birgün

12° AÇIK

BİRGÜN KİTAP 21.11.2020 13:43

Tekin’den 4 yeni kitap!

Tekin Yayınevi, yeni kitaplarını duyurdu. Yayınevinin okuyucuyla buluşturduğu son kitaplar şöyle: “Savcı Doğan Öz’ü Vurdular”, “Hakikat Masal Değildir”, “Ordu, Sermaye, ABD, İslamizasyon” ve “Değişiyor Zaman.”

Tekin’den 4 yeni kitap!

Tekin Yayınevi’nin yeni kitapları raflardaki yerini aldı. Yayınevinin kasım ayı içinde çıkardığı kitaplar arasında, BirGün Pazar yazarlarından Murat Müfettişoğlu ve Behlül Özkan’ın imzasını taşıyan iki ayrı çalışma da bulunuyor.

Tekin Yayınevi’nin yeni kitapları şu şekilde:

SAVCI DOĞAN ÖZ’Ü VURDULAR
Bir Kontrgerilla Cinayeti

Yazan: Berivan TAPAN

Savcı Doğan Öz, 24 Mart 1978 günü sabah evinden çıktı, arabasına bindi, kontağı çevirip motorun ısınmasını beklerken aracın önünde biri belirdi, onun arkasındaki ikinci kişi, “İşte Doğan Öz bu. Ateş et!” dedi. Emri alan, tabancasını Doğan Öz’e doğrulttu ve üç el ateş etti. Saldırgan, Doğan Öz’ün öldüğünden emin olmak için araca yaklaşarak üç el daha ateş etti. Daha sonra tabancasını beline taktı ve koşarak kaçtı.

Bu cinayete on sekiz kişi tanık olmuştu. Doğan Öz’ün katil zanlısı olarak yargılanan İbrahim Çiftçi tanıklar tarafından teşhis edilmiş ve mahkeme tarafından idam cezasına çarptırılmıştı. Askerî Yargıtay mahkemenin kararını bir değil tam dört defa bozduğu için Çiftçi “mecburen” beraat etti.

tekin-den-4-yeni-kitap-807629-1.

Savcı Doğan Öz cinayeti, üzerinden 42 yıl geçmesine rağmen unutulmadı. Doğan Öz cinayetinin Milliyetçi Cephe hükümetleri döneminde işlenen cinayetlerden ve yapılan katliamlardan farklı bir yönü vardı: Doğan Öz, adını iktidarda olanların bile bilmediği bir örgütü ortaya çıkarmıştı: Kontrgerilla!

Gazeteci Berivan Tapan’ın, Doğan Öz cinayetini bütün yönleriyle ele aldığı çalışması bir dönemin en bilinen cinayetinin Kontrgerilla ile ilişkisini ele alıyor, üstü örtülmeye çalışılan bu olayı toplumsal hafızaya bir kez daha hatırlatıyor.

Kitaptan:

“Elimizdeki bilgiler, belgeler ve tanık ifadeleri cinayeti İbrahim Çiftçi’nin işlediğini gösterirken ve vicdani kanaatimiz de bu yönde oluşmuştur. Ancak (…) Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararları da mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunduğundan, bu nedenle Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun sanık İbrahim Çiftçi hakkındaki sekizde yedilik oy çokluğuna dayanan bozma ilamına uyularak sırf bu hukuki zorunluluk nedeniyle sanık İbrahim Çiftçi’nin beraatına karar verilmiştir.”

HAKİKAT MASAL DEĞİLDİR

Politik Felsefi Değinmeler

Yazan: Murat MÜFETTİŞOĞLU

"Gilles Deleuze, ‘Hakikat, onu yeniden üretme arzumuzla ilişkilidir' diyerek hakikatin yeniden üretilebilen boyutuna ve yenilenmesi gerekliliğine dikkat çeker. Ursula K. Le Guin zor zamanların geleceğinden dem vururken,'Özgürlüğü anımsayabilecek yazarlara ihtiyaç duyacağız. Şairlere, hayalperestlere; daha büyük bir hakikatin gerçekçilerine' der. Thomas Bernhard iki tavra da yakın durarak meseleyi bağlar: Daima ‘ama' diyecek birileri olmalıdır. Oysa hep her şeyi belirleyen birileri oluyor. ‘Hakikat' aslında sadece bir ‘ama' ekleyip cümleyi tamamlamaktır."

tekin-den-4-yeni-kitap-807630-1.

"Müesses nizam" da denilen kurulu düzen standart kapitalizmin bir parçası iken, ülkede ve hatta dünyada standart kalmadığından vahşi kapitalizmin etkileri gün geçtikçe daha çok hissediliyor.

Murat Müfettişoğlu, bütün bu zorlu koşullar altında yaşamakta olduğumuz zamanın içinden geçerken bildiğimiz ya da bildiğimizi düşündüğümüz entelektüel, ahlaki ve politik kavramları felsefenin mihenk taşına vurarak Hakikat Masal Değildir ile tartışmaya açıyor.

Politik felsefenin hayatla bağlarını kuruyor, felsefenin hayatın ne kadar içinde olduğunu kavramamızı sağlıyor.

Murat Müfettişoğlu Kimdir? Devrek’te doğdu. Hacettepe Üniversitesi Maden Mühendisliği’ni bitirdi. 2008 yılında Ömrün Ödülü adlı romanı yayımlandı. 2008-2013 yılları arasında politika-kültür-sanat sitesi e-hayalet.net’te denemeler kaleme aldı. 2013’ten beri BirGün gazetesinin Pazar Eki’nde yazıyor.

TÜRKİYE’NİN SOĞUK SAVAŞ DÜZENİ

Ordu, Sermaye, ABD, İslamizasyon

Derleyen: Behlül ÖZKAN – Tolga GÜRAKAR

Behlül Özkan ve Tolga Gürakar’ın derlemesini yaptığı kitap, on akademisyenin Türkiye’nin Soğuk Savaş Düzeni’ni anlattığı makalelerden oluştu. Yazılarıyla kitaba katkı veren hocalar ve yazıları şöyledir:

tekin-den-4-yeni-kitap-807631-1.

Giriş: Soğuk Savaş Türkiye’sinin Tarihsel Arkeolojisi (Behlül Özkan – Tolga Gürakar)

Merkez-Çevre Paradigması Türkiye’nin Siyasasını Açıklamanın Anahtarı

Olabilir mi? (Tolga Gürakar)

Tek Parti CHP’nin İdeolojisi (Burak Cop)

Soğuk Savaş ve Türkiye’de Siyasal İslam’ın Yükselişi: 1945-1970

(Mehmet Ali Tuğtan)

Soğuk Savaşta Türkiye Müesses Nizamı ile Siyasal İslam’ın Kutsal İttifakı

(Behlül Özkan)

12 Mart: Karargâhtaki İslam İktidarı (Okan İrtem)

Bir Soğuk Savaş İdeolojisi: Ülkücülük (Fatih Yaşlı)

Üretim, Dünya Düzeni ve Türkiye (İnan Rüma)

Sermayenin Altın Programı: Tepeden İslamcılaştırma (Deniz Hakyemez)

Soğuk Savaş Döneminde Türkiye-ABD İlişkileri (Barış Doster)

Hayal ile Gerçeklik Arasında İslamcı İktidar: Hamidizm Üzerine (Barış Zeren)

Sonuç Yerine: Soğuk Savaş Türkiye’sinin Karanlık Dehlizlerinden Soma Madenlerine (Behlül Özkan – Tolga Gürakar)

Türkiye’de İslamizasyon sıklıkla iddia edildiği gibi, “aşağıdan yukarıya” uzanan kitlesel taleplerle gerçekleşmedi. Tam da bunun aksine ordu, sermaye ve ABD’nin başını çektiği ittifaklar eliyle “yukarıdan aşağıya” örgütlenerek, kitlelere solun panzehri olarak zerk edildi. Bu çalışma 90 yıllık Cumhuriyet dönemini kesintisiz Kemalist-İslamcı karşıtlığı üzerinden okuyan ve İslamcılığı merkeze karşı çevreyi, devlete karşı sivil toplumu temsil eden bir siyasi aktör olarak nitelendiren paradigmaya karşı çıkmaktadır.

Türkiye’de İslamcılık, Soğuk Savaş sürecinde merkez tarafından ezilen, mağdur edilen ve baskı gören çevrenin temsilcisi bir siyasal akım değil, 1960’lardan itibaren sınıf siyaseti üzerinden yükselen işçi ve öğrenci hareketlerine karşı merkezin, büyük sermayenin ve ordunun arka çıktığı bir dinamiktir.

DEĞİŞİYOR ZAMAN

Şiir

Yazan: Rati Saxena

İngilizce’den Çeviren: Barış Behramoğlu

Dünya Şiir Okyanusu dizisinin dördüncü kitabı Hintli şair Rati Saxena’nın “Değişiyor Zaman” şiir derlemesi bütün kitapçılarda!

Şiirleri Çince, Arnavutça, İspanyolca, Özbekçe, Endonezce, Almanca ve daha pek çok dile çevrilen Rati Saxena, Hintçe ve İngilizce yazan bir şair, yazar, çevirmen, editör ve Vedik bilginidir.

tekin-den-4-yeni-kitap-807632-1.

Çağdaş Hint ve dünya şiirinde önemli bir yere sahip olan Saxena, 10 yıldır Kritya

Uluslararası şiir festivalinin direktörlüğünü sürdürüyor.

Vedaları inceleyerek eski Hindistan'ın kültürel, felsefi ve tarihini araştırıp bunlar üzerine çalışan ve yazan Rati Saxena'nın şiirlerinin ortak noktası, rollerin, hayallerin, özlemlerin, umutların, ayrıcalıklı sınıf ya da geleneklerin önceden belirledikleri bir dünyada, kadınlar, ezilenler ve marjinalleştirilenleri güçlü ve vakur isyan sesidir.

Saxena’nın her bir dizesi, her bir imgesi, aşk, saygı, tolerans, barış, merhamet, adalet gibi değerlerin hüküm sürdürdüğü evrensel kız kardeşliğin kapısını aralıyor.

Birbirlerinden farklıdır denizle gökyüzü

Farklıdır bulutlar da

Fakat kıyıda durup onun kollarına atladığında

Alır onu beşik gibi salladığı kucağına

Islatır yüzüne dökülen saçları

okşar kalçalarını

dinlendirir ayak uçlarında başını

ve sonrasında dönüp bakar ona

Fark kalır mı,

onunla tutkulu bir sevgili arasında?

Dünya Şiir Okyanusu Dizisi hakkında

2016 yılında şair Ataol Behramoğlu tarafından oluşturulan Dünya Şiir Okyanusu Dizisi

Uluslararası çağdaş ve klasik şairlerin eserlerini, şiir dünyasının evrensel ufkunu ve başka

halkların seslenişlerini yerel okurlarla buluşturmayı amaçlıyor. Her sene bir şaire yer veren

dizide bugüne dek raflarda yerine alanlar:

Gök ve Yer Arasında, Jidi Majia (Çin),

Düşler Ormanında, Ion Deaconescu (Romanya),

Tanrı Belki Esirger Aşkı, Yehuda Amıhay (İsrail),

Değişiyor Zaman, Rati Saxena (Hindistan)

Yayına hazırlanan şairler: Francis Combes (Fransa), Moez Majed (Tunus)

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız