşleri hep beraber büyütelim” dedi.
Taş’ın konuşmalarında öne çıkan ifadeler şöyle:
"Farklı siyasi görüşlerden olabiliriz, başka başka partilerden gelebiliriz. Ama öncelikli görevimiz hepimiz için birdir: Bu rejimi yenmek. Bunun için birleşik bir halk hareketi yaratacağız. Bu hareket, gençlerin öncülüğünde Saraçhane’de doğdu. Şimdi bu birlikteliği ülkenin dört bir yanına taşımak zorundayız. Gelin sadece Samsun’da değil her yerde bu birliği büyütelim."
BU ÜLKEYİ YENİDEN KURACAĞIZ
Biz öyle bir Türkiye kuracağız ki: Kadınlar özgür olacak, devlet erkek devleti olmaktan çıkacak. Doğamız, ormanlarımız, sularımız, meralarımız yağmaya açılmayacak. Bu ülkenin müşterekleri sermayeye teslim edilmeyecek. Mehmet Cengizlere bu topraklar peşkeş çekilmeyecek. Biz doğayla barışık, eşit yurttaşlık temelinde bir Türkiye kuracağız.”


