Tekstilde krizin faturası emekçiye!
BİRTEK-SEN’in tekstil raporu, sektördeki daralmanın yükünün işçilerin omzuna yıkıldığını ortaya koydu. Kayıtlı istihdam düşerken ihracat gelirleri arttı; işçiler işten atılırken patronlar devlet teşvikiyle büyüdü.

Emek Servisi
Ekonomik krizin derinden etkilediği tekstil sektöründe bedel işçiye kesiliyor. BİRTEK-SEN, tekstil sektöründeki krizin işçilere yansımalarını 17 sayfalık raporla ele aldı. Sendika, tekstil sektöründeki krizin derinleştiğini ve bedelini işçilerin ödediğini belirtti.
Sektörde kayıtlı yaklaşık 1 milyon 109 bin işçi bulunuyor. Kayıtdışı çalışma biçiminin yaygın olduğu sektörde, sendikalı çalışan sayısı ise yalnızca 93 bin. Sektörde kayıtlı işçi sayısı 3 yıldır aralıksız daralırken patronların krize gerekçesi ise "işgücü maliyeti" oldu. Sektörde, son bir yılda 110 bin kişilik istihdam kaybı tespit edilirken tekstil, istihdam düşüşünün en çok yaşandığı sektör oldu.
Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) raporunda, "Tekstilde yaşanan durum hiç de patronların ve patron yandaşı sendikaların anlattığı gibi değil. Daralmanın asıl ağır bedeli yine işçilere ödetiliyor" denilerek 8 bölge ilinden yüzlerce işçiyle gerçekleştirilen görüşmelerin sonuçları ile farklı kaynaklardan derlenen bilgiler paylaşıldı.
ÜLKENİN BANGLADEŞ’İ
Sendika, ucuz emek, devlet desteği, denetimsizlik, yoğun işsiz nüfus gibi olanaklar nedeniyle sektörün Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerine kaydığının altını çizdi. AKP iktidarının bölgeyi "Türkiye’nin Bangladeş’i" yapmayı hedeflediğine dikkati çeken sendika, "Veriler durumun işçiler açısından oldukça vahim olduğunu, patronlar açısından ise hiç de anlatıldığı kadar kötü olmadığını gösteriyor. Bölgeyi ucuz işgücü kaynağı olarak gören tekstil patronları devletten aldıkları süper teşviklerle, burayı işçiler için cehenneme, kendileri için cennete çeviriyor" ifadelerini kullandı. Sendikaya göre ekonomik darboğazda olduğunu söyleyen tekstil patronlarının rotayı Mısır’a çevirmesinin nedeni devletle pazarlık yapmak. Sektörde Mısır’a yatırımlar ile daralma, işçiler üzerinde baskı aracı olarak kullanılırken devletle teşvik pazarlığı unsuru haline getirildi. Patronlar, aldıkları teşviklerle maliyetlerini dibe yaklaştırırken işçilere "Fabrikanın kapanmaması için fedakârlık" dayatıldı.
2024 yılının Ocak ayında bölgede 229 bin olan istihdamın bu yılın Haziran ayı itibarıyla 222 bine gerilediği tespit edilen raporda, "Yoğun şekilde işten çıkarmalar yaşanırken; özellikle Antep, Urfa, Malatya gibi illerde tekstil işkolundaki işçi sayısı düşerken; ihracatta yükseliş yaşandı. Patronlar daha az işçiyle daha fazla üretim yaptı" denildi. Buna göre Antep’te son 1 yılda işyeri sayısı düştü ancak ihracat ilerledi. 201 işyerinin kapandığı kentte, ihracat geliri 55,3 milyar dolar arttı. Bölge kentlerinde benzer tablo görüldüğü söylenerek, vergi teşvikleri ve kamudan aktarılan devasa kaynaklarla adeta ihya edilen patronların İşsizlik Fonu ve benzeri işçi kaynaklarına da göz diktiğinin altı çizildi. Sendikal bürokrasi ile patronların mazeretlerinin işçilere sefaleti dayattığı söylenen raporda, çözüm önerileri de sıralandı. BİRTEK-SEN "Çözüm işçilerin örgütlü mücadelesinde" diyerek "Tekstil işçilerinin sendikal örgütlenme hakkına sahip çıkarak; petro-kimya, kamu, sağlık, belediye, metal işkollarında harekete geçen Türkiye İşçi Sınıfıyla kaderini birleştirmesi; sendika ağalarını def etmesi; patronlar ve onların temsilcileri tarafından cehenneme çevrilen çalışma ve yaşam koşullarını düzeltmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.



