birgün

15° SİSLİ

SAĞLIK 27.08.2020 10:36

Testi negatif çıktı, ardından yaşamını yitirdi: Resmi Covid-19 ölümü sayıldı mı?

Sosyal medyada gündeme gelen bir iddiaya göre yoğun bakımda yatan bir koronavirüs hastası, testi negatif çıktıktan sonra yaşamını yitirdi. Söz konusu olay, defin işlemleri Covid-19 protokolüne göre yapılan bu hastanın resmi Covid-19 ölümü sayılıp sayılmadığını gündeme getirdi.

Testi negatif çıktı, ardından yaşamını yitirdi: Resmi Covid-19 ölümü sayıldı mı?

HABER MERKEZİ

Türkiye’de koronavirüs salgın tablosunun yalnızca PCR testi pozitif çıkan hastaları içermesi, salgının gerçek boyutuna dair soru işaretlerinin sürmesine neden oluyor. Sosyal medyada gündeme gelen bir iddia, bunun son örneği.

DonanımHaber sitesinin forum sayfasında yer alan paylaşım, bir Covid-19 hastasının PCR testinin negatif çıkması ardından yaşamını yitirdiğini öne sürüyor. ‘PearBear’ adlı kullanıcı, yakınının yaşamını yitirmesi ardından Covid-19 cenaze işlemlerinin yapıldığı yere gittiklerini ve burada 1 saat içinde 5 cenaze ile karşılaştıklarını iddia ediyor, “Şimdi nasıl oluyor da sadece İstanbul Sancaktepe de 1 saat içinde 5 covid vakası defin ediliyorken, Türkiye genelindeki günlük ölüm sayısı 15-20 arası lanse ediliyor?” diye soruyor.

1 SAATTE COVİD VAKASI DEFNEDİLİYOR

ekşisözlük ve Twitter’da gündeme gelen iddia şöyle:

“Herkese sağlıklı günler dileyerek yazıya başlıyorum. Şimdiden yazının gidişatını kestiremiyorum fakat biraz uzun olabilir, okuyun ve okutturun lütfen. Bizzat tecrübelerimi içerir.

6 Ağustos 2020 günü kız arkadaşımın babası corona şüphesiyle apar topar ambulans ile hastaneye kaldırıldı. Çekilen ciğer filmi sonucunda buzlu cam görünümü mevcuttu ve hasta İstanbul'da bir hastanede karantinaya alındı. Yapılan test sonucu 9 Ağustos 2020 günü Covid-19 pozitif tanısı kesin olarak koyuldu ve hasta İstanbul Sancaktepe'deki pandemi hastanesine sevk edildi. Hastayla irtibatımız hiçbir şekilde mümkün olmadığı için elimizden geldiği kadarını yapıp e-nabız'dan uygulanan tüm işlemleri, tahlil ve raporları takip ediyorduk. Bu süreçte hastane personeli de bizi her gün arayıp durum hakkında bilgilendiriyordu.

Günden güne durumu kötüye giden ve yoğun bakımda tedavisine devam edilen hastamızın 24 ağustos günü e-nabız da tahlillerini kontrol ederken, ne hikmetse bir kez daha Covid testi yapıldığını ve test sonucunun negatif olduğunu görmem üzere vefat haberini alacağımızı düşünmeye başladım. Nitekim öyle de oldu. Bir-iki saat içinde hastaneden arandık ve negatif Covid sonucunun sisteme girildiği gün vefat haberini aldık.

Bu hastanede Covid yüzünden vefat eden hastaların naaşı Sancaktepe cenaze işlerine gönderilip burada cenaze namazı kılındıktan sonra defin işleminin yapılacağı yere naklediliyor. Ve Covid yüzünden ölen merhumun yanına hiç kimse alınmadığı için naaşı tanıma işlemi fotoğrafı çekilip yakınlarına gösterilmek suretiyle yapılıyor. Biz Sancaktepe cenaze işlerinde geçirdiğimiz yaklaşık 1 saatlik süre içerisinde 5 naaş buraya getirildi ve hepsinin ölüm sebebi Covid idi.

Şimdi nasıl oluyor da sadece İstanbul Sancaktepe de 1 saat içinde 5 covid vakası defin ediliyorken, Türkiye genelindeki günlük ölüm sayısı 15-20 arası lanse ediliyor?

Covid yüzünden vefat eden hastanın pozitiften negatife çevrilmesine dair kanıt:

KIZIL’DAN YORUM: COVİD KAYBI OLARAK KAYDEDİLMELİ

Benzer iddialar üzerine kişisel Twitter hesabından yorum yapan sinir bilim ve genetik uzmanı Doç. Dr. Çağhan Kızıl, benzer durumdaki hastaların Covid-19 kaybı olarak sınıflandırılması gerektiğini söyledi.

Kızıl’ın, konu hakkındaki yorumu şöyle:

COVID testi pozitif çıkan bir kişi tedavi süresinde virüsü vücudundan atıp testini negatife döndürebilir. Ancak hem kullanılan ilaçların etkisi hem de ikincil komplikasyonlar nedeniyle yaşamını kaybedebilir. Bu durumda hasta COVID’e bağlı yaşamını kaybetmiş demektir.

TR’de bu hastaların ölüm nedenlerinin COVID olarak yazılmadığı ve verilere işlenmediği iddiaları uzun süredir dillendiriliyor. Kimse ölümlerin artmasını istemiyor. Ancak olanı bilmek hepimizin hakkı. Bunu saklayarak ne güven sağlanır ne de süreç yönetilebilir.

Bu tarz uygulamaları önlemek için dünyada önceki yıllardaki ortalamanın esas alındığı fazla ölüm sayılarına bakılmaya başlandı. Fazla ölümlerin hepsi COVID bağlantılı olmayabilir ancak yüksek oranda buna bağlı olduğu düşünülüyor.

Örneğin New York’taki fazla ölümlerin dörtte üçü COVID ölümleri. Başka ülkelerde de buna benzer bir orantı var. Türkiye’deki fazla ölümleri bilmemiz gerek. Açıklanan resmi rakamlar doğruysa zaten benzer sayılara ulaşılacak. Korkacak bir durum yok.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız