Google Play Store
App Store

Son yılların en ciddi sokak çatışmalarının gerçekleştiği Newroz mitingleri medyayı milliyetçi popülizme sarılmasına yol...

ONUR KILIÇ

Son yılların en ciddi sokak çatışmalarının gerçekleştiği Newroz mitingleri medyayı milliyetçi popülizme sarılmasına yol açtı. Atışan manşetlerden kan damlarken, ‘şehit hikayelerinde’ kullanılan üslupla okuyucu ablukaya alınmaya çalışıldı. Buna Afganistan’da helikopter kazasında ölen 12 askerin cenaze törenleri ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Salı günkü meclis grubunda açıkladığı ‘terör saldırılarında ölen sivillerin de şehit kabul edilmesi’ haberleri de eşlik etti ve gazeteler adeta savaş bültenlerine dönüştü.

SAYFALAR KAN REVAN

Medyanın İslamcısı, milliyetçisi, ana akımı hep bir ağızdan yatıştırıcı olmak yerine, kışkırtıcı bir tarz tercih etti. Santimetrekareye düşen ‘şehit’ kelimesi zirve yaptı. Kurşunlar için hain, BDP’liler için kahpe sıfatları havada uçuştu, ayrıştıran ve nefret üreten yorumlar büyük puntolarla haberlerin merkezine alındı. Milletvekili Ahmet Türk’ün hastaneye kaldırılmasına ilgisiz kalan gazeteler, annesiyle yaptığı telefon görüşmesi esnasında vurulan özel harekatçı Erkan Onur Can’ın bu konuşması açık şekilde sömürdü.

Bu gazetelerin başında gelen Hürriyet “Ah Anne Vuruldum” manşetini kullanırken, Milliyet ve Posta da ilk sayfasında aynı başlığı kullandı. Milliyet web sitesindeki habere de “Hain kurşun BDP binasından atıldı iddiası!” başlığını koydu.  Vatan gazetesi de aynı olayla ilgili olarak “Vuruldum Anne” manşetini attı.

Sabah “Hatice Ana Artık Şehit”, Star “Hatice Analara Şehitlik Rütbesi”, Yeni Şafak “Mizgin de Artık Şehit” manşetleriyle Erdoğan’ın açıkladığı şehitlik düzenlemesini öne çıkardı ve yandaşlığına halel getirmedi.

Bugün gazetesi, “Polis şehit eden kurşun BDP’den” manşetini attı ve henüz iddia boyutunda olan bilgilerle haberi makyajladı. Haber metninde kullanılan ifadelerden bazıları, “Şehit polisin düğün için salon bile kiraladığı öğrenildi.”, “Teröristler mağarada kıstırıldı” oldu. Zaman “Nevruz kutlamaları teröre bahane yapıldı” manşetini taş atan gösterici görselleri ile, Akit “Polis öldüren kurşun BDP binasından” sürmanşetiyle üniformanın kendilerine de ne kadar yakıştığını gösterme telaşına düştüler.

ELLERİNE BİR DE SİLAH VERİN

Elbette bu üslupla yetinmeyen gazeteler de vardı. Savaş motivasyonu en güçlü gazeteler olan Güneş, Takvim ve Sözcü bu alanda başı çekti. Kocaeli’nde düzenlenen basın açıklamasına katılan milletvekili Sabahat Tuncel’e, eyleme katılan gençlerden birisinin annesinin vurmaya çalışmasını Takvim “Eline Sağlık” manşetiyle selamladı. Haberde kullanılan, “Kandırılan kızını örgütün elinden kurtaran anne Mülki Ç. Tokadı vurup hızla uzaklaştı. BDP’li Sabahat Tuncel ise yüzünü ovuşturarak acısını dindirmeye çalıştı.” ifadeleri ise gazetenin düzeyini gösterdi. Aynı konuyu işleyen Sözcü de “Etme Bulma Dünyası-Polise atılan tokadın intikamını Kürt anne aldı” manşeti attı. Gazete resim altı yazısında “Azgın kalabalığın ortasına dalıp, kızını çekip aldı. O sırada önünü kesen Tuncel’e de haddini bildirdi.” sözleriyle yaşanan olayı manipüle etmekle kalmadı, nefret kustu. 5 özel harekatçının ölümü için Sözcü’nün kullandığı sürmanşet de “Kahpeler Kudurdu” oldu. Aynı yolun yolcusu olan Güneş gazetesi, maskeli ve tüfekli bir özel harekatçı resminin üstüne “Cudi’de 5 Rambo Şehit” manşetini çıkardı.

MUTLU'DAN BDP'Yİ KAPATIN ÇAĞRISI

Öte yandan, milliyetçi rüzgarı arkasına alan Mustafa Mutlu, Vatan’daki köşesinde “BDP neden kapatılmıyor” diye sordu. Daha önce kapatılan partileri örnek gösteren Mutlu, savcıya çıkış noktasını da gösteren mini bir iddianame hazırladı ve şöyle dedi:

“Dün BDP’lilerin yüz buldukları bütün kentlerde kan ve kin edebiyatı yaptığı saatlerde... Cudi’de 5 polisimiz daha terörist kurşunuyla öldü.

Sorum; siyasi partileri kapatmak için dava açma yetkisine sahip olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’na: BDP, önceki yıllarda “bölücülük” yaptıkları gerekçesiyle kapatılan TEP, TBKP, SP, HEP, ÖZDEP, STP, DEP, SBP, DDP, EP, DKP ve HADEP ve DTP’ye göre “daha mı az” bölücü?

Değilse... Anayasal yetkinizi kullanmak için ne bekliyorsunuz?”