birgün

8° PARÇALI AZ BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 05.05.2020 07:40

Tiyatrocular kalıcı çözümler istiyor: Bizleri yalnız bırakmayın

Salgın nedeniyle zor günlerden geçen özel tiyatrolar için başlatılan ‘Tiyatromuz Yaşasın’ kampanyası 20 bin imzaya ulaştı. İmzacılardan Genco Erkal, “Birçoğumuz evine ekmek götüremeyecek durumda. Bu sektöre can vermek için böyle bir kampanya başlatmak gerekiyordu” dedi. Füsun Demirel ise bu bildiri yoluyla görülmek, fark edilmek ve sahiplenilmek istediklerini ifade ediyor

Tiyatrocular kalıcı çözümler istiyor: Bizleri yalnız bırakmayın

IŞIL ÇALIŞKAN

Özel tiyatrolar pandemi sürecinde en çok yara alan alanlardan biri. Yaklaşık iki aydır kapalı olan tiyatroların taleplerine hükümet yetkilileri tarafından henüz yanıt verilmedi. Bunun üzerine salgın sebebiyle kapanan, ne zaman açılacağı da belli olmayan tiyatrolar ve işsiz kalan tiyatrocular ‘Tiyatromuz Yaşasın’ isimli geniş katılımlı bir kampanya ile harekete geçti. 81 ilden 2000 tiyatro çalışanı, yalnız bırakılan, problemleri çözümsüz kalan tiyatrolar ve tiyatro emekçileri taleplerini bildiren bir imza metni hazırladı. Talep metni Haluk Bilginer, Ferhan Şensoy, Sumru Yavrucuk, Genco Erkal, Zuhal Olcay, Yurdaer Okur, Levent Üzümcü, Şevket Çoruh, Orhan Aydın gibi sanatçıların; Ankara Sanat Tiyatrosu, Amed Şehir Tiyatrosu, Moda Sahnesi, Kumbaracı 50 gibi tiyatroların; tiyatro sanatının her alanında faaliyet gösteren sanatçıların ve meslek uzmanlarının imzalarıyla, bir haftalık çalışma sonucunda ortaya çıktı.

Tiyatroların ortaklaşa bir iradeyle oluşturduğu bu metnin tiyatro seyircisinden de yoğun destek görmesi bekleniyor. ‘Tiyatromuz Yaşasın Kolektifi’, Türkiye’deki tiyatro salonlarının tasfiye olmaması ve tiyatro emekçilerinin asgari ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak tüm iletişim kanallarını kullanıp ilgili kurumları bilgilendirerek ilerliyor ve salon kiraları, vergiler, personel maaşları gibi sorunlara çözüm bekliyor.

Kampanya için Genco Erkal, Füsun Demirel, Gizem Duman Şeşen, Kemal Aydoğan, Hakan Güven, Yavuz Akkuzu ile konuştuk. Tiyatrocuların çağrılarına kulak verelim.

BİRÇOĞUMUZ EVE EKMEK GÖTÜREMEYECEK DURUMDA

►Genco Erkal-Dostlar Tiyatrosu: Pek çok alanda olduğu gibi tiyatro da salgından dolayı felç oldu. Birçok şey yakında daha normal bir gidişe dönebilir ama tiyatronun uzun bir süre işlerlik kazanamayacağını düşünüyorum. tiyatrocular-kalici-cozumler-istiyor-bizleri-yalniz-birakmayin-726866-1.Aklı başında kimse kapalı yerlerde burun buruna birlikte olmak istemeyecek dolayısıyla uzun bir süreliğine konser, sinema, tiyatro gibi faaliyetlerin durduğunu göreceğiz. Yapılacak bir şey yok tabii, sağlık her şeyden önemli. Burada pek çok arkadaşımız işsiz kaldı ve ekonomik sorunlarla boğuşuyorlar. Bu sektöre can vermek için böyle bir kampanya başlatmak gerekiyordu. Birçoğumuz evine ekmek götüremeyecek durumda. Bu yüzden farkındalığı geliştirmek için böyle bir çağrı yapmayı düşündük.

KDV’lerin indirilmesi, vergilerin belli bir süre için affedilmesi ya da ertelenmesi devletin yapabileceği en büyük destek olur. Biz gönüllü olarak insanlardan da destek bekliyoruz. Dünyanın her yerinde seyirciye yapılan çağrı var: “Bizleri yalnız bırakmayın. Bizlerin ve kurumların yaşaması için sizin desteğinize ihtiyacımız var. Küçük de büyük de olsa parasal olarak sizlerin desteğine ihtiyacımız var.” Aynı çağrı bizim seyircimiz için de geçerli olabilir.

KÜLTÜR BAKANLIĞI’NIN YÜZÜNÜ BİZE DÖNMESİ GEREKİYOR

►Füsun Demirel-Tiyatro 11: Bu bildiriyi imzaladım çünkü görülmek, fark edilmek, sahiplenilmek istiyoruz. En hızlı şekilde sektör emekçilerini kapsayan düzenli bir ödeme yapılmalı. SGK’litiyatrocular-kalici-cozumler-istiyor-bizleri-yalniz-birakmayin-726867-1. olsun olmasın… 1000 TL vereceğiz dediler ama şartları var. Çok tiyatrocu yararlanamayacaktır bundan. Özellikle yerel yönetimler oyunlarımızı alarak ya da almış oldukları oyunların ödemesini bu süreçte yaparak ekipleri rahatlatabilirler. Salon sahiplerinden vergi ve kiralar konusunda destek sağlayabilirler. Hepimiz vergilerimizi veriyoruz hâlâ… Biz bağımsız tiyatro yapanlar pandemi sürecinde işimizi kaybettik ve Kültür Bakanlığı’nın artık yüzünü bize dönmesi gerekiyor.

MEVCUDİYETİMİZİN TANINMASINI TALEP EDİYORUZ

►Kemal Aydoğan-Moda Sahnesi: Pandemiyle birlikte özel tiyatrolar güvencesiz çalışma koşulları hakkında ilk kez bu kadar güçlü bir deneyim tiyatrocular-kalici-cozumler-istiyor-bizleri-yalniz-birakmayin-726868-1.yaşıyorlar. Öyle anlaşılıyor ki bu epey uzun sürecek. Şimdiye dek devletin gözünde herhangi bir ‘şirket’ten farkı yoktu özel tiyatroların. Özel tiyatroları ticarethane gibi algılıyordu devlet. Şimdi bu kılığın bir tiyatro için uygun olmadığını anladı tiyatrocular. Tabii ki tiyatro aracılığıyla ticaret yapanlar var. Dünyanın başka ülkelerinde de bu durum mevcut. Ancak tüm tiyatroları bu formun içine sokmak hatalı bir tasnif yolu. Bunlara görüşlerden hareketle diyebilirim ki özel tiyatrolar kamusal bir varlık olduklarını idrak ediyorlar. Kamunun başka bir kurumu Devlet ve Şehir Tiyatroları gibi değerlendirilmek, kamunun maddi kaynaklarından yararlanmak istiyor özel tiyatrolar. Zaten kamusal alandaydık, bunun görülmesini ve bu mevcudiyetimizin tanınmasını talep ediyoruz. 20 TL’ye bilet satan ve batmayan, krize rağmen yaşamını sürdüren Devlet ve Şehir Tiyatroları gibi ekonomik tehdit olmadan sanat yaşamını sürdürmek istediğimizi söylemenin imkânlarını sundu bize. O bütçe bizim. Biz de payımızı istiyoruz.

BIRAKIN SANATI, İNSANI ÖNCELEMEYEN BİR SİSTEMDEYİZ

►Hakan Güven-Ankara Sanat Tiyatrosu: Yapılacak bir devlet desteği tiyatronun ömrünün birkaç ay daha uzamasını sağlar. Bir salgın nedeniyle yardım almak sevindirici mi? Yoksa ülkenin en köklü tiyatrolarının (Ankara tiyatrocular-kalici-cozumler-istiyor-bizleri-yalniz-birakmayin-726869-1.Sanat Tiyatrosu- Dostlar Tiyatrosu- Ortaoyuncular gibi) hakları olan devlet yardımını yıllardır alamaması mı üzücü? Böyle bir yardıma sevinmeli miyiz, bilmiyorum? Bırakın sanatı, insanı öncelemeyen bir sistemin içinde yaşıyoruz. Dünyanın gündemine virüs oturmuşken dilimize yerleşen ‘sürü bağışıklığı’ tanımı, tiyatrolarda da geçerli herhalde: Zayıflar ölsün! Ancak güçlü olabilmek için dayanışmayı yükseltecek bu kampanyaya destek vermek çok önemli.

GEÇİCİ DEĞİL KALICI ÇÖZÜMLER İSTİYORUZ

►Gizem Duman Şeşen-Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu: 2 bin imzayla yola çıktık. Sayımız her geçen saat artıyor. 81 ile ulaştık. Çünkü tiyatro İstanbul'dan ibaret değil. Yolumuz uzun ama tiyatrocular-kalici-cozumler-istiyor-bizleri-yalniz-birakmayin-726870-1.oldukça kalabalığız bunu görmüş oldu herkes. T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sürecimiz yeni başlıyor. Çalışma biçimimize asla uygun olmayan sigortalarımız değişecek, vergilerden muaf olacağız ve de bakanlığımız tiyatro yasasını çıkaracak inanıyoruz. Anlık, yıllık destekler istemiyoruz. Meslek Birliğimizi kurup kamusal tiyatroyu birlikte kurmak istiyoruz. Dayanışmamız oradan nasıl görünüyor bilmiyorum ama biz burada çok mutluyuz.

BELEDİYELER TİYATROCULARI DA GÖRSÜN

►Yavuz Akkuzu-Amed Şehir Tiyatrosu: Sanat olağanüstü şartlarda nefes alınabilen bir alan. Yönetici kesimin bunu bilmesi gerekiyor. Oyuncuların tiyatrocular-kalici-cozumler-istiyor-bizleri-yalniz-birakmayin-726871-1.labaratuvarı sahneler. O alanlar olmasaydı belki toplum psikolojik olarak daha kötü etkilenecekti bu durumlardan. Ekonomik açıdan hastanelere daha çok yatırım yapmaları gerekecekti. Bunu maalesef öngöremiyorlar. 2 aydır tiyatrolar kapalı. Tiyatroların ayakta kalmasını önemsemeleri gerekiyor. Devlet Tiyatroları’nın ve Şehir Tiyatroları’nın ciddi bütçeleri var. Bunlar kendi bütçelerini nasıl kullandılar ben merak ediyorum. 2 aydır pratikte bir şeyle karşılaşmadık. Mesela Şehir Tiyatrosu bir özel tiyatroyla anlaşma sağlayabilir. Muhalif belediyeler “Tiyatrocular için ne yapmalıyız” üzerine yoğunlaşabilir. Devlet ve devlet Tiyatrosu’ndan bir şey beklemiyorum açıkçası.

BİR İMZA AT, SAHNELERİ YAŞAT

‘Tiyatromuz Yaşasın Kolektifi’ için kullanılan web sitesi ve sosyal medya adresleri:
www.tiyatromuzyasasin.com
Instagram
Twitter

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız