Terzi Fikri mezarı başında anıldı

06.05.2017 14:49 GÜNCEL

BirGün / Fatsa

Fatsa’nın, cunta döneminde konulduğu cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını kaybeden devrimci Belediye Başkanı Fikri Sönmez 32’nci ölüm yıldönümünde çeşitli etkinliklerle anıldı.

terzi-fikri-mezari-basinda-anildi-282809-1.

Fikri Sönmez için ilk anma töreni Fatsa'nın Kabakdağı Köyü’ndeki mezarı başında yapıldı. Anmaya, Fikri Sönmez’in ailesi, mücadele arkadaşları, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş ve parti üyeleri katıldı. Mezarı başında yapılan anmada mücadele arkadaşları adanı adına Sedat Göçmen bir konuşma yaptı.

Sedat Göçmen, Fikri Sönmez'in mücadelesini aktarırken "TİPden Kızıldere'ye kadar 68 mücadelesinin her anında vardı" dedi. Fikri Sönmez'in geçimini terzilikle sağladığını söyleyen Göçmen, "Fikri ağabey terziydi ama Fatsa'da hayatın her alanındaydı. Spor kulübü başkanı, oda dernek yöneticisi, gençlerin koruyucusuydu" dedi.

Devrimci hareketin 1979 yılında Fatsa'da belediye seçimlerinde aday olma kararı ile birlikte sürecin başka bir noktaya geldiğini aktaran Sedat Göçmen, "Fikri Sönmez'le kısa süren bir yerel yönetim deneyimi yaşadık. Ama ortaya koyduğu devrimci pratik hala aşılabilmiş değil" dedi.

terzi-fikri-mezari-basinda-anildi-282805-1.

Terzi Fikri olarak da bilinen Sönmez, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve sağcı medyanın hedef göstermesi sonrası 12 Eylül darbesinin lideri Kenan Evren’in yönettiği operasyonla 11 Temmuz 1980’de gözaltına alınmıştı.

Bundan birkaç ay sonra gerçekleşen darbe koşulları altında cezaevinde tutulan ve işkence gören ‘Terzi Fikri’, 4 Mayıs 1985 günü, yalnızca 47 yaşındayken kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

terzi-fikri-mezari-basinda-anildi-282808-1.

YAŞAMI

1938’de Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Kabakdağı köyünde doğdu. Yoksul bir çocukluk geçirdi. İlkokul sonrası bir terzinin yanında çırak olarak çalışmaya başladı.

1960’larla birlikte Türkiye İşçi Partisi’ne üye oldu ve aktif siyasete başladı. TİP’in Fatsa’daki örgütlenmesi için çalıştı.

Dev-Genç’le birlikte 6. Filo’ya karşı eylemlerde yer aldı. 1972’de THKP-C davasından yargılandı. Mahir Çayan ve yoldaşlarının Maltepe Askeri Cezaevi’nden kaçışı sonrası Karadeniz’e geçmelerine yardımcı olmakla suçlandı. 2 yıl kadar tutuklu yargılandıktan sonra 1974’te afla serbest kaldı.

Karadeniz bölgesindeki emekçilerin ve köylülerin içerisinde mücadele yürüttü. 1978-79’da “Fındıkta sömürüye son” mitinglerini örgütleyen isimlerden biri oldu.

1979’da Fatsa’da, CHP, AP ve MSP’nin iki katı oy alarak bağımsız belediye başkanı seçildi. Fatsa’yı halk komiteleriyle yönetmeye başladı. Komitelerle birlikte “Çamura son kampanyası, “Fatsa Halk Kültür Şenliği” gibi etkinlikler düzenledi. İlçede yol, su, kanalizasyon gibi sorunların halkın katılımıyla çözülmesi için adımlar attı. Geniş köylü kitlesinin katıldığı fındık mitingleri hayata geçirildi.

1980 Mayıs-Temmuz ayları arasında 50’nin üzerinde kişinin katledildiği Çorum Katliamı sırasında Başbakan Süleyman Demirel, tarafından “Çorum’u bırakın Fatsa’ya bakın” ifadeleriyle hedef gösterildi. Operasyon öncesi CHP, MSP, AP ilçe başkanlarının ortak basın açıklaması yaparak “Fatsa’da operasyon yapılacak bir şey yok. Huzur içindeyiz” sözleri yeterli olmadı.

Vali Reşat Akkaya’nın Ordu’ya atanmasıyla birlikte 11 Temmuz 1980’de başlatılan “Nokta operasyonu” ile gözaltına alındı. Hürriyet, operasyondan 2 gün önce “Fatsa’ya nokta operasyonu” başlığıyla harekatı duyurdu. TSK, ilçeye hücumbotlarla denizden baskın gerçekleştirdi. Harekata bir mekanize piyade taburu, üç jandarma komando birliği, il alay komutanlığı takviye birlikler, polis ve Vali Akkaya’nın kontrolündeki ülkücü militanlar katıldı.

Hayatının geri kalanı cezaevi koşullarında, işkenceyle geçti. 4 Mayıs 1985’te kalp kriziyle yaşama veda etti.