Terkoğlu, Oda TV davasında tüm iddiaları paramparça etti
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Oda TV davasının 6. duruşmasında savunmalar devam ediyor.
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Oda TV davasının 6. duruşmasında savunmalar devam ediyor. Geçtiğimiz duruşmada savunmasını yapan Soner Yalçın’ın avukatı Hüseyin Ersöz ve Oda TV haber müdürü Barış Terkoğlu savunmalarını önceki gün tamamladı.
TUTUKLANINCA ‘DOĞRU YOLDAYIM’ DEDİM
Oda TV Haber Müdürü Barış Terkoğlu savunmasına, “Tutuklandığım gün doğru bir iş yaptığımı anladım” sözleriyle başlayan Terkoğlu, mahkeme heyetine, “Fikirlerimde ısrar ediyorsam samimiyetime inanın” dedi. Bu iddianameyi yazanların haber diye bir şey bilmediğini söyleyen Terkoğlu, örnek olarak ise “Hanefi Avcı’ya son tezgah” başlıklı haberin iddianameye girmesini gösterdi. Terkoğlu, haberin içeriğinde, “son tezgah” isimli Ergenekon, Balyoz, Devrimci Karargah davalarında gizli tanık olan şahsın verdiği ifadelerin derlendiğine dikkat çekerek, “Lütfen haberlerin içeriğini okuyun” dedi. Aynı şekilde iddianameye giren, “Mehmet Baransu ABD’de 4 yıl ne yaptı” başlıklı haberin içeriğinde de Baransu ile yaptığı röportajın yer aldığını söyleyen Terkoğlu, “Bu iddianame için hukukçu olmaya gerek yok. Önce suç isnat ettiğiniz haberlerin içeriğini okuyun” diyerek tepkisini dile getirdi.
BARANSU GİZLİ DOSYALARLA ADLİYE’DE
“Biz savcılık makamı ve Oda TV makamı olarak iki rakip yayın kuruluşuyuz” diyen Terkoğlu, Baransu’nun savcı Zekeriya Öz ve Cihan Kansız ile adliyede görüldüğü fotoğraf ve KCK soruşturmasında tutuklanan avukatın da Baransu’nun gizlilik kararı bulunan soruşturma dosyalarıyla adliyede gezindiğini anlattığı mektup haberini mahkeme heyetine gösterdi. Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan’ın yakında Oda TV davasından tutuklanacağına ilişkin televizyon kanallarında furya döndüğüne dikkat çeken Terkoğlu, hiçbir savcının neden böyle bir olayı yalanlamadığına dikkat çekti. Terkoğlu, “Savcı Zekeriya Öz’ün sekreteri Kezban İpek şeklinde yer alan haberimiz hakkında Öz, ‘Kezban İpek benim sekreterim değil, katibim’ şeklinde açıklama gönderdi de neden hiçbir savcı bu tutuklama söylentilerine açıklama yapmıyor” dedi. Oda TV davasından tutuklu yargılanırken hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nu, Oda Tv operasyonuyla tanıdığını söyleyen Terkoğlu, “Çıkıp burada kendini anlatmalıydı” dedi. Ayrıca Kozinoğlu’nun Oda TV’ye MİT dosyası göndermediğine emin olduğunu söyledi.
‘GAZETECİYİM, MAFYAYLA DA GÖRÜŞÜRÜM’
Mehmet Baransu, Zekeriya Öz ve Cihan Kansız’ın Galata Mevlevihanesi’nde birlikte iftar yemeği yedikleri fotoğrafı gösteren Terkoğlu, “Savcı bana nasıl şu, bu avukatla görüştüğümü sorabilir” dedi. Terkoğlu, “Ben gazeteciyim, mafyayla da görüşürüm, terör örgütüyle de görüşürüm ama savcı, neden hakimle görüşürür?” sorusunu mahkeme heyetine yöneltti. Ardından mahkeme başkanı Mehmet Ekinci Terkoğlu’na, “Cümlelerinizle bizi imtihan etmeyin, savunmanızı yapın” dedi. Terkoğlu, “Savcıların önceden atacağı adımları bilen televizyon dizileri var” diyerek bazı dizilerde Kozinoğlu ölmeden öldüğünün, Ahmet Şık’ın kitaplarının toplatılmadan toplatıldığının gösterildiğine dikkat çekti.
‘TEKEL İŞÇİSİNİ YAZDIM’
“Gazetecilik hastalıktır dersiniz ama suç diyemezsiniz” diyen Terkoğlu, hukuksuzluğa maruz kalanları yazmak için yüzlerini tanımak zorunda olmadığını söyleyerek TEKEL işçilerine ilişkin hazırladığı haberleri örnek verdi. Terkoğlu, “Hikayesi olmayanların hikayesini yazdım” diyerek gazetecilikte en önemli eksikliğin de delillerin sorgulanması olduğunu söyledi.
100 YIL HAPİSTE KALSAM YILMAM
Duruşmaya ara verildi. Bir saatlik aranın ardından duruşma, Terkoğlu'nun savunmasıyla devam etti. Mahkeme heyetine 158 sayfalık yazılı savunma veren Terkoğlu, ikinci bölümde iddianamede yer alan haberlere ilişkin detaylara yer verdi. Terkoğlu, savunmasını şu sözlerle sonlandırdı: "Eğer bugün buradan çıksam adliyenin merdivenlerine oturup aynısını yazacağım. 100 yıl hapiste kalsam, çıktığım gün aynı fikirlerde ısrar edeceğim. Sağ kolum olmasa sol kolumla düşündüklerimi anlatacağım. Bunları yapmak için bir örgüte, emre ya da talimata ihtiyacım yok. Nitekim neredeyse bir yıldır hapiste, buradaki tüm sanıklardan ayrı kalıyorum ve suç kabul edilen fikirleri yazmayı sürdürüyorum. İnsan genlerindeki değil eylemlerindeki kişidir. Ben de parmaklarımın ucundan akan kişiyim. Hapishane korkusuyla, polis sopasıyla, savcılık terbiyesiyle başka birisi olamam. Bedenimin hürriyetini, ruhumun esaretiyle değişemem. Bu yargılamaların beklentisi buysa ki bence böyle, ben bu beklentiyi geri çeviriyorum. Sizden ise yalnız kendim için değil, bütün sanıklar için hatta tüm ülke için eğer elinizdeyse adalet talep ediyorum." soL, BirGün


