birgün

24° AZ BULUTLU

BİRGÜN EGE 27.05.2020 15:19

TMMOB İzmir’den Çeşme Projesi tepkisi: İzmir halkının geleceğini tehlikeye atacak

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Çeşme Projesi hakkında basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “Turizm dışında bir kalkınma stratejisi sunamayan, tarımsal destekleri her geçen yıl azaltan, tarımı ve sanayiyi dışarıya bağımlı kılan yaklaşımların İzmir halkının geleceğini tehlikeye atacağı tartışmasız bir gerçektir” denildi

TMMOB İzmir’den Çeşme Projesi tepkisi: İzmir halkının geleceğini tehlikeye atacak

AYCAN KARADAĞ

Tüm Türkiye’de tepki çeken Çeşme Projesi tartışmaları devam ediyor. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu tarafından, projeyle ilgili İzmir Mimarlık Merkezi’nde bir basın toplantısı gerçekleştirildi.

Basın açıklamasını okuyan İzmir Mimarlar Odası Şube Başkanı İlker Kahraman, “Yarımadanın yaklaşık yüzde 55’ini kapsayan ‘Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’ndeki ormanlık alanları; içinde nadir ve endemik türler barındıran, kendine has yaban hayatı ve habitatlar oluşmuş uluslararası öneme haiz doğal ve bakir, korunması gereken alanlardır. Bu alanlarda turizm vb. amaçlı tesislerin yapılmasına izin verilmesi, bölgenin büyük çapta zarar görmesini kaçınılmaz hale getirecek olup, taraf olduğumuz Biyolojik Çeşitlilik Yasası’na ve anayasaya aykırı bir uygulama olacaktır” diye konuştu.

TÜM MEVZUATA AYKIRIDIR

Alaçatı’da önemli doğa alanı sınırları içinde kalan alanın, hassaslık ve benzersizlik kriterleri ile uluslararası öneme sahip olduğunu ifade eden Kahraman, “Tescil edilen tarihi, arkeolojik ve doğal sitlerin, bütüncül koruma anlayışına aykırı olarak turizm amacına yönelik yapılaşmaya açılması, başta yarımada olmak üzere İzmir’in geleceğini ilgilendiren son derece tehlikeli bir müdahale olup, geri dönülmez sonuçları olabilecek hatalı bir karardır. Parsel bazında tahsis yöntemiyle ihale edileceği belirtilen alanların özel mülkiyetin kullanımına verilmesi ve kamu kullanımından alınması başta anayasa olmak üzere ilgili tüm mevzuata aykırıdır. Kamu kullanımına açık ve devlete ait olan kıyıların ve hatta tapuda kaydı olmayan deniz alanlarının turizm amaçlı bölge ilan edilmesi ve hatta özel kullanıma tahsis edilmesi, başta anayasa olmak üzere mevzuata aykırı olduğu gibi, bu kamusal alanların İzmir halkı tarafından kullanılamaması sonucunu da doğuracaktır. Proje ile ilgili bilgilendirmelerde kıyı alanlarının halkın kullanımına açık olacağı ifade edilmiş olsa da, projenin içeriği ve hitap edeceği ‘üst düzey gelir grubuna’ yönelik bilgilendirmeler değerlendirildiğinde; İzmir halkının buradan yararlanamayacağı açıktır” şeklinde konuştu.

tmmob-izmir-den-cesme-projesi-tepkisi-izmir-halkinin-gelecegini-tehlikeye-atacak-736431-1.

KENT KÜLTÜRÜNÜ YOK EDECEKTİR

Kahraman, son olarak şunları dile getirdi:

“Yarımadanın önemli bir bölümünü yapılaşmaya açacak böyle bir proje, İzmir’i kısa sürede çok büyük bir nüfus yoğunluğu ile karşı karşıya bırakacağı gibi, yarımada tamamen yapılaşma baskısı altında kalacak, yaşanan olağanüstü nüfus artışı kent kimliği ve kent kültürünü yok edecektir. Doğal alanlarda koruma statülerinin değiştirilmesi ya da kaldırılması, toplantılarda açıkça ifade edildiği üzere kişilerin inisiyatifinde yürüyemez. Farklı kurum ve kuruluşların destek ve ortaklaşması ile İzmir ve bölgesinin gelecek öngörüsü için hazırlanmış 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli planların yaklaşımı korunmalıdır. 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, içerdiği tarım alanı, ormanlık alan, hassas koruma alanları, nitelikli koruma alanları, bölge içerisinde yer alan endemik tür bitkiler göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Söz konusu kararda belirtilen alanın planlama, su, tarım alanı, ormanlık alan ve korunması gereken hassas korunma alanları açısından tehlikeli ve geri dönülmez zarar verme, yok etme süreçlerini başlatacağı tehlikesi nedeniyle bilime ve tekniğe aykırı olduğu ve kamu yararı olmadığı kanaatindeyiz. Turizm dışında bir kalkınma stratejisi sunamayan, tarımsal destekleri her geçen yıl azaltan, tarımı ve sanayiyi dışarıya bağımlı kılan yaklaşımların İzmir halkının geleceğini tehlikeye atacağı tartışmasız bir gerçektir.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız