birgün

9° KAPALI

YAŞAM 25.10.2015 07:46

Tık tık tık

“Daha önce de, yani, yazıp duruyorsun birader, masal tekerlemesi sanki!” derseniz, ben de alaysılığınızı duymazlıktan gelip derim ki : “Dönüp dolaşıp geldiğimiz nokta ‘aynı’...” Bu yıl da, o uyduruk gerekçelere kargalar bile gülerken, aldırmaz ve umursamaz yineliyor Kültür ve Turizm Bakanlığı: “İlgili yönetmeliğin 9. maddesinde değerlendirme ölçütleri ile bütçe olanaklarını da göz önünde bulundurarak, projenize yardım yapılmamasına karar verilmiştir...”

AKP siyasal erki “muhalif”, “Gezi’yi destekleyen” yaklaşımıyla, sayısı 15’i geçen özel tiyatroya, üç dönemdir ceza kesmeyi sürdürüyor. Biz tam kadro gümbürdeyip dursak da, olaya esas sahip çıkması gereken örgütlenmelerin gıkı çıkmıyor!.. Efendim? Duymadınız mı? Aramızda kalın bir duvar mı var yoksa? Bağırıyorum: “Gıkınız çıkmıyor!”

2015-16 döneminde destek verdiklerini açıkladıkları 92 özel tiyatrodan içlerinde tanıdıklarım var ki toplamı 15 kadar. Geriye kalıyor 77 özel tiyatro. Kaçı “yeni” ya da “az yeni”, kaçı “yandaş”, kaçı ne-neler oynamışlar? Belki de güzel şeyler yapmış etmişlerdir de, ya dışarda kalanlar? Hem yılların tiyatroları olarak hem de nitel yapılarıyla önemli ürünler sunmuş AST, Ankara Ekin, Bizim Tiyatro(biz), BGST, Dostlar Tiyatrosu(Genco), Ortaoyuncular(Ferhan) gibi, bizler, bu sayısı 15’i geçenler? Ay, projelerimiz dandik de diğerlerininki mi yetkin-yeterli yalnızca, ey Kültür Bakanlığı!? Bu kez kargaya kondurmayacağım, o ne yapar bilmem ama ben kıçımın kenarıyla gülüyorum falan filan feşmekân 9. maddeye. Bildiğimizi açıklayalım özetle: “Verilen yargı ‘siyasi’, sanat manat, tiyatro hikâye...”

Oyuncular Sendikası, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın ‘Fareli Köyün Kavalcısı’ oyununda ayakkabı kutusu göndermesi yaptığı gerekçesiyle kurumdan attığı Özgürefe Özyeşilpınar’ı, yargı kararına karşın işe geri alımını gerçekleştirmediğini” açıklıyor ve “Haksız yere işten çıkarmanın en büyük nedeninin, sanat emekçilerinin haklarını sömüren ‘taşeron işçiliği’ olduğunu” vurguluyor. “Oyuncu lehine sonuçlanan kesinleşmiş Yargıtay kararına karşın, Özyeşilpınar’ın işe iadesinin yapılmadığı” dile getiriliyor. Toplantıda konuşan Özgürefe şöyle söylüyor: “Aşkla yaptığımız işimizden, kutsal saydığımız sahnemizden, dostumuz-arkadaşımız ve seyircimizden uzaklaştırabilirsiniz bizi, bir süre de olsa! Borç batağında debeletip açlıkla da sınayabilirsiniz elbet! Lakin asla sıfırlayamazsınız!..”

Kimi durumlar böyle iken; ah tabii seçimler yaklaşır iken, hep ve hep daha önemli sorunlar var iken, develer tellal pireler berber iken, sen “Yaaa, şimdi bunların sırası mı?” diye fırçalar atar iken, ben de “Bak nasıl bildin: Sırası!” der iken, “bizler için bu tür dertler var yaşamımızda, kültür-sanat gibi” martavalsız deyişlerimize karşılık “E, olabilir tabii” diyorsan, nerelerdesiniz; eşitlikten, haktan, adaletten, arada bir de sanattan dem vuran sizler? Kapınızı çalıyorum: Tık tık tık... Yanıt verin!.. Efendim?.. “Valla tık yok!” der iken, o ne, içeriden zar zor duyulan bir ses geliyor kulağıma: “Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken...”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız